1. YAZARLAR

  2. Ahmet TAPU

  3. Herkes AK Parti İçin Çalışıyor
Ahmet TAPU

Ahmet TAPU

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Herkes AK Parti İçin Çalışıyor

A+A-
Evet şunun şurasında 10 gün sonra traş olunacak ve herkes saçının sakalının ne olduğunu görecek. Yani 1 Kasım seçimlerine bir şey kalmadı. Siyasi partiler sessiz ve sakin çalışmalarını sürdürürken ilk kez vatandaşların da kafası ütülenmeden çevre kirliliğine yol açılmıyor. 7 Haziran seçimlerinde oluşan parçalı yapıdan iktidar çıkmayınca ya da çıkarılamayınca tekrar seçim mecburiyeti doğdu. Peki 1 Kasım’da yapılacak yenileme seçim sonuçlarından ne bekleniyor?
İşte cevabı aranan kritik soruyla başlayalım. Çok fazla bir şey değişmeyecek. Sıralama siyasi partiler arasında aynı şekilde bekleniyor. Sadece oy yüzdeleri değişecek. Elbette bu da TBMM de sandalye sayısını etkileyecek. Beklentiler arasında değişik ihtimaller üzerinde duruluyor ve asıl kritik soru da burada soruluyor. AK Parti tek başına iktidara gelecek mi? Bu sorunun ana fikri ise diğerlerinde böyle bir beklentinin olmayışıdır. Hani bir şarkı var ya “Her şey bana seni hatırlatıyor” diye… Nereye bakarsanız bakın düğüm AK Parti’de çözülecek. AK Parti ya kendi başına iktidar olacak, ya da iktidarın en ağırlıklı büyük ortağı olacak ki, bu kez tek parti iktidarı gerçekleşmeyecek olursa da kimse koalisyondan kaçmanın yollarını arayamayacak. Çünkü bu kez de kaçmaya çalışan kendi idam fermanını imzalamış olur.
AK Parti için kimler çalışıyor?
Her zaman olduğu gibi yeterince güven sağlayamayan ve geçmişte yaşananlarla iktidar umudu değil iyi bir muhalefeti bile başaramayan diğer partiler...
AK Parti’nin gerçek gönüllüleri, fedakar ve cefakar savunucuları ve liderlerine sıkı sıkıya bağlı olanlar…
Her ne kadar bazıları ya da birileri aykırı olsa da cemaatler ve kanaat önderleri
Son satırı neden yazdım. Sosyal medyada bile cemaatlerin kanaat önderlerinin konuya ilişkin mesajları dönüyor. Bunlardan önemli gördüğüm bir bölümü de sizlerle paylaşmak isterim …
İşte Üstad’ın hayatta olan nur talebelerinin ortaklaşa yayınladıkları ve AK Parti’nin neden desteklenmesi gerektiğine ilişkin bildiriden bir kesit: “İslâm âleminin en büyük kalesi olan bu memleket, tarihinin en mühim hamlelerini yapmakta olduğu bir sırada, aleyhinde ittifak etmiş bulunan dahilî ve haricî şer kuvvetleri onu yolundan alıkoymaya çalışmakta, kendi menhus emellerini gerçekleştirmek için devletimizi zaafa uğratmak ve milletimizin fertlerini birbirine düşürmek istemektedir. Fakat milletimiz engin sağduyusuyla bu hain emelleri teşhis etmekten şimdiye kadar geri kalmadığı gibi, bugün de geri kalmayacak, infeaallah el ve gönül birliğiyle bu felâketleri aşarak iç ve dış düşmanlarını bir kere daha tarihin önünde hezimete uğratacaktır. Bu sebepten, yaşamakta olduğumuz bu derin acıları, kader-i Ezelînin milletimiz, âlem-i İslâm ve insanlık için takdir ettiği mesut bir istikbalin doğum sancıları olarak görüyoruz ve Cenab-ı Erhamürrâhimîn’den, bu mesut günlere bir an önce bizleri kavuşturmasını niyaz ediyoruz.”
Saniyen: Yeni ve mühim bir seçimden geçmek üzere olan memleketimizin içinde bulunduğu fevkalâde nazik durum sebebiyle, büyük İslâm âlimi
Bediüzzaman Said Nursî Hazretlerinin hayattaki talebeleri olarak, aşağıdaki açıklamayı yapmak zaruretini hissetmiş bulunuyoruz:  Bütün gayesi vatan ve milletin selâmetinden ibaret olan ve hayatının her ânında bu gayeyi takip etmiş bulunan Üstadımız, siyasetten şiddetle kaçındığı halde, “İslâm kahramanı” olarak vasıflandırdığı Adnan Menderes ile Demokrat Parti’yi her zaman desteklemiş ve vatan, millet, İslâmiyet ve Kur’ânhesabına bu partiyi desteklemeye mecbur olduğunu defalarca ve açıkça beyan etmiştir. Herkesin malûmu olduğu üzere, Üstadımızın bu desteğine sebep, Demokratların şeâir-i İslâmiyenin en mühimlerinden olan ezanı serbest bırakmaları, milletin hak ve hürriyetlerini tanımaları, dışarıda da İslâm âlemine karşı dostane münasebetler tesis etmeleridir. Bu sebeptendir ki, Üstadımız merhum Adnan Menderes’i “İslâm kahramanı” olarak vasıflandırmış ve mektuplarında onu bu isimle yad etmiş, hattâ bazı mektuplarında, siyasetle alâkasını kesmiş bulunduğu halde, Adnan Menderes gibi bir İslâm kahramanı ile sohbet etmek arzusunda olduğunu beyan etmiştir.”
Yarın devam edeceğiz.
 
 
 
 
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.