1. YAZARLAR

  2. Yılmaz Sandıkçı

  3. Hangi İslam? Hangi Taraf?
Yılmaz Sandıkçı

Yılmaz Sandıkçı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Hangi İslam? Hangi Taraf?

A+A-

Bitaraf olan bertaraf olur sözü ile bizi her zaman bir tarafı tutmamız gerektiğine inandıranlara bu sözün her zaman geçerli olmadığını hatta ne kadar zararlı ve tehlikeli olduğunu hatırlatmak istiyorum.

*

İki Müslümanın kavgasından taraf olan ancak münafıktır. Yapılması gereken taraf olmak yerine Müslümanlar arasındaki ihtilafı ortadan kaldırmak için çalışmaktır bu da ancak samimi ve tarafsız olarak başarılabilir. Farklı mezheplere bölünmüş olan Müslümanlar, farkların sebebini anlamak ve fitneyi yok etmek için çalışmak yerine taraf olarak yangına körükle gitme aymazlığını göstermiştir, göstermektedir.

*

Mezhep bir din değildir, dinin özüne ve mesajına sadık kalmak kayıt ve şartı ile dinin gerek coğrafi ve gerekse kültürel uygulama biçimleridir. Farklı uygulamalar için kimsenin kimseyi dinsiz, kafir veya cehennemlik ilan etme hakkı yoktur. Kur’an-ı Kerim’i bırakıp rivayetler ve çoğu uyduruk hadisler üzerinden din yaşamaya çalışan insanlar maalesef kitabımızın “Allah’ın ipine sıkıca sarılın ve parçalanmayın” mealindeki emrini anlamak, yaşatmak yerine kendisi gibi olmayan insanlara kin ve düşmanlık beslemektedir.

*

Tarih sürecinde bir kıvılcım olarak ortaya çıkıp, söndürülemeyen orman yangınına dönüşen mezhepler arası husumetler bugün İslam düşmanlarının ekmeğine yağ bal sürmekte Müslümanlar tam da İslam düşmanlarının istediği gibi bir yaşam sürmekte ısrar etmektedirler. Milyonlarca insanı yönlendirebilen, hoca efendi gibi hazret gibi ağız dolusu unvanları kullandığı halde bu sorunu görüp, çözüm üretmesi gereken güç odakları ancak taraftarından topladığı bağışlar ile İslam birliğini geliştirmek yerine tam tersine İslam’ı bölen çabalar içindedir.

*

Yurt dışı seyahatlerimde üzülerek öğrendim ki kitaplardan okuduğum bilgilerden daha keskin bir farklılaşma var İslam coğrafyasında ve herkes kendi inandığına sarılıp diğerini reddediyor. Bunu fırsat bilen ajan, casus misyonerler de “Aradaki çatlakları uçuruma dönüştürmede” hiç zaman kaybetmiyorlar.

*

Aslında faydalı olan cemaatleşme kültürümüzü suiistimal eden ihanet odaklarına karşı bireysel feraset ve sorgulayıcı beyin çok önem kazanmaktadır. Müslüman’ın Müslüman’a propaganda yapması bir şey kazandırmaz İslam’a. Ben daha iyi oruç tutarım, daha çok namaz kılarım gibi İslam’a hizmet ile alakası olmayan boş tartışmalar, bizi asıl görevimiz olan “İslam’ı yaşamak ve diğer insanlara örnek olarak” onları da doğru yola davet etmekten uzaklaştırır ancak.

            *

Fikirde ayaklar altında milliyetçilik ve baş üstünde ümmetçilik olmasına rağmen, uygulamada, son derece çelişkili bir şekilde Türkçe Olimpiyatları düzenleyenler, “İslam’da Birlik”, “Mezhepler Arasında Yanlış Anlamaları ve İhtilafları Yok Etmek” için niçin bir çaba içine girmediler acaba?

*

 

Gelinen noktada Suudi Arabistan ile İran’ı karşı karşıya getiren mezhep çatışması ve gelecekte muhtemel daha kötü çatışmalar başka nasıl önlenebilir?

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.