1. YAZARLAR

  2. Mustafa Güden

  3. İçimizdeki Ugandalı-2
Mustafa Güden

Mustafa Güden

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

İçimizdeki Ugandalı-2

A+A-

Dün kaldığımız yerden devam edelim. Güya Türkiye’de koronadan ölüm sayısı devletin açıkladığından çok çok fazlaymış da, rakamlar gizleniyormuş. Şu söze bakar mısınız: ‘Bakan belki dürüst adam ama açıkladığı rakamlar tamamen yalan. Bakana zorla yalan söyletiyorlar!’

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’dan bahsediyor. Halkın gözündeki imajını zedeleyemeyeceğini biliyor da; şahsına baskı yapılarak yalan söyletildiğine milleti ikna etmeye çabalıyor. Sonra bir ilave daha yapıyor: “Açıklanan rakamların hepsi yalan. Her gün sadece İstanbul’da 400-500 kişi ölüyor. Çoğuna ölüm sebebi korona yazmıyorlar” diyerek. Arada yine Fahrettin Koca’nın iyiliğinden dem vurmayı ihmal etmiyor ki, arkasından savuracağı cümle füze etkisi yapabilsin: “Bakan iyi adam. Menzilci olmasına rağmen iyi adam ama adama doğruyu söyletmiyorlar. Bu hastalık Türkiye’de en az 50 bin insanı götürecek ama 5 bin açıklayacaklar.”

“Bütün şehirlerde mezarlık kayıtlarını belediyeler tutar. Koronanın merkezi haline gelen İstanbul, İzmir, Ankara gibi şehirlerde de muhalefet partili belediye başkanları var. Günlük ölüm sayısında normalin üzerinde bir rakam oluşsa durur mu bu belediyeler?” diyorsunuz. Bu sefer eveleyip geveliyor.

Ve anlıyorsunuz ki içinizde, aynı havayı soluyup aynı membaın suyunu içtiğiniz, kimi zaman yan yana oturup aynı maçı seyrettiğiniz kimi insanlar bile yüreklerinden ‘Hadi be Korona, bizim yapamadığımızı sen yap’ diye bir bekleyiş içinde!

***

BU NE YAMAN

ERMENİ SEVDASI?

Her sene Ermeni soykırım iddiasının bir kısım çevrelerce ısıtılıp gündeme getirilmesine alıştık alışmasına da, bu iddiaların peşine ‘bildik, tanıdık’ simaların da takılmaya başlaması pek de manidar geliyor!

Soykırım iddialarının gerçek olmadığına dair yayınlanan onca kitap ve makaleye inat, belli bir siyasi zümrenin Batılı siyasal senaristlerin ardına düşüp Ermeni ağıtı yakmaları adeta moda halini aldı. Bugünlerde yine aynı nakarat tekrarlanıyor. Hatta sosyal platformlarda ‘soykırıma yönelik’ üşenmeden uzun bir yazı kaleme alan zat kendine hayret ettirdi. “Ermeni kelimesi benim için uzun zamandır çok farklı şeyleri çağrıştırıyor. Bana çok sıcak, sımsıcak bir şeyler ifade ediyor” dedikten sonra yazının bir yerine “Bana Ayasofya’nın kiliseye çevrilmesi daha adil gibi geliyor. Heybeliada ruhban okulu zaten hemen açılmalı” cümlesini yerleştirmiş.

Adıyla, soyadıyla, diliyle, muhitiyle bizden biri… Ama hangi aklın hizmetindeyse artık, Ermeni soykırımı iddialarını döndürüp dolaştırarak Ayasofya’nın kilise çevrilmesi talebine getiriyor. Biliyoruz; bu milletin, bu memleketin, Türk devletinin cihan dolusu düşmanı var ama bu kadar içeriye girmiş olmaları manidar!

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.