1. YAZARLAR

  2. Tankutalp Altunsoy

  3. İç Sesim Çıldırmış Olmalı
Tankutalp Altunsoy

Tankutalp Altunsoy

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

İç Sesim Çıldırmış Olmalı

A+A-

Okul bodrumunda bulunan spor salonuna doğru yürüyordu. Uzaktan gördüğü ‘silüet’lere yaklaşınca uzak gördüklerinin Emine ile Cihat olduklarını anladı. İlginç bir gülümseme ile kendisine bakıyorlardı. Kendisine göre sol tarafta bulunan harita odasının içinden. Karşısında bir futbol kalesi ve içinde kim olduğunu anlayamadığı bir bayan.
Mini etekleri, topuklu çizmeleri ve elinde kaleci eldiveni ile.
Hınzırca bir şekilde Cihat elinde bulunan pinpon topuna benzer topu önüne atarak ‘’hadi’’ dedi. Emir komuta zincirindeki askerler misali robota alarak önündeki topu kovalayarak kalede bekleyen ‘güzellik abidesi’ kaleciye doğru hızlıca top sürüyordu. Kaleciyle göz göze geldiğinde gözlerine inanamıyordu. Küçüklüğünden beri futbol manyağı olan delimiz gol atabilmek için var gücüyle kalecinin üstüne koşmuş ‘Leylasını’ (belasını) karşısında görünce şaşmış kalmış kıza çarpmamak için kendini sağa doğru savurup yere doğru parende atarak düşüyordu. Yerde uzunca bir süre yaşadıklarından emin oluncaya kadar kaldı. Sonra ani bir hışımla kalktı kızın karşısına geçti elleri belinde öpüştü yanaktan kızla.
Kıza karşı hislerini hiçbir zaman gizlememişti. Fakat şımarık kız ''Leyla'' Hep bir adım gerisinde hep bir adım daha kaçak oynuyordu, sevda oyunlarını. Esmer, uzun boylu, simsiyah gözlü, zayıfça ve güzelim diyenlerin bile kıskanacağı güzellikte bir hatun.
Gülerek ‘Artık yengen Sayılırım, az önce baterist Hakan bana çıkma teklif etti kabul ettim’ dedi.
Mavi gözlerden kıpkızıl ateş fışkırıyordu. Görmeniz lazım Aman Allah’ım bu ne dehşet.
‘bak sen dümbelekçiye’ dedi gülerek. Geriye döndü arkasında ki, küpeli, keçi sakallı, esmer,
insan azmanı tipsize doğru iki adım attı. ‘Hallettin mi işini’ diyordu Hakan önüne doğru gelen ‘delinin’ sağına eğilip kıza bakarak. Tabi nereden bilsin ‘Saftirik’ ağzı burnu kırılmadan ağzından çıkacak son sözlerin bunlar olacağını. Bilse idi kim bilir kimler ne özürler dilerdi ama önümüzdeki üç gün içinde maalesef çenesi hiç hareket edemeyecekti vah vah...
Olacakları görmek isteyen kalabalık daire şeklinde sarmıştı üçlünün etrafını.
Ağzı ile burnu arasına kafayı yiyen insan azmanı Hakan. Sendeleyerek yere düşerken, Leyla korkmuş ama istediğini almış bir kadın edasıyla olayları izliyordu. Kafasına yediği yumruk ve tekmenin hesabı belli olmayan Hakan yerden kendini kaldıramıyordu.
‘söyle’ dedi: ‘ Leyla senin neyin.’ Ağzından kanlar fışkırarak uğultulu bir cevap verdi Hakan ‘’arkaaaasııım’’ elleri Hakan’ın saçlarının arasında olan ‘Alp’ bir daha geçirdi suratına yumruğu, ‘Bir daha söyle istediğim cevap bu değil’.
Anam bacım Alp abi vurma ne olur diye inliyordu zavallı insan azmanı. ‘Bir daha dedi bir metre yakınından geçersen senin kafanı mermi ile doldururum. Oradan nefes alırsın.''
Bir daha patlattı tekmeyi suratına ve bıraktı. İki adamında her yeri kanlar içinde kalmıştı, iki dakikada.
Emine geldi hemen ‘Alp’in elini eline aldı, ''acıyor mu? canım canın. Değer miydi buna dedi Leyla’yı işaret ederek'' ''Değer mi değmez mi bilemiyorum. Tek bildiğim benim olan benimdir aklından dahi geçirenin en iyi ihtimal hali  bu olur.''
Arkasına döndü. Ve Leyla’ya seslenerek, ''gel lan buraya gir koluma'' Leyla geldi girdi koluna. ''zorla güzellik olur mu?'' dedi.
‘Olur'’ dedi ‘Alp’ sen ‘güzelsin’ ben ‘zorum’ al sana zorla güzellik.’
İnce belli çay bardağını dudaklarına götürdü ve çekti nefesini nefesine alp.
Etraflarındaki kalabalığı unutmuşlardı ikisi de eğer alkış sesleriyle kendilerine gelmeselerdi.  
Bir anda hissettiklerinin esiri olan kız; ‘eee’ dedi: ‘ne olacak bundan sonra.’
‘Basit dedi Alp mini etek giymeyeceksin benden başka hiç kimse tenine değmeyecek ve pantolon giymeyeceksin.’
‘Nefesde alabilir miyim?'’ dedi kız gülerek. ''gülme gayet ciddiyim. ''
''neyse dedi. Gar dolaptan sıkılmıştım yenileriz senden önemli mi. Koluna girdiği aşıkının yanında yürürken… Bütün çaylar yalnızlık kokuyor. Bugün; Bütün çaylar yalnızlık kokuyor... Sensizlikten demini almış; önce; hoyratça üstüme kaynar su çekilerek döküleceğim bardağımı. Sonrasında da; beni yudumlayacak, dudakların seninkiler olacağını; umut ederek bekliyorum!!! Çay (ben) hazır; peki; dudakların nerede? Sen neredesin?.

İç Sesim Çıldırmış olmalı kitabıma devam…
Ocak 2017  

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.