1. YAZARLAR

  2. Yılmaz Sandıkçı

  3. Haberler ve Medeniyet
Yılmaz Sandıkçı

Yılmaz Sandıkçı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Haberler ve Medeniyet

A+A-

Tüm dünya korona virüs afeti ile mücadele ediyor, insanlık can derdinde. Birileri afetten maddi ve siyasi menfaat sağlama derdinde. Yani fırsattan istifade, kasaplık etme peşinde. Peki, kasapların bıçağını yalayan sığırların, koyunların durumu ne?

*

Son günlerde virüse yakalananların, yaşamını kaybedenlerin trajik haberleri bir yana, haberlerin hayal uçurumları ile gerçeklik tepeleri arasında savruluyor olması salgın hastalıktan daha endişe verici geliyor bana… Aynı haber, bir kanalda uçurumun dibindeki yılan, diğer kanalda tepelerin zirvesindeki doğan! Hayaller ile kandıranlar dost, gerçekleri anlatanlar düşman. Verilen haber değil, sanki propaganda

*

Bir uçta kendi insanımıza maske dağıtamadık, diğer uçta ABD’ye maske bağışladık. Bir uçta, vatandaştan 10 TL bağış istedik, diğer uçta bilmem kaç devlete bağış gönderdik… Kendi ekonomimize verdiğimiz desteğin ne kadarı bağış, ne kadarı kredi? Açık açık anlayamadık… Hani ifrat ve tefritten uzak duracaktık?!

*
Uçurumun dibi karanlık tepelerin zirvesi ayaz. Yok mu bunlar arasında yaşanılası ovalar.

*

Gördükleri, duydukları haberlerin etkisinde kalanlar, sebeplerini bilmedikleri olayların sonuçlarını konuşuyorlar. Aldıkları haberin doğruluğunu sorgulamadan başkalarına nakletmek için birbirleri ile yarışıyorlar, peki bunlar ne tür Müslüman oluyorlar?... Sorgulamıyorlar! İşin aslı nedir, bu tarz konuşmalardan bize yarar çıkar mı? Sormuyorlar! Ama her fırsatta tartışma çıkarıyorlar, kavga çıkarıyorlar. Peki, kime hizmet ediyorlar? Düşünmüyorlar!

*

Bazıları rakamlar ile konuşuyor ve oransal düşünmeyi bilmeyenleri, rasyonel yorum yapamayanları etkiliyorlar… Bir partiyi veya particiliği savunmayı siyaset yapmak sanıyorlar. Siyaset, olaylara takıldığından çok fikirler üzerinde konuşabilmeyi gerektirir. Siyaset, kişilere takılmaktan çok millet için konuşabilmektir. Siyaset, milletin geleceğini yüceltmek için kararlar almayı, projeler yapmayı gerektirir…  Peki, bizimkiler ne yapıyor? Nereye kadar?

*

Siyaset konuştuğunu zannederken, anlaşamayan akrabalar, arkadaşlar küsüyorlar… Sohbet gruplarından ayrılıyorlar. Ayrışıyorlar! Niçin? Çünkü anlatılan ile anlaşılan farklı. Çünkü insanımız, laf yetiştirmek için konuşmaktan sağlıklı iletişim kurma becerisi geliştirmeye zaman bulamamış. Üniversite okumuş, elli yaşına gelmiş, akademisyen bile olmuş ama konuşmak ile iletişim kurmak arasındaki farkı sorgulamamış.

*

Küçük sözcüklerin ne kadar büyük anlamlar taşıdığına kafa yormamış. Söyleyen, söylemiş geçmiş. Dinleyen de duyduğu sözleri anlamaya uğraşmak yerine aklına uyan anlamları yüklemiş geçmiş… Sonuçta geldiğimiz yer iletişimsizlik çukurunda konuşan ama anlaşamayan bir topluluk olmuş.

*

Peki ne yapmalıyız? Ekonomik krizler, iş insanlarına yeni hesaplar geliştirmeyi öğretir, böylesi salgın hastalıklar, afetler de insanları daha önce önem vermedikleri şeyler üzerinde düşündürmeye iter.

*

Örneğin, sağlıklı iletişimden mi medeniyet doğar, yoksa medeniyet mi iletişimi sağlıklı kılar? Düşünelim mi? Selam ve dua ile.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.