1. YAZARLAR

  2. Muhammet Öğüt

  3. Gözümüz AY'dın
Muhammet Öğüt

Muhammet Öğüt

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Gözümüz AY'dın

A+A-

ATİKER Konyaspor sezonun son maçında İstanbul deplasmanında Fenerbahçe ile karşı karşıya geldi. 
Lig de ki ezeli düşme potasından kurtulan Konyaspor onun rahatlığıyla sahada oynarken Fenerbahçe'nin şampiyonluk uğruna bir umudu vardı.
Gözler kulaklar aynı saat oynanan Göztepe-Galatasaray müsabakasındaydı.
Öyle de olunca illa ki maçın hırslı ve heyecanlı geçeceği belliydi.
Konyaspor'da sarı kart cezalısı Serkan Kırıntılı maçta görev alamazken kalemizi Patrik Carlgren üstlendi.
Maçın başlangıç düdüğü ile beraber sahaya konulan mücadele göz kamaştırıyordu.
Konyaspor maçın daha ilk dakikalarından baskın oyunu ve mücadeleci tavırlarıyla tehlikeli ataklar bulmayı başardı. 
Fenerbahçe'ye baktığımızda ilk zamanlar biraz şaşkınlık ve telaş vardı.
Bana göre Konyaspor'da böylesine istekli ve hırslı bir futbol beklemiyorlardı.
Her iki takımında kalelerine hızlı gidip gelen ataklar karşılıklı olarak harcamalarla geçse de, Fenerbahçe ikiye iki denebilecek bir pozisyonda golü buldu. 
Selim Ay'ın Fernandao'yu arkaya salması, kalemizde bir gol görmemize sebep oldu. 
Golü yedikten fazla geçmeden sağ köşe gönderine yakın bölgeden, ceza sahasına açılan orta Selim'in ters kafa vuruşuyla kalemizde ikinci golü görmemize neden oldu.
Gelen golden sonra ikinci yarı başlangıcına kadar fazla rekabet olmazken ikinci yarı başladı.
Skor olarak geri de olan Konyaspor ekibi için maçın resmi olarak hiç bir önemi olmasa da mücadeleci tavırlarıyla dikkat çektiler. 
Birçok gol pozisyonundan elleri boş dönse de asla pes etmediler.
Skorun vermiş olduğu rahatlıktan olacak ki maçın ikinci devresi fazla hırsını sahaya dökmeyen bir Fenerbahçe vardı. 
Geldiği ataklarda iddiası olmasa da gelmedi demesinler tarzında sadece arada ceza sahasını yokladılar. 
Maçın bitimine 25 dakika kala Selim Ay yine ortaya çıktı ve oyuncuyu formasından asılarak yere devirdi. 
Hakem penaltı noktasını gösterirken skorun çoktan 3-0 olduğunu hesaplamıştım bile...
Gelen golden sonra Konyaspor fişleri çeker diye düşünürken, oyuncuların yüzlerinde ki hırsı ve gözlerinde ki isteği gördüm.
Fofana sezon başından beri kalitesini ortaya koyan bir futbolcu olsada sevilmeyen tek huyu bencil oynamasıydı.
Bu maçta daha ilk dakikadan itibaren oyuna asılırken, Fenerbahçe'nin üçüncü gölüne karşılık muhteşem klasına yakışır bir gol attı.
Fofana'nın golünün hemen ardından Jahoviç'de aklını kullanarak zekice topla buluşmasından sonra filelerle buluşan top Konyaspor'a umut ışığı oldu.
Fenerbahçe o dakikadan itibaren neye uğradığını şaşırırken, maçın daha ilk başından itibaren bekledikleri Konyaspor böyle değildi.
Maçın kalan süresinde her iki kesimde gol bulamazken Konyaspor deplasmanda Fenerbahçe'ye 3-2 kaybetti.
Konyaspor için sezon boyunca getirilen yanlış teknik direktörlerin yapmış olduğu hataların suçunu günahını ödedik.
Sahaya yansıtılan oyun takdir kazanırken böyle bir takımın haftalardır ligden düşmemek için hesaplar yapabileceğini aklım almıyor. 
Bir takım sahaya 11 kişilik oyuncular ile çıkar, her birinin görevi farklı olup birbirlerine destek verirler.
Ne olursa olsun kopmaz, zorlukları birlikte sırtlarlar.
O yüzden yapılan hatalar bir kişiye kesinlikle yıkılmaz ki zaten bana bile ters geliyor.
Bu yazımda birçok pozisyonun sorumlusu olarak Selim Ay'ı kaleme alsam da, kesinlikle günah keçisi ilan etmiyorum.
Daha önce ki haftalarda takıma yapmış olduğu katkı ve hizmetler kimse tarafından görmezden gelinemez. 
Kırıntılı'nın yokluğunda gerçekten filemizi korumak adına güzel pozisyonlara giren Patrik'i de tebrik ediyorum. 
Biraz daha çalışma ve özenle beraber Konyaspor'un A kalecisi olmak onun elinde...
Acısıyla tatlısıyla sezonu bitirdik bundan sonra yeni sezona doğru kişi ve kişiliklerle hazırlanmamız gerekiyor.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.