1. YAZARLAR

  2. Yılmaz Sandıkçı

  3. İnsan Olma Çabası
Yılmaz Sandıkçı

Yılmaz Sandıkçı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

İnsan Olma Çabası

A+A-

Güzelim ülkemde eğitimin, ekonominin, bilimin ve siyasetin seviyesine bakınca şu soru geliyor aklıma. İnsan nedir? İnsan olmak nedir? Nasıl insan olunur?
*
Kırk yıl önce, ortaokul birinci sınıfta ilk Din Bilgisi Dersimizde, öğretmenimin verdiği “din insanlar içindir, hayvanlar dinden sorumlu değildir, dinden insanlar sorumludur” bilgisi ile, “insan nedir, nasıl insan olunur?” soruları doğmuştu zihnimde.
*
Din dersi öğretmenim şu bilgiyi de eklemişti, “İnsanlardan da sadece aklını kullanabilenler dinden sorumludur, deliler ve aklını kullanamayanlar sorumlu değildir”... O soruların yanına bir büyük soru daha gelmişti; Aklını kullanmak nedir? Akıl nasıl kullanılır?
*
İnsan olmak ile aklını kullanmak arasında bir bağ olduğu açık, ancak “insan olma yolunda aklın etkisi nedir, insan olmak için akıl nasıl kullanılır?” sorularının cevabı hala kapalı… Aksi halde siyaset bu durumda olmazdı.
*
Mesleğim gereği, gittiğim gördüğüm onlarca ülkede her fırsatta bu konuda sohbetler ederim; İnsan olma yolunda ilerlemiş, insan olmayı öğrenmiş toplumlarda, insan olmak nedir konusu, çok da fazla konuşmaya değer bulunmuyor. Bu konuyu aşmışlar.
*
İnsan olma yolunda ilerleyememiş, insan olma konusunda yeterince düşünmemiş toplumlarda ise insan olmak nedir konusunu konuşacak cesaret bulunmuyor. Bu konuya gelememişler henüz. Bunlar, ya sorulardan kaçıyorlar ya da anlamadıkları halde anlam yükledikleri bazı deyimleri sallayıp konuyu geçiştiriyorlar. Veya hayvan gibi kavga çıkarıyorlar.
*
İnsan olmayı yeterince öğrenemeyen toplumlar, insan olma yolunda ilerleyen toplumları, kendi anlama kapasiteleri ile sınırlı anlıyorlar. Farkında olmadıkları için bu eksik anlamaktan rahatsız olmuyorlar. “Tam anlamak” için anlayış kapasitelerini geliştirmeleri gerektiğini de anlayamıyorlar. Anlamak için aklı kullanmak yerine zannetmek ile yetiniyorlar. Öğrenmek yerine kanmayı tercih ediyorlar.
*
Siz de duymuşsunuzdur, “bunlar medeni ise biz değiliz” diyenleri. Veya, iyi ki cahil kalmışım, iyi ki okumamışım diyenleri. Böyle konuşanlar çoğalıp, toplumu yönetenler arasına karıştıkça, cahilde feraset olmayacağını bile anlayamayanlar Prof. filan olabiliyor. İşte böyle toplumlar kadırıldıklarını da yem olduklarını da fark edemiyorlar. Uyaranları da düşman belliyorlar.
*
İnsan olma yolunda ilerleyen toplumlar ise bu kadar kolay ve bol yemi bulunca, tadını çıkarma yarışında bazen insanlıktan çıkıyorlar. Ancak yine de bir teşekkürü hak ediyorlar, iyi ki insanlar birbiri ile yarışıyor ve rekabet ediyorlar da bilim ve teknoloji gelişiyor.
*
Bu sayede hayvanlar daha rahat yaşıyor, daha kolay çoğalıyor ve insanlar aç kalmıyor… İnsanlar modern yem, ilaç ve aşı bulmasa ne olurdu dünyanın hali?
*
Et, süt, yumurta, post ve dahi emek!... Ne güzel ibretler ve nimetler var bilek gücünü aşıp, beyin gücüne taşınarak aklını kullananlara… Tüm gücü tek elde toplama çabasını aşıp, gücü düşünen beyinler arasında paylaştırarak yönetebilenlere… Selam ve dua insan olma çabasına. Çünkü siyasetin de bilimin de seviyesini yükseltecek olan insan olma çabası…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.