1. YAZARLAR

  2. Yılmaz Sandıkçı

  3. İhracatta Bedava Peynir Olmaz
Yılmaz Sandıkçı

Yılmaz Sandıkçı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

İhracatta Bedava Peynir Olmaz

A+A-

30 yıldan beri dış ticaretin içindeyim. Nice anılar biriktirdik. Nice tecrübelerimiz oldu ve daha fazlasını da meslektaşlarımızdan dinledik.

*

Karaman Anafartalar Ortaokulu’ndayken, matematik öğretmenimiz sevgili Veli Akkul sürekli tekrar ederdi “saf insanlar olmasa, açık gözler aç kalır”…

*

Bizim de saflık edip, açık gözlü, aç gözlü tiplere av olduğumuz durumlar oldu tabi. Kaybettiğimiz de oldu kurtardığımız da ama en çok da tecrübe kazanmış olduk. Tecrübemize güvenmenin yetersiz olduğunu da tecrübe ettik. Çünkü gözü açık olan ama Allah korkusu olmayan tipler, aç gözlerini doyurmak için yeni yöntemler geliştiriyorlar.

*

Geçen yıl ihracat danışmanlığını yürüttüğümüz iki firmaya benzer birileri dadanmıştı. Uyarı ve tedbirlerimiz sayesinde muhtemel dolandırıcılığa engel olduk hamdolsun.  

*

Geçen hafta da bir arkadaş anlattınca fark ettim, aynı senaryo!... Demek ki ihracatçının başına bela yeni moda avcı tipi böyle…

*

Özetle şöyle tuzaklıyor bu avcı tipi ; Önce ihracat yapmak isteyen bir sanayici buluyor. Kim ihracat yapmak istemez ki?... Kendisini zengin bir işadamı, önemli bir avukat veya akademisyen vb gibi tanıtıyor. Bizim sanayicinin web sitesinde gördüğü ürünler için güçlü ticari ilişkileri sayesinde müşteri bulabileceğini anlatıyor, ikna ediyor.

*

Avcı kendisini çok zengin gösteriyor tabi, cüzi bir aracılık komisyonuna razı, bir de “masrafları siz ödersiniz yeter” diyor. Paraya ihtiyacı yok önemli olan vatandaşa yardımcı olmak tarzında konuşuyor. Pek tabi, bizim birçok sanayicimiz de böyle zengin, etkin ve mütevazı(!) görünen avcıya sempati duyuyor.

*

Derken, ilk haber geliyor avcıdan, müşteriyi bulmuş. Hem de ne müşteri. Patronlar da çok meşgul işadamları… Sizin fabrikaya gelecek zamanları yok, biz gerekeni yaptık sizin ürünleri anlattık, güvendiler, kabul ettiler. Sadece sipariş sözleşmesine imza atmak kaldı… Hemen gelin alın şu işi, başkasına gitmesin...

*

Bizimkini bir telaş sarıyor. Acele etmesi gerek, rakibe gitmesin hazır iş. Hemen hazırlanıyor, otel rezervasyonu yapıyor, uçak biletini alıyor ve tam bu aşamada avcı tekrar devrede… Bu imza töreni(!) için benim de masraflarım olacak uçak bileti, otel, vize harcı, araç kiralama, vs, hangisi uyarsa işte. Çok bir para değil, duruma göre üç-beşyüz veya iki-üçbin Euro gibi, alınacak sipariş yanında göze batmayacak bir tutar… Aracı, böyle paralara tenezzül edecek birisi değil zaten büyük işadamı ama “size iş bağlıyoruz diye cebimizden para da çıkmasın” dedi. Haklı değil mi?

*

Biz görüşmeyi bu aşamada kestik. Siparişi alalım, işi bağlayalım gelen peşinattan ilk önce sizin masrafları öderiz dedik… Görüşme kesildi. Sonradan duyduk, bu masrafı ödemek için birbiri ile yarışanlar varmış. Geçmiş olsun. Bize gelmez dememeli.

*

Sizin de başınıza gelmediyse bir uyarı olarak kenarda dursun. Bedava peynir ihracatta da olmaz yaşamda da... Fare kapanından başka yerde bedava peynir olmaz. Selam ve dua ile.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.