Yılmaz Sandıkcı

Yılmaz Sandıkcı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

İnsan Beşer

A+A-

İnsan, beşer bazen şaşar bazen düşer...

Beşer, düşüncesini konuşarak ifade eder.

*

Mahlukat seviyesinden kurtulup, insan (eşref-i mahlukat) olma yolunda ilerleyen beşer, bu yolculuğunda, aklını kullanma yani düşünme becerisi açısından dört aşamadan geçer.

*

Hatırlayalım;

i- Bacak arasındaki ile düşünenler.

ii- Karnında, midesi ile düşünenler.

iii- Göğsünde, kalbi ile düşünenler.

iv- Başında, beyni ile düşünenler...

*

Dinlediğiniz kişilerin nasıl düşündüklerini anlayamıyorsanız, nasıl konuştuklarına bakınız.. Tabi kendi düşünme seviyenize de bakmayı unutmayınız.

*

Bu, düşünme ve konuşma konusu bir yana, son dönemde anlaşıldı ki; insan olmadan Müslüman olunacağını zannetmek bir hastalıktır… Ve bu hastalık imanı öldürmektedir. İnsan olmanın en önemli ölçüsü ise düşünme seviyesindedir. Yani düşünce üzerinde düşünebilenler insan olma seviyesinde yükselebilir ancak, diğerleri şekildir sadece.

*

Kalp seviyesi ve altında düşünenler, düşünce üzerinde düşünemezler. Sorgulama ve analiz yapamazlar. Kolayca kanarlar, kandırılırlar. Kandıkları yalanları yayarak, başkalarını da kandırırlar. Manadan uzak şekilde yaşarlar. Bunlar iman ettikleri dinin peygamberini bile anlamazlar, çünkü imanları manada ölüdür, ancak şekil ile durumu kurtarmaya çalışırlar.

*

Örneğin, “aldığı bir bilginin aslını araştırmadan başkasına anlatmak müslümana yalan olarak yeter” diyen İslam peygamberi (sav) efendimizi anlamış olsalar, bugün gündemi meşgul eden bu kadar pislik olur muydu? Olmazdı!

*

Baştaki beyin ile düşünecek seviyeye çıkamayanlar, sorgulamaya da karşı çıkarlar, felsefeye de.. Hatta felsefeyi dinsizlik gibi gösterenlere bile kanar bunlar. Bunun farkında olmayan milyonlarca kişi manada ölmüş imanları ile şekilde Müslüman görünmeye devam etmektedir aramızda.

*

Vatandaş veya bakan fark etmez. Unvanı, makamı ile değil, düşünce seviyesini gösteren konuşması ile tanınır insan.

*

Ancak başındaki beyni ile düşünmeyi öğrenemeyen insanlar(!) bunu da fark edemezler… Bu tiplerin çoğalması, toplumu çürütür. Çürük kokusuna alışanlar da zamanla çürüdüklerini fark etmezler bile. Toplumların çürümesini önleyecek mekanizma adalet sisteminin savcılarındadır. Çürüme belli bir aşamadan sonra onları bile uyutacaktır.

*

Belki de birileri ilimden, bilime geçmemizi bilerek geciktirmektedir.

Belki de birileri, bizlerin bireysel gelişimini engellemektedir.

Belki de birileri bilerek eğitim – öğretim sistemimizin kalitesini düşürmektedir.

Belki de birileri, itaat etmek ile biat etmek arasındaki farkı anlamamız önleyerek, Allah ile kandırmaya devam etmektedir.

*

Kandıranlar utanacak değil da, kananlar utanmak istemiyorsa kanmayı bıraksınlar artık, öğrenmeye, anlamaya çalışsınlar ve işin aslını aramaya başlasınlar. İnşallah. Moskova’dan selam ve dua ile.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.