1. YAZARLAR

  2. Osman Nevres Yılmazlar

  3. İklim Değişikliği -3
Osman Nevres Yılmazlar

Osman Nevres Yılmazlar

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

İklim Değişikliği -3

A+A-

 

Ülkemizin de içinde yer aldığı Akdeniz Havzası küresel iklim değişikliğine karşı Dünya’nın en hassas bölgelerinden birisidir. Bu havzada gerçekleşecek 2 santigrat derecelik bir sıcaklık artışı beklenmeyen hava olayları, kuraklık, sıcak hava dalgaları, orman yangınlarının sayısında ve etkisinde artış, kuraklık ve bu nedenle biyolojik çeşitlilik kaybı, turizm gelirlerinde azalma ve tarımsal verim kaybına neden olur.

2011 yılında yayımlanan İklim Değişikliği Ulusal Eylem Planı’nda: Türkiye’de yıllık ortalama sıcaklığın 2.5-4 santigrat derece artacağını, İç Anadolu Bölgesi’nde 5 santigrat dereceyi bulacağını öngörüyor. Ülkemizin, özellikle su kaynaklarının azalması, orman yangınları, kuraklık ve çölleşme, ekolojik bozulmalar gibi olumsuzluklardan etkileneceği vurgulanmaktadır.

İklim değişikliği ve

Konya Kapalı Havzası

Eğer ülkemizde bir çölleşme olgusu yaşanırsa bunun Konya Karapınar yöresinden başlayacağı biz çevreciler için bir sır değildir. Zira, bilim insanlarının değerlendirmeleri bu şekilde.

Konya Kapalı Havzası’nda özellikle Konya Karapınar bölgesi ülkemizin tescilli erozyon bölgesi olup; günümüzde halen çölleşme özelliklerini taşımaktadır. Karapınar ilçesi İç Anadolu Bölgesi’nin en az yağış alan ilçesidir.1960’lı yıllarda rüzgar erozyonu nedeniyle devletimiz bölgede Toprak Su Teşkilatı ile “Erozyonu Önleme Projesi” uygulamıştır. Uygulama başarılı olmuş ancak doksanlı yıllarda toprak su teşkilatı kapatılmış ve proje sahipsiz kalmış, erozyonu önleme çalışmaları devam ettirilmemiştir.        

Obruklar

Tüm kapalı havzada tarımsal amaçlı olarak yer altı suları aşırı olarak kullanılmaktadır. Bu aşırı yer altı suyu çekimi özellikle Karapınar’da etkisini göstermekte ve son birkaç yıldır 330’un üstünde obruklar oluşmuştur. Bu obruklar yerleşim bölgelerinde oluştuğu taktirde deprem etkisi gösterip birkaç binayı yutabilecek durumdadır. İnternette “Karapınar ve obruklar” yazıp baktığınızda hayret verici görüntülere ulaşacaksınız.

Çölleşme Konya

için fantezi değil

Günümüzde Konya Kapalı Havzası’nın yüzey+yer altı suyu olarak 4.365 milyar metreküp kullanılabilir su kapasitesi vardır. Ancak yıllık kullanılan su miktarı 6.5 milyar metreküp olup; su bilançomuz yıllık 2,135 Milyar metreküp açık vermektedir. Devletimizce gerekli önlemler alınıp, bölgenin ürün deseninin yeniden belirlenmesi, su kayıplarının önlenmesi ve suyun etkin kullanımı konularında tedbirlerle beraber bölgenin gerçekçi bir su bilançosunun yapılmaması halinde: Birkaç on yıl sonrasında çölleşmeyle baş başa kalacağız. Zira,  WWF-Türkiye Doğal Hayatı Koruma Vakfı’nca yapılan Türkiye’nin Yarınları Projesi Sonuç Raporu’na göre “Konya Kapalı Havzası Su Bütçesi” Bugüne göre: 2030 yılında yüzde 17,  2050 yılında yüzde 31,9, 2057 yılında ise yüzde 56.5 azalacaktır. Ne anlama geliyor? Devletimizin Göksu’dan Mavi Tünel Projesi ile getirdiği 414 milyon metreküp su; havzanın su bilançosuna yüzde 10’luk bir katkı yapıyor.

Türkiye çevre platformu

sonuç bildirgesinden

Türkiye Çevre Platformu’nun 7-8 Mart 2020 Ankara Toplantısı’nda havza ile ilgili bildirisi:

 “Konya Kapalı Havzası’nda yüzey ve yer altı sularının korunması ile “Havza Su Bilançosu” nun gerçekçi bir şekilde havzanın ekolojik şartları ve “Küresel İklim Değişikliği” de dikkate alınarak düzenlenmesi ve tavizsiz uygulanması, havzadaki ürün deseninin gözden geçirilmesi, su kayıplarının önlenerek suyun etkin kullanımının sağlanması, izinsiz su çekiminin önlenmesi, havzada kuraklığa dayanıklı bitki türlerinin yaygınlaştırılması, havzada tahıl ekiminin özendirilmesi, DSİ’nin alt havzalar itibariyle yer altı su seviyeleri konusunda sivil toplumu bilgilendirmesi gerekmektedir.”

Hoşça kalın.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.