1. YAZARLAR

  2. Yılmaz Sandıkçı

  3. İlim Bilim Sarmalında Diyanet
Yılmaz Sandıkçı

Yılmaz Sandıkçı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

İlim Bilim Sarmalında Diyanet

A+A-

Salgın hastalık günlerinde camiler kapanmış, imam hatipler evlerine hapsolmuş ve doktorların, hemşirelerin, eczacıların, sağlıkçıların, bilim insanlarının yükü katlanmışken, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın görev tanımlamasını gözden geçirmesi ve bu vesile ile öncelikli olarak ilim ile bilimi, bilim ile dini barıştırmayı görevleri arasına alması gerektiğine değinmiştim. Seksen kere de olsa, tekrarda yarar var.

*

Diyanet, salgın günlerinde müslümanların daha önce üzerinde hiç düşünmediği ama şimdi demek ki öyle değilmiş diyerek sorgulamaya başladığı konularda gereken açıklama ve cevaplar üzerinde acilen çalışmalı, meydanı sahte ve sözde hocalara, benim ifadem ile DİÇ (Dini İçerden Çarpıtan, dine hurafe karıştırıp müslümanları saptıran)’lara bırakmamalıdır… Ve din düşmanlarına da fırsat vermemelidir. Bunun yolu ise ilim ile bilimi, bilim ile dini barıştırmak ve bilimin din ile karşılaştırılacak bir şey olmadığını anlatmaktır. Barış, anlamak ile anlaşılmak ve anlaşmak ile olur.

*

Örneğin, bilim mi evrenseldir, din mi evrenseldir? gibi sorular sosyal medyada gençlerin zihinlerini bulandırmaktadır. Diyanet İşleri Başkanlığı, bu gibi sorulara açıklama ve cevap geliştirmek üzere, virüs salgınına karşı mücade yöntemleri geliştiren Bilim Kuruluna üye sokmayı düşünebildiği gibi, Diyanet bünyesindeki fetva kurullarına ve Kur’an-ı Kerim tercüme kurullarına da bilim insanları almayı düşünmelidir… Önceki yazılarımda buna değinmiştim.

*

Din ile bilimi barıştırmak için acizane şuradan başlayabileceğimizi ifade etmek isterim; “bilim bir din değildir ve İslam dini ile bir rekabeti veya bir karşıtlığı söz konusu olmaz”… Bu yüzden hiç kimse din ile bilim arasında bir tercih yapmak zorunda değildir. Bilim olsa olsa dinin anlaşılması için bir araç olabilir. Bunu anlamak için önce ilim ile bilim arasındaki farkı ve bağı anlamak gerekir.

*

Anlatımı kolaylaştırmak için benzetme yapmaya çalışacağım. İlim, dinin kaynağı da olan Allah'ın yaratma ve kural koyma hikmetini kapsayan bir okyanus gibidir, bilim ise okyanustaki gemiler, denizaltılar vb araçlar gibidir diye örnekleyebiliriz.

*

Okyanusun yüzeyi ve yüzeyinin biraz altı görülebilir ama ışığın ulaşmadığı derinlikleri görünmez. Bu yüzden okyanus ile ilgili bir çok efsane vardır ve bunların gerçek mi masal mı olduğu ancak o gemileri yapma becerisine sahip, o gemilere binip ufka açılma, karanlık derinlere inme cesaretine sahip insanlar ile anlaşılır. Yani okyanus hakkında konuşulanlar ilim, o gemileri, denizaltıları vb araçları yapma becerisi bilimdir demek istedim.

*

İlim konuları malumat ile nakledilir, bilim konuları bilgi ile akledilir. Tam burada, malumat sözcüğü ile bilgi sözcüğünü ele almak gerekir ki bu iki sözcüğün aynı anlamdaymış gibi kullanılması büyük karmaşalara, içinden çıkılmaz yanlış anlama ve kısır döngülere sebep olmaktadır. Böyle bir karmaşada bilim ve ilim hakkında konuşmak, aradaki farkı görmek zorlaşmaktadır. Devam edeceğiz inşallah. Selam ve dua ile.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.