Yılmaz Sandıkçı

Yılmaz Sandıkçı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

İran-2 ve Noel

A+A-

Son yazımda 2 hafta önce yani geçen yıl İran seyahatimdeki gözlemlerimi, ilk gittiğim 1995 yılından bu yana Türkiye’de yaşadıklarımız ile bağlantılı olarak anlatmaya çalışıyordum. Tabi ki bu köşeye sığabilmek için özetin özetinde kalmak zorundayım. Yine de anlayan anlar ümidi içinde yazmaya devam ediyorum; “akıl sahibi adama lafın tamamı söylenmez” demiş Hz. Mevlana. Ben de okuyanlara bir şeyler öğretme hadsizliğine düşmeden yazmaya, gördüğümü, gözlediğimi, kafamda oluşan soruları paylaşmaya çalışıyorum sizlerle.
*
Bu arada yeni yılınız mutlu ve bereketli olsun. İran’da yılın en uzun gecesi olan 21 Aralık Yalda Gecesi olarak kutlanıyor, kışın ortasında taze meyvelerle. Yeni yıl için yazdıklarımı geçen hafta gönderemedim ama değinmeden edemeyeceğim. Zira birileri bizim Kurban Bayramımızı diline dolamaktan hiç geri durmuyor. Yeni yılı karşılamak, kutlamak bir sorun değil ama Hıristiyan inancı içinde bir bayram olan Noel sürecini ayırmak gerek. Noel’in simgeleri Noel Baba ile çam ağacı bazılarına sevimli görünse de, bir de şu açıdan bakın derim; Kurban bayramımıza hayvan katliam diyen ve bu fikirlerini sanki Müslümanmış da öz eleştiri yapıyormuş gibi ifade edenlere şunu sormak gerek; peki sizin yaptığınız çam ağacı katliamına ne demeli?
*
Bazıları çam ağacı katliamını masum göstermek için, “hayır biz ağaç kesmiyoruz plastik ağaçlar kullanıyoruz” şeklinde cevap verebilirler. Onlara sorulacak soru da şu “doğal ağaçları kesmemek için kullandığınız plastik ağaçların üretim sürecinin doğaya verdiği zarar ve kullanım sonrası bu plastikleri çöpe, doğaya attığınız zaman doğaya verdiğiniz zarar ile doğal ağaçları keserek verdiğiniz zararı kıyaslamaya yetecek bir zihinsel kapasiteye sahip misiniz yoksa laf olsun diye mi konuşuyorsunuz?
*
Her Müslüman öz eleştiri yapmalı, bunu yapacak feraset ve algıya sahip olmalı. Bunun için de zihinsel olarak kendini geliştirmek üzere çok yönlü bir okuma alışkanlığı edinmeli ki, Müslümanmış gibi görünüp, Müslümanlar adına öz eleştiri yapanların veya Müslümanlara cennet kapılarını açanların aslında nasıl nifak tohumları ekmekte olduğunu anlayıp, itiraz etmeli, hakikatı ortaya koymalı ve görüntüleri ne olursa olsun koyun misali onları takip etmemeli. Müslümanların Kurban Bayramında kestiği hayvanlar, insanların en önemli besin kaynağı olarak değerlendirildiği gibi, bu hayvanların derisi, kemiği, tırnakları ve hatta atıkları bile sanayide hammadde olmaktadır. İşi bitince atılan çam ağaçları gibi “çöp” olmamaktadır. Sorun bazı Müslüman kardeşlerimizin bazen imkansızlıktan ama çoğunlukla cahillikten dolayı verdiği şık olamayan görüntülerdir ki, haklı işlerini haksız göstermek isteyen İslam düşmanlarına fırsat vermektedir. Dileriz Müslümanlar bu cahillikte ısrarcı olmazlar.
*
Gelelim İran konusuna, son yazımda bazı soruları sorarak bir sonuca varabilir miyiz ve İran’ın tecrübesinden kendimize de pay çıkarabilir miyiz demiştik; Fransa gibi haçlı ordularının hem komutanı hem de askeri olan bir ülkenin Müslüman bir ülkeye ne hizmeti dokunur? İslama hizmet edecek bir kişiyi niçin himaye eder? sorularını Humeyni’nin İran’a dini lider olduktan sonraki süreç ile birlikte soramıyorsak, uykuya devam ediyoruz demektir. Uyuyorsanız kimseyi suçlamaya da hakkınız yoktur. Düşman düşmandır ve düşmanlık yapma hakkına sahiptir, düşmanlık yapıyor diye düşmanı suçlayan Müslüman hatayı yanlış yerde aradığı için çözüme ulaşamaz ve kısır döngüden kurtulamaz. Müslüman adil olmalı ve hatayı kendisinde de aramalı; bana bunu yapması için düşmana fırsatı niçin verdim?
Devam edeceğiz inşallah…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.