1. YAZARLAR

  2. Yılmaz Sandıkçı

  3. HELALLEŞME KÜLTÜRÜ
Yılmaz Sandıkçı

Yılmaz Sandıkçı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

HELALLEŞME KÜLTÜRÜ

A+A-

Helalleşme kültürünün olmadığı toplumlarda, başkasına iftira atan ve bu iftiracılara inanan kişiler yüzünden huzur bozuluyor, güven yok oluyor, küslük artıyor, kin ve düşmanlık yayılıyor, yalan gerçeğin yerini alıyor, gelişme, ilerleme olmuyor.

*

İftiracı ve yalancı kişilerin, hakikati bilenleri yalancı ve güvenilmez göstermeye çalışması, yalan ve iftiralarına kanan arkadaş, yandaş, akraba, kardeşlerinden aldıkları destek ile güçlenmesi, gittikçe daha da azgınlaşması, arsızlaşması, ahlaksızlaşması, huzuru sağlayacak çaba tohumlarını en baştan kurutuyor.

*

Böyle toplumlarda, hakikati anlamak yerine arkadaşına, yandaşına, kardeşine, akrabasına yandaşlık duygusu ile arka çıkanlar, hakikat için konuşmak yerine taraf tutmak için konuşanlar da en az bu arsız iftiracı yalancılar kadar yaşanan acı ve üzücü olaylardan sorumludur!

*

Kavgaya ve küslüğe sebep olan anlaşmazlıkta, tarafların anlaşamadığı konuyu anlamak ve anlaşmayı sağlamak yerine kendisine yakın olan kişinin tarafını tutarak konuşanların, insanî bir bilince ulaşamadığı da açıktır. Bu, henüz insan olamadan gösteriş için namaz kılanların dinine, imanına söz edecek değiliz ama hakikat ve adaleti hiçe sayarak, yandaşlık duygusu ile taraf tutmak için konuşanların münafık oldukları kesindir.

*

Yani sonuçta, helalleşme kültürü olmayan toplumlarda münafıklar söz ve itibar sahibi oluyorlar. Bunlar, kusurlarını söyleyebilecek kişilerin sesi duyulmadığı sürece, ayıplarını marifet görerek, arsızlık konusunda sınır tanımaz hale geliyorlar.

*

Bu ayıplı, münafık kişiler, toplumda huzuru sağlamak, zayıfları korumak için çıkarılan kanunları bile kendi istekleri doğrultusunda kullanabiliyorlar… Örneğin Ailenin Korunması ve Kadına Şiddetin Önlenmesi için çıkarılan 6284 sayılı kanun böyle arsızlar tarafından mağdur edilen (iğfal edilen mi desem?) kanunlardan birisidir.  

*

Kadına şiddeti önleme kanununa dayanarak, kocaları aleyhine şikâyette bulunan kadınların onda sekizinin, mazlum kadın rolü oynayarak, kocalarına eziyet eden “arsız” kadınlar olduğu ilgili birim polislerinin gözlemi… Arsız kadın, mahkemede şiddet mağduru, mazlum kadın rolü oynayabiliyor. Bunun farkında olan polis bir yargı makamı olmadığı için yük, tek taraflı beyan ile alınanabilen doktor raporlarına bakarak karar veren mahkemelere kalıyor. Bunu kullanan arsızlar yüzündne adalet şaşabiliyor.

*

Konumuz helalleşme idi ama nereye geldi. Helali, haramı bilmeyen, hak için adalet için konuşmak yerine, haklı görünmek için konuşan arsız ve münafık insanlar ile helalleşme kültürü gelişir mi?

*

Toplumun huzurun için gereken bazı insanî temelleri kurmadan yapılacak duvarlar yıkılmaya ve çatı çökmeye mahkûmdur. Duvarların yıkılmasına sebep olan arsız münafıklar, çatının altında kaldıklarında da sorunu, suçu anlamak yerine suçlayacak kişi ararlar, haklı çıkmak için konuşmaya devam ederler utanmadan.

*

Kısır döngü güçlenerek devam eder bu yüzden… Kısır döngüye kapılan toplumların ne durumda olduğunu yazamaya gerek var mı? Peki, ne yazalım? Çözüm ne?

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum