1. YAZARLAR

  2. Yılmaz Sandıkçı

  3. Geleceğimiz Evet-Hayır Kavgasına mı Bağlı?
Yılmaz Sandıkçı

Yılmaz Sandıkçı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Geleceğimiz Evet-Hayır Kavgasına mı Bağlı?

A+A-

 

Okumayı sevmeyen insanların, okuduğunu anlamayan insanların dinledikleri kişiler tarafından kandırılması gayet normal bence. Hem de çok kolay.

*

Kitabımız Kur’an-ı Kerim “oku” emri ile başlıyor ama okuyan Müslüman ne kadar az! Üstelik ne okuyacağımızı bile anlamamışız geçen 1400 yıl boyunca. Aynı cahiliye devri Arapları gibi babasından gördüğü ve duyduğu ile yetiniyoruz hâlâ.

*

Kitabımız Kuran-ı Kerim’de, Allah’ın en çok tekrar ettiği emir “düşün”, “aklet”, “aklını kullan”. Ama düşünen ve sorgulayan ne kadar az aramızda. Bilgi girişi olmayan beyin düşünemiyor demek ki. Bilgisiz olduğu halde düşünen beyin de kendi kendini yiyor belki ve sapık fikirler de bu yüzden çıkıyor belli ki.

*

Boş değirmen de un çıkarır ama un zannettiğin şey taşın aşınan tozudur. Un almak isteyen taşın arasına buğday koymalıdır. Arpa ile buğdayın farkını görmeli, çer çöpü ve taşı çakılı ayıklamayı bilmelidir. İnsanlık hali, hatalar da olabilir elbette ama fili tarif eden körlerin durumuna da düşülmemelidir.  

*

Sanki Müslümanlar “oku ve düşün” yerine “dinle ve ezberle” emri almışlar gibi… Ezberlenen şey bilgi değildir, bilgi öğrenilen şeydir. Kur’an’ı Kerim de bir bilgidir, öğrenilmesi ve anlaşılması gereken, hem dünyada hem de ahirette huzuru bulmanın yollarını öğreten.

*

Bunu idrak etmekten aciz kişiler okumadan, öğrenmeden, düşünmeden, birilerinin verdiği gaz ile vatan kurtarmaya soyunmuşlar. Bunu da Evet – Hayır kavgası ile yapacakları zannına kapılmışlar.

*

Yok efendim hayır diyen hainlerin yanında oluyormuş, teröriste destek çıkıyormuş. Vay efendim evet diyen kula kulluk ediyormuş. Hızını alamayanlar ise evet diyenleri cennete, hayır diyenleri cehenneme yolluyormuş.

*

Vay be arkadaş kula kulluk edeni, ihanet edeni anlarız da Allah’ın yüce dinini kendi kavgasına alet edeni, Allah’ın işine karışma densizliği ve hadsizliği yapanı nasıl anlayacağız? Allah ıslah ve iflah etsin. Amin.

*

Okuduğunu anlamıyor. Anlamadığını da anlamıyor. Ne yaptığı yorum konu ile alakalı ne verdiği cevap soru ile. Bari söyledikleri ipe sapa gelse.

*

Avrupa’da kral-kraliçe ile yönetilen ülkeleri örnek göstererek savunma yapmaya çalışan kişi lütfen söyler misin; kral ve kraliçe yönetilen devletlerden kaç tanesinde milletvekilleri listesini kral veya kraliçe belirliyor?

*

Milletvekili sayısının artırılmasına rağmen, bakanların meclis dışından atanmasını iyi bir şey gibi gösteren kişi, lütfen söyler misin; parti başkanlarının seçtiği ve milletin oyladığı milletvekilleri dururken seçilemeyen bir adama bakanlık sorumluluğu niçin verilir? Hangi kriter ile verilir? Millet tarafından seçilmeyen bir adam kime karşı sorumludur? Bu durum milletin iradesini ifade eder mi? Neymiş, bakanlık yapan kişi oy kaygısı duymayacakmış? Duysun hemşerim! Duysun, bu millete karşı yanlış yaptığı zaman bir daha seçilemeyeceği kaygısını duysun.

*

Yani mesele başkanlık meselesi değildir. Mesele bir şahıs meselesi hiç değildir. Mesele bir sistem meselesi olarak görülmelidir ve yandaşlık duygusu ile değil vatanın, milletin bir üst aşamada ümmetin gelecek kaygısı olarak değerlendirilmelidir.

*

Bugün bize çok güzel ve çok uygun görülen şeylerin yarın ayağımıza dolaşma riskinin görülmesi gerekir… İki tarafın kavgasında kazanan hep üçüncü taraf olur. Unutmayın. Önümüzdeki hafta Hindistan’da olacağım, görüşmek üzere inşallah. Selametle.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.