1. YAZARLAR

  2. Yılmaz Sandıkcı

  3. İşadamı Akademisyen
Yılmaz Sandıkcı

Yılmaz Sandıkcı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

İşadamı Akademisyen

A+A-

Pazartesi günü kaldığım yerden devam ediyorum…

Farklı ülkelerde farklı milletlerden birçok işadamı ile tanışmam hayata bakışımı değiştirdi ve geliştirdi. Akademisyen olmak yetmezdi, ben bir “işadamı-akademisyen” olmalıydım. Bilimi, iş dünyasına uyarlamalıydım. Sanayi – üniversite işbirliğinin ne kadar gerekli olduğunu ama ne kadar da yetersiz kaldığını görmüştüm.

*

Arkadaşlarım henüz iş ararlarken ben bir fabrikada yönetici olmuştum bile. Akademik çalışmalara zaman ayırabilirdim artık. 1993 yılında Selçuk Üniversitesi Uluslararası İktisat Bölümü Yüksek Lisans sınavını birincilikle kazandım. İlk yıl güzel geçti, ikinci sınıfa başladığımda, bazı notlarımın kaybolduğunu öğrendim ve aynı dersleri tekrar almam gerekti. Sonuç, sanayi-üniversite işbirliğine odaklanan biraz uzunca bir tez yazmaya çalıştığım için sürem yetmedi. 

*

Sonradan çıkan aflar ile heveslensem de yeterli zamanı ayıramadım, zira dış ticaret kariyerim tüm zamanımı alıyordu. Yöneticisi olduğum fabrikanın Konya’da vergi rekortmenleri arasına girmesi de çabamızı taçlandırmıştı. Bu motivasyon ile 1997 yılında Londra’da bir şirket kurdum… 3 yabacı dil daha öğrendim. Vatanıma teknoloji ve döviz kazandırdım. Bugün, 60’dan fazla ülkeye ihracat yapmış, 43 ülkede bulunmuş bir işadamı - ihracatçı olarak, yeni ihracatçılar yetiştirmek üzere tecrübelerimi paylaştığım eğitimler veriyorum. İhracata başlamak isteyen veya ihracatını artırmak isteyen firmalara imkânlar sağlıyorum. Milletime hizmete devam ediyorum.

*

Yüksek Lisans hocamın enstitüye gönderdiği notlarımı kaybeden akademisyen(!) kime “hizmet” etti, eline ne geçti? Bilemem. Kim olduğunu da bilmiyorum ama bu satırları okuyorsa kendisinden bahsettiğimi bilecektir… Ben, sadece bana kötülük etmek isterken, nasıl bir iyilik ettiğini biliyorum ve her kim ise ona büyük ama çok büyük bir teşekkür borcum olduğuna inanıyorum. Yine de kendisine verilen göreve ihanet ettiği için cezasını bulduğuna, henüz bulmadıysa bile er ya da geç bulacağına inanıyorum.  Çünkü Allah’ın, evreni bazı insanların anlayamadığı bir adalet mekanizması ile yönettiğini biliyorum.

*

Konu ben değilim elbette. Vatanımızın, milletimizin dünya çapında gelişmesine katkıda bulunma potansiyeli olan binlerce insanımız dışarıda tutulurken, kendi milletine düşman olacak kadar gözü dönmüş, beyni yıkanmış, insanlıktan çıkmış kişilere unvanlar, makamlar verildiğini hep birlikte gördük. Bu gördüklerimiz, üniversitelerin yandaş yatağı değil bilim adamı yuvası olacak şekilde yeniden reforme edilmesi gerektiğini düşündürmek için yetmez mi?

*

Seksen kiloluk bir bedeni iki gramlık diş yerlerde süründürür, yataklara düşürür. Seksen kilo içinde iki gram da ne ki, diyemeyiz. O diş bulunup ya tedavi edilmeli ya da çekilip atılmalıdır. Ve diğer dişlerin çürümemesi için de tedbirler alınmalıdır.

*

Tam bağımsızlık yürüyüşümüze kesintisiz devam etmek istiyorsak, eğitim ve öğretim politikalarımızda gecikmeden bir reform hareketi başlatılmalı ve bu reform ideolojik bakışlara, gelişmemiş akıllara bırakılmamalıdır. Selam ve dua ile.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.