1. YAZARLAR

  2. Sezen Talip Demir

  3. İnce Minareli Medrese
Sezen Talip Demir

Sezen Talip Demir

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

İnce Minareli Medrese

A+A-

Birçok medeniyetin beşiği olan Konya, Selçuklu Dönemi’nde kültürel ve siyasi bir merkez haline geldi. 12. ve 13. yüzyılda Selçuklu Türklerinin başkenti olan Konya, Selçukluların Asya’dan getirdiği sanatsal öğelerin ve taş işçiliğinin en görkemli eserlerini barındırır. İnce Minareli Medrese de bunun en güzel örneklerinden birisi. Taçkapısındaki oymalarla ünlü olan İnce Minareli Medrese, 1956 yılında faaliyete geçmiş ve 2000-2002 yılları arasında medresede yapılan son restorasyonlardan sonra yeniden düzenlenerek 9 Temmuz 2002’de tekrar ziyarete açılmıştır. Selçuklu, beylikler ve Osmanlı dönemlerine ait 200 dolayında taş ve ahşap eser barındırır; bunlardan sergilenenler şu şekilde düzenlenmiştir: 
Dış mekân:

Medrese’nin güneyinde özel bir sundurma altında tutulan eserlerin büyük bir bölümü Konya ve çevresinden derlenen Selçuklu, beylikler ve Osmanlı dönemlerine ait mezar taşları ile yıkılmış türbelerden getirilen lahitlerdir. Çoğunluğu mermerden yapılan lahit tipi mezar taşları arasında form yazı ve süsleme bakımından büyük önem taşıyan örnekler bulunmaktadır. 
İç mekân:

Taş eserlerin tamamı Selçuklulara ait olup içlerinde melek ve hayvan tasvirli kabartmalar sayıca fazladır. Büyük bir kısmı Konya Kalesi’nden gelen bu kabartmalardan I. Alâeddin Keykubad’ın hâkimiyetini sembolize eden çift başlı kartallar arasında özellikle 881 envanter numarasını taşıyanı çok önemlidir. Sergilenen iki adet kanatlı melek kabartması ise Pazar (At Pazarı) Kapısı’ndan getirilmiştir. Arslan, ejder, antilop, harpi (kuş başlı, insan gövdeli mitolojik yaratık), balık, fil ve gergedan kabartmaları ile bağdaş kurmuş bir insan kabartması Anadolu Selçuklu sanatının Orta Asya menşeli oluşuna işaret etmektedir.

***

İnsan kabartmalarında figürlerin duruşu, elbiseleri, ellerinde tuttukları sembolik kaplar Göktürk, Uygur ve Büyük Selçuklu tasvirlerini andırır; hayvan tasvirleri ise Orta Asya hayvan üslûbunun devam ettirildiğini gösterir. Taş eserler arasında kitabeler önemli bir yer tutar. Bunların çoğu, I. Alâeddin Keykubad’ın yaptırdığı Konya dış surlarından ve şehir merkezindeki Akıncı Mescidi (1210), Şekerfüruş Mescidi (1220) gibi Selçuklu yapılarından gelmiştir; geriye kalanları çevreden toplanan Selçuklu, Karamanlı ve Osmanlı kitabeleri teşkil eder.

Ahşap eserler koleksiyonu son restorasyon sırasında taçkapı ile minare arasında ortaya çıkarılan bir odada sergilenmektedir. Eserler Selçuklu, beylikler ve Osmanlı yapılarından alınan kapı-pencere kanatları ile Osmanlı dönemi evlerinin tavan göbeklerinden oluşmaktadır. Ahşap oyma mimari parçalar Beyhekim Mescidi, Eşrefoğlu Camii ve Mevlânâ Dergâhı gibi çeşitli yapılardan gelmiştir. 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.