1. YAZARLAR

  2. Yılmaz Sandıkcı

  3. İletişim ve Medeniyet
Yılmaz Sandıkcı

Yılmaz Sandıkcı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

İletişim ve Medeniyet

A+A-

Konuşarak anlaşabilen, tartışabilen, sağlıklı iletişim kurabilen milletler, konuşmak yerine kavga çıkaran ve sağlıklı iletişim kuramayan milletlere üstün gelmişler. Bilek gücünün ve cesaretin geçer akçe olduğu dönemlerde konuşarak anlaşmak, iletişim kurmak da neymiş! Çok değersiz bir şeymiş. Evet! O zamanlar güç konuşurmuş.

*

Ne zaman ki beyin gücü bilek gücünü yenmiş, konuşarak anlaşmanın da iletişim kurmanın da önemi artmış. Bu değişimi anlayıp, gereğini yapan milletler yeni dünya düzeninde güçlenerek yerini almış.

*

Farklı görüşlerin doğru iletişim şartlarında karşılaşmasından doğan enerji sanki bir mucize ve işbirliği, uzlaşma, bilgi, adalet, demokrasi, bilim, teknoloji, yatırım, kalkınma, barış gibi şekillerde ortaya çıkarak, sağlıklı iletişim kurabilen milletleri geliştirmiş.

*

Sağlıklı iletişim kurabilen milletler, medeniyet kurmuşlar, kurdukları medeniyeti kabul ettirmiş(!) ve yaymışlar… Sağlıklı iletişim kuramayan milletler de elleri boş kala kalmışlar. Sağlıklı iletişim kuramayan milletler gerilemeseler bile geri kalmaktan kurtulamamışlar.

*

Sağlıklı iletişiminin enerjisini ortaya çıkaramayan, yani konuşarak anlaşmayı, sorgulayarak doğru bilgiyi yanlış bilgiden ayırmayı, tartışarak yeni fikirler çıkarmayı beceremeyen milletler çıkardıkları kavgaların, giriştikleri darbelerin gürültüsü ve tozu dumanı içinde boğulmuşlar. Ya yok olup gitmişler ya da düşkün ve sefil bir şekilde baka kalmışlar.

*

Günümüze bakıyorum, akrabalar arkadaşlar farklı bir açıdan gördükleri aynı olay hakkında tartışırken küslük çıkarıyorlar. Görünen farklı olabilir ama işin aslı nedir, işine aslına bakalım diye konuşmayı akledemiyorlar. Sebeplerini anlamadıkları olayların sonuçları üzerinden tartışırken kavga çıkarıyorlar.

*

Sosyal medya üzerinde kurulan arkadaş, akraba, hemşeri gruplarında nezaket ve tartışma kurallarını bilmeyenler birbirine giriyorlar. Arkadaşlıklar bozuluyor, gruplar dağılıyor, insanlar ayrışıyor. Ne yapıyoruz biz? Bu kafayla ne medeniyeti kuracağız biz? Bu ayrışmalar kime yarar? diye soran olmuyor…

*

Basit bir konuşmanın bile doğru anlaşılma ihtimali dokuzda bir… Şöyle;

Konuşanın söylemek istediği şey / Söylediğini zannettiği şey / Kullandığı sözcüklerin taşıdığı anlam(lar) ile dinleyenin; Anlamak istediği şey / Duyduğu sözcüklere yüklediği anlam / Anladığını zannettiği şey… Burada ortaya çıkan “anlamak ile anlam yüklemek” arasında ne kadar büyük ve tehlikeli bir uçurum olduğunu sonraki bir yazıma bırakıyorum.

*

Yukarıda gördüğünüz gibi doğru şekilde anlaşmak dokuz ihtimalde sadece “bir” oluyor. Buna bir de egolarının esiri kişilerin “hakkı ortaya çıkarmak için konuşmak yerine haklı çıkmak için konuştuklarını” ve dinleyenlerin dinleyemediğini ekleyin...

*

İşte bu yüzden doğru iletişim kurabilmek tam bir mucize oluyor. Bu mucizeyi başaranlar medeniyet kuruyor. Beğenmeyebilirsin ancak daha iyisini kurmak için insana yakışır bir konuşarak anlaşma, sağlıklı iletişim kurma düzeni geliştirmediğin sürece itiraz etmen işe yaramayacak. Başkalarının yaptığına burun kıvırmak ile de olmuyor. Devam edeceğiz. Selam ve dua ile.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.