Yılmaz Sandıkçı

Yılmaz Sandıkçı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

İhanet ve İsraf

A+A-

Bir tatil yapalım dedik, üzüldük, geldik… Turizm cennetlerimiz terk edilmiş, hayalet şehirler gibi.

*

Bin bir emek ve maliyet ile yapılmış otellerin, tatil köylerinin kapanmış bazılarının tabelalarını bile indirmiş olması çok üzücü.

*

Ülkemiz ekonomisine her yıl 30 milyar dolar, Türk parası ile neredeyse 100 milyar TL katkı sağlayan turizm sektörünün krizde olması, bu krize ortam sağlayanlar için üzücü değildir herhalde.

*

Onlara hain diyerek, hakaret ederek üzüntümüze teselli bulmak da mümkün değil. Onlar ihanet planları yaparken bizlerin uyumuş olması, uyarmaya çalışanlara kulak tıkanması, hatta bazılarımızın görüntüye kanıp destek vermiş olması daha üzücü.
*

Üzüldüğüm bir diğer konu ise umudunu yerli turiste bağlayıp kampanya yapan tesislerde şahit olduğum bazı görüntüler, turizmcinin yerli turisti niçin istemediğine dair bir cevap gibi. Daha önce tatil yaptığımız tesislerde ne kadar kalabalık olursa olsun bu kadar gürültü ve karmaşaya şahit olmadığımı itiraf etmeliyim. Yabancı turisti övecek değilim ama bireysel saygı anlamında, etrafındaki diğer kişilere saygı anlamında biraz daha gelişmiş olduklarını teslim etmek zorunda hissediyorum kendimi.

*

Zor bir şey mi kalabalık ortamlarda biraz sesini kısarak konuşmak, ağlayan çocuğunu insanlar içinde tokatlayarak terbiye etmek yerine daha insanca davranıp çocuğunun ağlamasını azaltmak?

*
Bir de yemek yeme adabımız
var beni üzen. Aslında yemek adabımız yok mu desek. Daha önce yabancı turistler hakkında duymuşsunuzdur; açgözlü bir şekilde açık büfede sunulan yemeklerin hepsini yiyecekmiş gibi saldırıyorlar. Tabağına aldığı, masasına getirdiği yemeğin çoğu kalıyor ve çöpe gidiyor, ne büyük bir israf.

*
Hadi bunların “yiyiniz, içiniz ama israf etmeyiniz”
diyen bir kitabı yok diyelim ya bizimkilerin yaptığı ne? Kitabı olmayanlardan farkımız ne? Ben her şey dâhil olarak ödedim her şeyi yiyebilirim diyebilirsin elbette. Evet, her şeyi yiyebilirsin ama her şeyin yiyebileceğin miktarını alsan tabağına da yediğinden fazlasını çöpe göndermesen olmaz mı?
*
Bir de garsonlar açısından
bakalım, sohbet ettiğim neredeyse hepsi yerli turistin daha yorucu olduğunu hatta biz bu otele para verdik diye garsonu ezmeye çalıştığını dinlemek üzüntümüze tuz biber ekiyor. Para ödedin diye insana eziyet niye, bu kadar vahşi israf niye?
*
Kitapsızlar, kitaplıların davranışına bakıp
arada bir fark göremeyince kitapsızlığa devam ediyor… Sorun bu!
*
İşte burada başlıyor düşünen Müslüman’ın hüznü
; şeklen Müslüman olanların farkına bile varmadığı hatta farkına varmadığı için hizmet ettiği ihanet odaklarının değişik isimler altında büyümeleri.

 

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.