1. YAZARLAR

  2. Muhammet Öğüt

  3. Gururumuzsunuz Ampute
Muhammet Öğüt

Muhammet Öğüt

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Gururumuzsunuz Ampute

A+A-

Ampute Milli takımımız; Avrupa Ampute Futbol Şampiyonası'nda Polonya'yı 2-0 mağlup ederek, finale yükseldi. Turnuvanın ilk gününden beri ellerinde ki değnekleri hiç bir zaman bırakmayan (pes etmeyen) yorulmak nedir bilmeden, vücutlarının son damla terine kadar çabaladılar.
Ampute Milli Takım finalde İngiltere ile karşılaşacağı maçı Vodafone Park stadyumunda oynamak istedi.
TFF Ampute'ye bu kadar destek vermemesine rağmen herkesi şaşırtarak, Ampute A Milli takımımızdaki oyuncuları kırmadı ve isteklerini yerine getirdi.
Buna benim gibi sizce şaşıracak olacaksınız ki, bir de üstüne üstlük maç biletlerini ücretsiz yaptı.
Belki de senelerdir ilk defa bu kadar doğru bir yatırım ve karar alan TFF'nin bu müsabakayı izlemesi onlar için iyi olur.
Yatırımın nerelere, kimlere ve hak edene yapılması gerekirken, gidişat sadece Türkiye A Milli takımına gidiyor.
Oysaki senelerdir elde var sıfır...
Başarı elde etmeyi geçtim, sahadaki oyuncularda ruh (karakter) yok.
Yazık o şanlı armayı üzerine giydiren, seni o sahaya çıkaran ve destek olan herkese YAZIKLAR OLSUN!
En başta ruhsuz Milli takım oyuncuları, TFF ve Türk futbolunu mahveden, çember sadece kendi etrafında dönüyormuş zanneden herkesin izlemesi gerekiyor. Ben zaten inanıyorum ki stadyum kapalı gişe olacak. Sadece İstanbul'dan değil, yakın çevredeki İllerden de destek olacağına güveniyorum.
Ruhunu kaybedenlere rağmen biz asla ruhumuzu, şerefimizi kaybetmedik. Nerede ne yapmamız gerektiğini biliyoruz.

Ampute Milli takımının fazla dinlenmeye zamanı olmazken final düdüğünün çalması ile birlikte milliyetçilik ruhunu gösterdi. Her atakta kendini gösteren, sürekli kısa ama seri paslaşmalar yapan bir Milli takım vardı. Stadyumda ki taraftar desteğini (örneğini) anlatmaya gerek olmayacak ki gerçekten helal olsun... 7'sinden 70'şine, erkeğinden kadınına, yaşlısından gencine herkes Ampute Milli takımımıza destek vermek için tribündeki yerini almış. Her takımın formalarını tribünlerde görürken, rakip takım taraftarı olan kişiler bile omuz omuzaydı. ''Dostluğun, kardeşliğin ve en önemlisi ay ve yıldızın konuştuğu bu müsabakada uzun süredir böylesine gurur duymamıştım."
Ampute Milli takım oyuncularının hayalide tam olarak böyle bir atmosfer içinde oynayabilmekti. İngiltereli oyuncularda bu sahneyi görünce şaşırmış olacak ki maç boyunca millilerin karşısında tir-tir titrediler. Senelerdir böylece heyecanlı ve ay yıldızlı formanın hakkını vermek için çabalayan, maçı kazanmak için varını yoğunu veren insanlar görmemiştim. 
Birileri primlerimiz yatmadı diye laga luga yapabiliyorken, bu tarafta gram beklentisi olmadan, çıkar gözetmeden tek amaçlarının şerefli bayrağımız ay ve yıldızı en iyi yerlerde dalgalandırmak isteyen Milliler var.
Ellerindeki koltuk değnekler ile hiç durmadan pres ve sahanın her köşesinde mücadele verdiler. İlk yarının son dakikasında oyuna sonradan giren; Ömer Güleryüz'ün vuruşunda Ampute Milli takımımız İngiltere karşısında 1-0 öne geçti. O dakikalarda tribünler, oyuncular sevinçten çılgına döndü.
İkinci yarı bitimine 1 dakika kalmıştı ki Westbroog'un golünde İngiltere durumu 1-1 beraberliğe getirdi.
Tribünler "siz bizim gururumuzsunuz'' sloganları ile Ampute Milli takımımıza destek verirlerken, hakem oyunu 4 dakika uzattı. Herkes maçın uzatmalara gideceğinden bahsederken, büyük kaptan Osman Çakmak'ın muhteşem vuruşunda meşin yuvarlak fileler ile buluştu…

 


O andan itibaren duygusallığın üst seviyede, milliyetçiliğin doruklarda olduğu zamandı, taraftarlar ortalığı öyle bir inlettiler ki abartmadan söylüyorum ilk defa böyle bir destek gördüm. Kaptan olmak böyle bir şey işte; şampiyonluğa oynuyorsun ve top senin ayaklarında büyük ihtimal son atak hakem ardından düdüğü çalacak ve maçı uzatmalara götürecek. Nefeslerin tutulduğu o an vuruşunda sadece golü değil, şampiyonluğu da getiriyorsun. İşte büyük kaptan diye ben buna derim. Hakemin son düdüğünden sonra Ampute Milli takımımız Avrupa Şampiyonu oldu.
Takımımız taraftarımıza koşarak sevincini yaşarken, göz yaşlarımıza hakim olamadık. Eminim ki maçı izleyen insanlardan birçoğu ampute futbolu ilk defa izlemelerine rağmen böylecesine eğlenip, gurur duydular. 
Stadyumda öyle bir atmosfer vardı ki; azmin, çabanın, başarının, istikrarın ve milli ruhun belirtileriydi bunlar.
Millet üstüne düşeni sonuna kadar yaptı.

Herkes mutluluktan ağlarken böyle bir olay yaşamımızda herkesi tepki çekmeye sevk etti. A Milli takımına verilen destekler, oyunculara verilen primler göz önüne alındığı zaman, herkesin bir beklentisi oluyor illaki ama her zaman umutlar fora... Ampute Milli takım oyuncuları ise her an gibi bir şekilde prim vs almıyor. Bir tarafta milli formayı taşıyıp çabalamayan, skor ne olursa olsun kendi gırgırına şamatasına bakan saygısız insanlar varken, diğer tarafta her birinin bir hayat hikâyesi olan engellilerimizin çabası, azmi ve isteği bizi göz yaşlarına boğuyor. 
Kiminin iki ayağı olur ama Ay-Yıldızı taşıyamaz, ağır gelir. Kiminin ise tek ayağı olur o bayrağı göğsü dimdik taşır. 
Bir engelli olarak onuda geçtim, her insanın bir engelli adayı olması gerçeğini de hatırlatarak, emeği ve desteği olan herkese teşekkür ederim.
Bu başarı onun bunun değil, tüm Türkiye'nindir. Tebrikler Türkiye, tebrikler Ampute Milli takım oyuncularımız...

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.