1. YAZARLAR

  2. Mustafa Güden

  3. Fransa’ya Şamarı Kim Vurdu? (1)
Mustafa Güden

Mustafa Güden

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Fransa’ya Şamarı Kim Vurdu? (1)

A+A-

Takvimler 17 Aralık 2010’u gösterirken pazar yerindeki tezgâhı ruhsatsız olduğu gerekçesiyle zabıtanın satış yapmasına izin vermemesi üzerine kendini yakan Tunuslu 26 yaşındaki Muhammed Buazizi’nin bu eylemi Arap Baharının fitilini ateşlemişti. Zabıtanın tavrına tepki amaçlı başlayan protestolar ülke geneline yayıldı. Vücudunun yüzde doksanı yanan Buazizi 4 Ocak 2011’de hayatını kaybetti. Tunus’taki tepkilerin sebebi kısa zamanda değişim gösterip ‘işsizlik, enflasyon, yolsuzluk, ifade özgürlüğü, kötü yaşam şartları’ gibi birçok sorunun protestosuna evrildi. Hükümet güçleriyle göstericiler çatıştı. ‘Yasemin Devrimi’ yaparak iktidara gelen Zeynel Abidin Bin Ali’nin 23 yıllık hükümranlığı, Buazizi’nin ölümünden 10 gün sonra 14 Ocak 2011’de yurt dışına kaçmasıyla sonlandı.

**

Mısır’ın meşhur Tahrir Meydanı 25 Ocak 2011’de adına Arap Baharı denilen esintinin etkileriyle sarsıldı. ‘Öfke Günü’ adı verilen 25 Ocak olaylarıözgürlük sloganları, açlık, işsizlik, yolsuzluk, diktatörlük gibi sorunlarakarşı isyana dönüştü. Polisle göstericiler çatışırken asker ilginç bir çıkış yapıp ‘göstericilerin yanında olduğunu’ deklare etti. Sular durulmayınca Hüsnü Mübarek 1981’de devraldığı yönetimden 11 Şubat 2011’de istifa etti. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ilk turunu Muhammed Mursi kazanınca Haziran 2012’deki ikinci tur öncesinde tekrar düğmeye basıldı. Yüksek Askeri Konsey, Anayasaya Mursi’nin yetkilerini kısıtlayan bazı yeni maddeler ekleyerek, Cumhurbaşkanı’nın subay ve başsavcı atama yetkilerini kaldırdı. Mursi yemin edip göreve başladıktan sonraYüksek Askeri Konsey ülke içerisindeki temizlik, trafik, güvenlik gibi alanlardaki sorunların yüz gün içerisinde düzeltmesi yönünde Cumhurbaşkanına emir vererek tarihe geçti. Anlaşılan baharın seyri Avrupalı oyuncuların beklediği gibi değildi!

Mursi, Yüksek Askeri Konsey Başkanı Tantavi’nin emekli olması kararını açıklayıp1 Aralık 2012’de anayasa referandumuna gidileceğini duyuruncaipler gerildi. İki aşamalı olarak referandumun birinci adımında yüzde 57, ikinci adımında da yüzde 64 ‘evet’ oyu çıkınca, bundan memnun olmayan çevreler tahrir meydanını doldurdu. Oysa Mısır halkı Mursi’yi hem seçmiş, hem de referandum da desteklemişti. Olaylar sistemli bir şekilde büyütüldü ve 1 Temmuz 2013 günü Mısır Ordusu, Mursi’ye olayları sona erdirmek için 48 saat süre tanıdı. Zaman dolduğunda hükümetteki bakanlar, Cumhurbaşkanı Mursi’yi görevden aldıklarını açıkladı. Bunu askerin idareye el koyması izledi.

**

Mısır’dan sıra Libya’ya gelmişti. Bilançosu ağır protestolar dünyayı sarstı fakat 42 yıldır ülkeyi yöneten Albay Muammer Kaddafi yönetimi bırakmamakta kararlıydı. Göstericilerle hükümet güçleri arasında sert mücadeleler yaşanmaya başlayınca Fransa, yaşananlara seyirci kalamayacağını söyledi ve NATO ile birlikte Libya’ya müdahalede bulundu. Ulusal Geçiş Konseyi ve NATO güçleri Kaddafi’yi memleketi Sirte’de yakalayıp linç ederek öldürdü.

**

Bahar virüsü bu defa Suriye’ye uzandı. Beşar Esed yönetimine karşı başlatılan protestolara rejim güçleri sert karşılıklar verdi. Kendi içinde sivil ordular kuran halk 2011’de başlayan isyanda geri adım atmadı. Yüzbinlerce insan hayatını kaybederken milyonlarca Suriyeli başta Türkiye olmak üzere diğer ülkelere sığındı. Avrupa’da II. Dünya Savaşından bu yana en büyük göç dalgasının yaşandığı iç savaşta Avrupa ülkeleri mülteci kabulüne sınırlama koyarak insanları adeta ölüme terk etti. 2014’de kurulan DAEŞ terör örgütü Suriye ile birlikte Irak’ın da baş belası oldu. İngiltere, Amerika ve Rusya başta olmak üzere batılı ülkelerin Suriye üzerindeki kirli planları halen sürüyor. Halkın reform taleplerine kulak tıkayan Esed, batılı ülkelerin kendi toprakları üzerindeki planlarını görmemek için adeta direniyor!

Tarihi bir hatırlayalım; Mondros Antlaşması'nın 7. maddesini bahane eden Fransa 9 Kasım 1918'de İskenderun Körfezi'nden Suriye'ye asker çıkarmış burada varlığını uzun yıllar sürdürmüştü. Yıllardır Suriye’ye karşı platonik aşk besleyen Fransa sonraki dönemde Esed ailesiyle kurduğu ilişkiyle etkin oldu. Tarihte, Avrupa’nın ağababası İngiltere ile işbirliği yapıp Suriye'ye asker çıkaran ve 28 yıl bu topraklarda kalan Fransa son yıllarda terör örgütü PKK ve PYD'ye destek vererek Suriye üzerinde etkinliğini sürdürmeye çalışıyordu.

Yarın devam edeceğiz

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.