1. YAZARLAR

  2. Yılmaz Sandıkçı

  3. Gurbetçinin Gücü
Yılmaz Sandıkçı

Yılmaz Sandıkçı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Gurbetçinin Gücü

A+A-

Bu hafta Fransız bir firmanın Ankara’da kurduğu fabrikaya konuk olduk. Gerek insan sağlığına ve çevreye saygılı fabrika binası, gerek kurulan makinelerin teknolojisi oldukça etkileyiciydi. Makinelerin çoğunu kendileri tasarlamış, Airbus uçak fabrikasından emekli mühendis dâhil 7 kişilik bir AR-GE ekibi ile çalışıyor. Yatırım tutarı ise 14 milyon Euro. 
Ama asıl etkilendiğimiz konu, bu Fransız firmanın sahibi bir gurbetçimiz. İş bulmak, çalışmak, üç kuruş para kazanmak için vatanını bırakıp gitmek zorunda kalan bir Anadolu çocuğu, birikimini vatanına iş imkânı olarak getiren uluslararası bir işadamına dönüşmüş, Mehmet Meriç Bey. İlk aşamada 200 kişiye ekmek kapısı olacak bu yatırım zamanla 1000 kişiye istihdam sağlayacak. Bölge ülkelerine ihracat yaparak döviz kazandıracak ülkemize.
Mehmet Bey ile sohbet ettikçe, çok iyi bildiğimi düşündüğüm vatan ve millet sevgisini tekrar öğrendiğimi hissettim. Yerelde Türkiye’mizin, globalde ise fakirlik edebiyatı altında bir İslam yaşamaya zorlanan “geri kalmış-bırakılmış” Müslümanların ancak böyle insanlar sayesinde kalkınabileceğini ve böyle insanlara ne kadar çok ihtiyacımız olduğunu bir daha anladım.
***
Bizi yönetenler de bunun farkında elbette. Peşinde olduğumuz, ülkemize çekmek için kırk takla attığımız yabancı sermaye yatırımları bu yılın ilk yarısında yüzde 43.8 düşerek ekonomi yönetime bir mesaj verdi sanki. En ufak krizlerde kaçmaya meyilli olan ve reel ekonomiye etkili bir katkısı olmayan, kırk naz ile gelen yabancı sermaye yanında kendi insanımızın birikimleri ile vatana dönüşünü destekleyecek tedbirleri daha güçlü uygulamasını bekliyoruz hükümetten. Bu vesile ile 1992 yılında Dış Ticaret Müsteşar Yardımcımızın anlattığı bir bilgiyi paylaşmak istiyorum. “Birkaç yıl önce ABD senatosunun emri ile CIA Dünyanın En Girişimci Milleti Kimdir araştırması yaptırıyor. Türkiye’nin 1inci olduğunu gören araştırmacı şirket bir yerde hata yaptık, bu sonuçla paramızı alamayız, araştırmayı gözden geçirmeliyiz diyerek ek süre istiyor. Ama sonuç değişmiyor”. O zamanlar zirvede olan Japonların 1. çıkması bekleniyor ama onlar 7. olabiliyor ancak. Türkiye ise kendisinden bir beklenti olmadığı halde birinci oluyor. Durumu analiz eden uzmanlar, bir hata olmadığını, kriterlere göre Türklerin birinci çıkmasının normal olduğunu kabul edip, raporu teslim ediyorlar. Elbette bu rapor dünya kamuoyuna sunulmadı. Türkiye reklamı yapmasını bekleyecek değiliz ABD’den.
***
Araştırmayı yapan uzmanlar işin püf noktasını şuraya bağlıyor; Japon, Alman, Amerikan, Fransız, İngiliz işadamlarının dünyanın her noktasında yatırımlar yapması, büyük projeler gerçekleştirmesi, başarılı olması çok normal. Zira hepsinin arkasında devletinin gücü, uzun vadeli finansal imkânlar, risk sigortaları, özel sektör gibi çalışan ticaret ataşelikleri vs. vs. çok destekler var. Normal olmayan, “elinde çantası ve cebinde pasaportu dışında hiçbir şeyi olmadan dünya pazarlarında başarılı olan Türk işadamları”. Diğerlerinde olduğu gibi arkalarında o kadar destek olsa kim bilir daha neler yapabilirler. Günümüzde durum biraz daha iyi olabilir, ama yeterli değil çünkü hala yabacı sermayeye duyulan ihtiyaç ekonomimizi, bütçemizi, refahımızı ve tabiî ki kalkınmamızı baskı altında tutuyor. Hal böyle olunca bizim olana sahip çıkmalı ve daha fazla saygı duymalıyız, çünkü onlar birikimlerini vatana aktarırken para kazanma sevgisi ile değil vatan sevgisi ile düşünüyorlar.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.