1. YAZARLAR

  2. Yılmaz Sandıkçı

  3. Hangi İslam?–2
Yılmaz Sandıkçı

Yılmaz Sandıkçı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Hangi İslam?–2

A+A-

Gündem korkunç, Müslüman olarak halkın gönlünde taht kurmuş iki taraf kavga ediyor. Korkunç olan bu değil, korkunç olan, insanımızın bu kavgada taraf olması, takım tutar gibi kavganın bir tarafında yer almak için birbirleriye yarışıyor olmasıdır. 28 Kasım 2013 tarihli yazımızda değindiğim ‘Doğrular mı-Gerçekler mi?’ konusunu hatırlatmak istiyorum. Herkes birbirinin doğrusuna çamur atma peşinde. Kavga İslam gerçeği için değil, birilerinin doğruları için. Herkes kendi anladığı İslam’ı dayatıyor. Peki İslam gerçeği için kim kavga edecek? Şükür ki İslam kavga ile kalkınacak bir din değildir.
*
Bir insanı kandırıldığına inandırmak onu kandırmaktan daha zormuş. Evet kandırıldık! Ortada böyle bir kavga varsa her ikisinin de haklı olması mümkün değildir. En iyi ihtimalle birisi yanlış yoldadır, kötü ihtimal her ikisinin de yanlışında ısrar ediyor olmasıdır. Zira Bakara suresi ayet 137 şöyle diyor: “Eğer onlar da sizin iman ettiğiniz gibi iman ederlerse doğru yola girmiş, hidayeti bulmuş olurlar. Yok eğer yüz çevirirlerse onlar sadece ve sadece didişmenin içindedirler. Allah onlara karşı sana yeter. Ve O, işitendir, bilendir.”
*
Gezdiğim 40 ülkenin 17 kadarı Müslüman ülke ve bu ülkelerde gördüklerimin etkisi ile ‘Hangi İslam?’ sorusunu sormak zorunda kalıyorum demiştim. 17 Aralık’tan sonra bu soruyu sormak için o kadar uzağa gitmeye gerek olmadığını anladım. Dün kanka olan cemaat ile AKP hükümeti bugün niçin düşman oldu? Samimi duygular içinde “İslam’a hizmet ettiğine inanarak, çocuğunun eşinin rızkından kesip artırdığı paraları cemaatin gösterdiği adreslere gönderen” veya “bunların alnı secdeye değiyor diyerek AKP’ye oy veren” Müslümanın duygularını hiç düşündünüz mü? Siz, boş verin bu duyguları düşünmeyi, bu duyguların varlığını bile umursamıyor olmalısınız ki, bu samimi insanları karşı karşıya getiriyorsunuz… Ne uğruna?
*
Yeryüzünde onlarca Müslüman ülkenin, İslam düşmanlarının ekmeğine yağ sürercesine, birbirine diş bileyen kutuplara ayrıldığını görünce yaram kanıyor. Herkes kendi inandığına sarılıp diğerini reddediyor. Bunu fırsat bilen İslam düşmanları casusları ile misyonerleri ile “aradaki çatlakları uçuruma dönüştürmede” hiç zaman kaybetmiyor. Bu gerçekle yüzleşince, niçin dini liderler bir araya gelip de Allah, Kuran ve Peygamber ekseninde bir ‘diyalog’ çatısı oluşturmuyorlar? diyorum 28 Kasım tarihli yazımda. Boş verin İslam devletlerini birleştirmeyi, zaten ‘bir’ olan bir milleti ‘cemaatçi – AKP’ci’ diye kutuplara ayırıyorlar sanki bu güne kadar ayırdıkları yetmezmiş gibi…
*
Türk milleti İslam için en çok şehit veren millettir. Türk milleti İslam adına gelen her bilgiyi sorgulamadan kabul eder. İslam uğruna canını vermeyi göze alan adama Türk denir. Türk milletine zarar vermek isteyenler bu gerçekleri çok iyi kullanmışlar ve tarihte Türklerin başarısını engellemek için casuslarını imam görüntüsünde çalıştırmayı temel bir politika haline getirmişlerdir.
*
Düşmana düşmanlık yaptığı için kızmak saflık olur. Düşmanın seni kandırmasına sana ve milletine, geleceğine zarar vermesine fırsat verdiğin için kendine kızmalı ve kızmana sebep olan eksikliklerini gidermek için acilen kendine gelmelisin.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.