1. YAZARLAR

  2. Yılmaz Sandıkçı

  3. Hakkını Helal Et
Yılmaz Sandıkçı

Yılmaz Sandıkçı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Hakkını Helal Et

A+A-

İnsanın dünyaya gelme amacı tartışma konusudur. Ye, iç, yan gel yat, ibadet ve dua et. “Bu dünya yalan, ahiret gerçek, çalışıp da ne yapacaksın? Kefenin cebi yok!” diyenler ile “Bu dünya yalan ise ahiret nasıl gerçek olsun? Her ikisi de gerçek olmalı zira bu dünya ahiretin tarlası, ahiret de bu dünyanın harmanıdır. Tarlada izi olmayanın harmanda yüzü olmaz”, diyenler arasında geçen ama birbirini dinlemeyen taraflar yüzünden uygulamada işe yaramayan bir tartışma.
*
Dinimizde, insanın hayatı gibi, namusu, şerefi, hürriyeti, malı koruma altındadır. Bu sebeple, Kur’an-ı Kerim’de Allah’ın emir ve yasaklarının çoğu kul hakkı ile ilgilidir. Modern hayatta özgürlüklerin sınırını çizen “çizgidir” kul hakkı. Yani “kişinin özgürlükleri, bir başka kişinin özgürlüklerinin başladığı “çizgide” biter derken altı çizilen o çizgi aslında “Kul Hakkı”dır. Sevgili Peygamberimiz (sav) bir kutsi hadisinde Allah’ın, “kulum kul hakkıyla huzuruma gelmesin” uyarısında bulunduğunu haber vermiştir. Bu durumda Kul Hakkı, Allah’ın hakkından önce gelmekte, tövbe ve şefaat ile de affı mümkün olmadığı anlaşılmaktadır. Kim din kardeşine bilerek veya bilmeyerek haksızlık etmişse, maddi veya manevi hakkını yemişse, ölmeden önce hak sahibini bulup, özür dilemeli ve helalleşmelidir.
*
Kul hakkı konusu çok geniş bir alanı kapsıyor. Sınavda kopya çekmekten tutun da sıra beklerken önlerde bir yere kaynak yapmak, trafikte hatalı sollamak, kırmızı ışıkta geçmek, gereksiz yere korna çalarak gürültü yapmak, egzozundan simsiyah duman çıkarmak ve dahi memur atamalarında torpil yapıp kendi adamını öne almak gibi sayısız yöntem ile kul hakkı yemek mümkün olurken, Kul Hakkı yemenin günahından kurtulmanın tek yolu helalleşmektir!
*
Ancak görünen o ki; Müslümanlar biraz soyut duran bu kavramı anlamakta pek istekli değiller. Örneğin yenmesi haram kılınan domuz etinden şeytan görmüş gibi kaçan Müslümanlar kul hakkı yememe konusunda pek bir kaçma, kaçınma durumunda değiller… Bazen elde ettikleri haksız menfaat veya makamı, zeka ve akıllarının hatta kabiliyetlerinin bir eseriymiş gibi övünerek sunma aymazlığındalar… Biraz akılları başlarına gelince de “Hakkını helal et!” diyerek işi çözüverme eğilimindeler. Hafife alıyoruz kul hakkını.
*
Kurban Bayramı öncesi hacca gidenler, geride kalanları ziyaret etti helallik istedi biz de geride kalanlar arasında dinledik bazı hikayeleri… Allah kabul etsin haccını, hakkımız helal olsun! Ama bildiğimiz kadarıyla helal olsun, arkamızdan, haberimiz yokken yaptığın bir haksızlık varsa ona da geçer mi bu helallik? Bilemeyiz. Muhasebeyi mertçe ve açıkça ortaya koyup helalleşmek daha doğru olmaz mı?
*
Aksi halde, “mış” gibi olur helalleşmemiz de geri dönüşün olmadığı yerde tekrar karşılaşırız Allah muhafaza… Samimiyet ve bilinç lazım bilgi ile birlikte tüm Müslümanlara.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.