Tankutalp Altunsoy

Tankutalp Altunsoy

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

İmkansız Aşk

A+A-

 

İmkansız diye bir şey var mıdır, gerçekten. ‘Kün fe yekûn’ ayeti imkansızın olmadığını bize Yaratıcı tarafından söylenmiyor mu? Bu ayetin sırrına erenler için imkansız yoktur.

"Her dua sahibine, her nasip vaktine esirdir" diyen üstatlar yanılmış mıdır. Sanmıyorum.

Devam ediyoruz anladığınız üzere "hayat=aşk" denklemine.

Bu tür yazı denemelerimin, (psikoanaliz) dördüncüsü "imkansız aşk". Bu yazı tarzı iç sesimi

(şairşizofren'den bahis ediyorum, ya değilse Tankutalp'le alaksı yok :))  

Dile getirdiğim, kurtulamadığım, düşüncelerimden beni arındırırken, başka bir pencereden de ruhuma bakma fırsatı verdi. Bir de başka ruhların seslerini duymama imkan.

Kulaklarım kapalıymış meğer, dudakların hayat verdiği kelimeleri dinlerken, gözlerle benimle konuşmaya çalışan kalplere.

Gözler yalan söyler mi, asla. Söyleyemezler. Çünkü gözler beyinden değil, kalpten emir alır. Lakin gözlerinin söylediklerini, dudaklarıyla inkar eden kadınlı erkekli yaratılmış çoktur. Ben bu tip insanları çok gördüm. Eminim sizin çevremizde de epeyce mevcuttur. Genellikle korkularına yenik düşen insanların ortak özellikleridir, dudaklarla kalbinin sesini saklamaya çalışmak. Belki de geçmiş dönem acıları, yeni hayatlara (aşk) mani oluyordur, bilemiyorum.

Tek bildiğim çok emek sarf etmek gerektiği. Acılarla yaşamayı öğrenmiş insanlara mutluluk vaat etmekten bahis ediyorum. Ne zor, çok zor. Nasipse bile o nasibi istemek, acılarına ortak olmak, bataklığına sürüklenmek. Evet, tam anlatmak istediğim bu, ya çekip çıkaracaksınız ya da aynı bataklıkta ölümü bekleyeceksiniz "aşk'ınızla". İkisi de, ne zor, çok zor.

Samanlık seyran olur mu? Sevince. İşin maddi boyutu en kolay olanı, böyle durumlar için.

Para her şeydir, ve hiç bir şeydir, bu durumlar için. Lakin manevi bakımdan, acı çekene ortak olmak, acısını paylaşmaya çalışırken acısını çekmek, işte zor olan bu.

Ne istediğimizi, neyi dilediğimizi iyi seçmemiz lazım. "Sizin hayır bildiklerinizde şer, 

şer bildiklerinizde hayır vardır" diyen Yaratıcı bu ayette anlatmak istediğimi anlatmış.

İnsan bile bile şer'ri ister mi? Ben istiyor ve belamı buluyorum genellikle. Sanırım bulmaya da devam edeceğim. Ne yapabilirim benim "aşk" anlayışım bu ne yazık ki. Peki pişman mıyım, asla. Ne kalbime, ne de içimde ki deliye (şairşizofren), ihanet etmedim, etmemde.

Bu yazıları yazıyorum ki, siz istemeyin, insan ömrü her hatayı kendisi yapacak kadar uzun değil.  Başkalarının da hatasından ders alın ve yolunuza devam edin. Ne çok dua var imkansızı isteyen dilimde. "İmkansız aşk" imkansız mı gerçekten. Değil, değil.

Emin olun ki imkansız diye bir şey yok, tecrübeyle sabittir bende. İstikamet belli ise, yolun sonunda ışık hep var. Önemli olan yoldan çıkmamak.

Yol yanlış yol ise bile. Hatanın neresinden dönerseniz "kar" değil.  Neyin neresinden dönerseniz dönün adınız "dönek" olur. Bir işe ya baştan analiz yapıp girmeyeceksiniz ya da işe giriştiğinizde o işi bitirmeden dönmeyeceksiniz. İş sonunda "ölüm" varsa bile.

En azından kalbiniz, sevgi dolu mutlu ölürsünüz.

Benim hayat felsefem bu. Rahmetli annem, "yanlış yoldaşın sarım" derdi hep,

Bende cevaben "biliyorum aşk'ım, (annem benim için her zaman en büyük aşk olmuştur hala öyle)  manzarasını seviyorum" derdim. Evet genelde gittiğim yol yanlış ise bile manzara her daim güzeldir bana göre. Annem kendi için olmasa bile çocukları için "kar-zarar" hesabı çok yapan bir kadındı. Onun için söz konusu çocukları ise risk asla göze alınmazdı.

Bende evladı olarak tam tersi, en azından ben öyleyim.

Yarın devam edeceğiz.

 

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.