1. YAZARLAR

  2. Mehmet Keleş

  3. Hayatımız Sınav
Mehmet Keleş

Mehmet Keleş

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Hayatımız Sınav

A+A-

Bilindiği gibi hayatımızın her alanında sınavların önemi büyüktür. İlkokuldan üniversiteye kadar derslerde başarımızı kanıtlamak ve öğrendiklerimizi yansıtmak için sınavlara tabi tutuluruz. Bu sınavlardan aldığımız sonuçlar ise geleceğimizi şekillendirir. Üniversite ya da meslek okulları bittikten sonra da bir işe yerleşmek için yine sınava tabi oluruz. Bu da yetmez meslekte yükselmek için de sınavlara girer kariyerimizi planlarız. Sınavlar sadece yazılı değildir. Bir iş görüşmesinde çizdiğimiz imaj da aslında sınavımızdır. Ya da devam ettiğimiz işimizde kendimizi sürekli geliştirmek de yerinde saymak da sınavımızdır ve insanlar tüm bu sınavlardan ya başarılı olarak ya da hayal kırıklıklarıyla ayrılırlar. Sınavlar başarı basamakları olduğu kadar stres kaynaklarıdır da. Mühim olan bu stres kaynaklarıyla başa çıkabilmektir. Bu stres kaynaklarının bir kısmı içsel kaynaklı, bir kısmı da dışsaldır. İçsel kaynaklar daha çok kişinin kendisi ile alakalıdır. Yani kişinin sınavlara aşırı anlam yüklemesi, sınavda başarısız olma düşüncesi kişilerde strese neden olabilir. Bu durum daha çok kişinin beklentileri ile ilgili olduğu için çözüm yine kişinin kendisidir.

***

Dışsal kaynaklı streslere baktığımızda ise daha çok kişinin bulunduğu çevre ve toplumun uyguladığı baskıdır. Burada kişide stresin kaynağı daha çok dışsal olduğu için çözüm de dışsaldır. Çevrenin ve toplumun duyarlı davranması kişinin stresini azaltacaktır. Örneğin anne ve babaların çocuklarından üstün başarı beklentisine girmesi çocukta dışsal kaynaklı bir strese neden olabilir. Bu stres ise çocuğun gerçek performansını ortaya çıkarmasını engellemektedir. Anne ve babalar böylesi durumlarda çocuklarının stresle başa çıkmasında yardımcı olmalı, onları daha çok strese sokmamalıdır. Aynı şekilde öğrenciler de öz değerlendirme yaparak potansiyellerinin farkında olmaları gerekir. Potansiyelinin farkında olan ve sınavdan beklentilerini kendine uyarlayan öğrenciler içsel kaynaklı stresle daha az karşılaşacaktır. Ülkemizde yapılan merkezi ve yerel sınavlara baktığımızda sınava giren kişilerden alınan dönütlere göre aşırı kaygı yaşayan öğrencilerin motivasyonda sıkıntı yaşadıkları belirlenmiştir. Sınav kaygı düzeyinin aşırı yüksek ya da aşırı düşük olması başarının önündeki en büyük engeldir. Bildiği soruları yapamamak, işaretleme/kodlama yaparken hata yapmak, algısal sorunların kaynağında hep stres vardır. Bunun yanında stresin baş ağrısı, mide bulantısı gibi fizyolojik sonuçları da vardır. Tüm bu olumsuzluklar ‘hayatımız’ dediğimiz sınavlarda başarımızın düşmesine neden olmaktadır. Sınavlar belirli zaman diliminde belirli sayıda soru cevaplandırmak olduğu için verilen zamanı en iyi şekilde değerlendirmek gerekir.

***

Yukarıda saydığımız fizyolojik ve algısal sorunlar sınav anında ortaya çıktığında sınavda başarısız olmak kaçınılmazdır. Bizler birer ebeveyn olarak birer yol gösterici olarak çocuklarımızın stresle baş etmelerine yardımcı olmamız gerekir. Hiçbir aşamada stresin kaynağı biz olmamalıyız. Çocuklarımızın stres nedenlerini ortadan kaldırmak yerine stresle nasıl başa çıkabileceğimizi göstermemiz gerekir. Ayrıca içsel kaynaklı streslerin en aza indirgenmesi için de çocuklarımızın sosyalleşmesini, çevresiyle iletişim kurmasını sağlamalıyız. Hayatımızın sınavdan ibaret olmadığını, sınavda başarısız durum olsa bile çocuğumuzun değerli olduğunu ona her zaman hissettirmeliyiz. Belli başlı derslere, belli başlı bölüm ya da mesleklere bakmaksızın çocuğumuzun potansiyelini gerçekleştirebileceği alana yönlendirmek, mutlu olabileceği, üretebileceği alanlarda cesaretlendirmek bize düşen en büyük görev.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.