1. YAZARLAR

  2. Yılmaz Sandıkçı

  3. Halimiz Üzerine Deneme
Yılmaz Sandıkçı

Yılmaz Sandıkçı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Halimiz Üzerine Deneme

A+A-

İnternette bir söz okudum ‘akıl fukara olunca, dil ukala olurmuş’ diye. Beni çok tanıdık bir hayale sürükledi bu söz. Sosyal ve siyasal bilimle uğraşanların çok yakından tanıdığı, ülkelerin kalkınması önündeki en büyük engellerden birisidir bu insan fıtratından gelen doğal maraz. Doğal olduğu için bir maraz olarak tanımlanması zordur ama insanı doğru analiz edip, tanıyarak eğiten ve geliştiren toplumlar bu marazın prangalarından kurtulmaları sayesinde gelişmeyi başarmışlardır. Bu tür marazlarını aşabilenler ise eşref-i mahluk tanımına daha da yaklaşırlar. 

*
Fen dersinde öğrendiğimiz eylemsizlik özelliği gibi bir şeydir bu; hareket halindeki bir maddenin hareketine ek bir kuvvet uygulamazsan madde giderek yavaşlar ve durur. Bu eylemsizlik özelliğini insana şöyle uyarlıyorum ben; insan topraktan geliyor ama beyni sayesinde yükseliyor. Eğer insan beynini beslemezse, gittikçe topraklaşır ve toprağın üstünde sürünen, altında kör kör yaşayan mahlûklara dönüşerek, eşref-i mahlukat olmasını sağlayan eşref sıfatını kaybeder. Bu aşamada yaşadığının bir kısır döngü olduğunu bile anlayamaz aynen atasözünde olduğu gibi ‘semer alınacağında, eşeğin fikri değil, ölçüsü alınır.’
*
Sorunumuz budur; toplumumuzda bilenler susar, onurlu ve edepli bir şekilde keşfedilmeyi bekler ama bilmeyenler bilmedikleri belli olmasın diye konuşur da konuşur ve kendisinden daha cahil olanları etkiler. Cehaletin yerleşik olduğu toplumların cahiller tarafından yönetilmesi de bu yüzden kaçınılmaz hale gelir. Başarılı görünen siyasetçilerin iyi hatiplerden çıkması bu yüzdendir, bunlar aynı zamanda kifayetsiz muhterisler tanımına da uyan kişilerdir.
*
Bir toplumda cahil kesim ne kadar çok olursa, o kadar çok kifayetsiz muhteris yükselir ve ülkeye yönetici olur. Bunlar arasında iyi adamlar da vardır elbette. O iyi adamlar ise ‘Bu kadar kişi arasında işi yapan tek ben varım’ diye düşünmeye başlayınca kendi egosunu kontrol edemez hale gelirler ve ‘Madem iş yapan tek ben varım, o zaman tek adam olmam da ne sakınca var?’ şeklinde fikirlere haklı olarak dalar. Bu haklı(!) düşünce cahil topluma kabul ettirildiği ölçüde tek adamlık da bir hak olur.
*
Halkın bu kifayetsizliği anlamasından korkan tepedekiler, zaman içinde konuşacak sözleri azaldıkça demagojiye sarılmaya başlarlar. Bazen din, bazen ırk ve her iki halde de korku üzerine komplo teorileri, düşman işgali gibi, ‘Ben yoksam sen de yoksun’ gibi senaryolar ile halkı etkilemeye çalışırlar. Aynı zamanda halkı tepki veremez hale getirmek için parayı, medyayı, kendisine destek veren her türlü sermayeyi kullanmaktan çekinmezler.
*
Cahilliği kanıksayıp, sessizleşen, tepki veremez hale gelen halk ‘Biz de bir şeyler yapalım’ diyemez, her şeyi başkasından bekler, tepedekileri kutsallaştırmaya başlar. Yöneticilere itiraz eden ve eleştirenleri gammazlayarak kendisini garantiye aldığını düşünmeye başlar. Toplumun cehaletine bir de ikiyüzlülük eklenmiş olur. Bu aşamada söylenecek tek söz geçmiş olsundur. Artık ülke bir aile, bir sülale veya bir cemaatin kolayca, astığım astıkrasi, kestiğim kestikrasi yöntemi ile yönetilir.
*
Tunus, Mısır, Suriye, Suudi Arabistan, İran gibi daha birçok ülkede, durumu insanlığına yakıştıramayan bazıları ne zaman insani haklarını talep etse, ya hapse ya mezara gideceğini bilir, korkunun esiri olur, bıçak kemiğe dayanınca da iç savaş çıkar, kutuplaşma ve düşmanlık artar.
*
Sonuç; İslam düşmanları kazanır, Müslüman’ın Müslüman’ı öldürmesini keyifle izleyerek kazanırlar hem de. Bu yüzdendir Müslümanların öldürdüğü Müslüman sayısı, kafirlerin şehit ettiği Müslüman sayısının on katıdır denmesi.
*
Tarihi anlayıp bugün için ders almayanların geleceği de olmaz, tarihin tekerrür kısır döngüsünde yok olup giderler. Bizim için henüz geç değil, geçmiş olsun deme aşamasına gelmedik şükür. Birey olarak eşref-i mahluk olma yolunda üzerimize düşeni yaparsak, milletimizin de, ümmetimizin de şerefi artacaktır. Birey olarak kendinizi küçük görmeyin, beyninizi besleyin, kullanın ve yükselin, yükselin.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.