1. YAZARLAR

  2. Yılmaz Sandıkçı

  3. Irkçılık Yükselişe Geçmiş?
Yılmaz Sandıkçı

Yılmaz Sandıkçı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Irkçılık Yükselişe Geçmiş?

A+A-

 

Demokrasi ile yönetilen batı devletlerinde ırkçılık yükselişe geçmiş diyorlar. Hemen şu soru geliyor aklıma, yükselen ırkçılık mı yoksa milliyetçilik mi?

*

Geçen yüzyılda, Kuvay-i Milliye, batılı emperyalist İslam düşmanı devletlerin oyununu bozan, tekerine çomak sokan, planlarını erteleten bir avuç Türk milliyetçisinin başarısıdır. Türk milliyetçiliğinin bu başarısı, İslam düşmanı, sömürgeci devletlerin o dönemde yaşadığı en büyük başarısızlık olmuştur. Bu yüzden, Türk milliyetçiliğini yok etmek ve küçük düşürmek esas hedefleri olmuştur. Bu hedeflerine ulaşmak için dinimizi de ekonomimizi de kullanmaktadırlar.

*

Kuvay-i Milliye içinde, çeşitli halkların bulunduğu da bir gerçektir ancak düşmanın, bu topraklara Türkleri yok etmek için saldırdığını dikkate alınca bir daha düşünmek gerekir. Batıda Osmanlı, Türk İmparatorluğu demektir. Osmanlı’nın 1. Dünya Savaşı’na girişini, İngiliz basını “Osmanlı ile” yerine “Türkler ile savaştayız” manşeti ile duyurmuştur. Yani düşmanın hedefi Türklerdir, hedefi Türklüğü yok etmektir.

*

İşte tam da burada milliyetçilik ile ırkçılık arasındaki ince ama keskin çizgiyi iyi anlamak gerektiği kendini gösteriyor. Bu ince çizgiyi anlayarak konuya zarar vermeyecek şekilde aşmamalıyız.

*

Osmanlıyı milletçilik akımları yıktı diyerek, Türk milliyetçiliği aleykinde konuşan kafalar, Osmanlının yıkıntısından Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran ve geliştiren gücün Türk milliyetçiliği olduğunu hazmedemeyenlerdir.

*

Milliyetçilik yıkıcı değil yapıcı bir güçtür, yıkıcı olan ırkçlıktır. Türk düşmanları bu farkı bilseler de konuşmazlar. Çünkü onların derdi başkadır. Günümüz siyasetinde hayati bir görev üstlenen Türk Milliyetçileri bu farkı anlamalı ve anlatmalıdır

*

Irkçılık ilkel bir dürtü olduğu için başka milletlerin, güdümüne kolayca girer. Aklı kullanmayı öğrenmiş milletler, özellikle düşünsel sorgulamayı geliştirmiş, malumat içinden bilgi üretebilmiş, düşünceden analitik düşünceye geçmiş, bilgi ile bilim kurabilmiş, malumat ile bilgi arasındaki farkı, ilim ile bilim arasıdaki farkı, ırkçılık ile milliyetçilik arasındaki farkı anlamış, kanmak yerine öğrenerek anlayan milletler, bazı halkların ırkçılık duygularını kontrol altına alarak, hedeflerine ulaşmak için kullanmaktadır.

*

Aynı şekilde, son Türk İmparatorluğu Osmanlı’yı yıkmak isteyen malüm batılı devletler, milliyetçilik bilinci gelişmemiş, ırkçı dürtülerin etkisi ile hareket eden halkları güdümüne alarak, kullanmıştır. Yani sözün doğrusu, Osmanlıyı milletçilik akımları yıktı yerine “Osmanlıyı ırkçılık akımları yıktı” demektir. Bizim de insanlığın da ortak düşmanının ırkçılık olduğu anlaşılmalıdır. Peygamber Efendimizin (SAV) hadis-i şerifi de bu fark dikkate alınarak, tevil ile değil tercüme ile anlatılmalıdır.

*

Geçmişte, malumat içinden bilgi üretecek seviyede düşünme becerisi geliştiremeyen Türkler, medrese ile üniversite arasındaki farkı anlayamayan Türkler, batılı devletlerin, hem cephedeki bilim ve teknoloji gücüne, hem de zihinlerdeki düşünce gücüne karşı koyamamıştır. Çünkü milliyetçilik ile ırkçılık arasındaki farkı anlamadan, ırkçı olma korkusu yüzünden düşülen cibilliyetsizlik, beyin gücü geliştiremediği için bilek gücüne güvenir.

*

Yeni dünya düzeninde başımıza örülecek çorapları sökmek için bilek gücü yetmeyecektir. Öncelikli görevimiz, gelişmenin kıvılcımı olan milliyetçiliğin anlaşılması ve anlatılmasıdır. Bunu yapmazsak, bize milliyetçiliğimizi ayaklar altına aldıranların, bizi başkalarının ırkçı emellerine hizmetçi etmeye çalıştığını da anlayamayız.  Selam ve dua ile…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.