Yılmaz Sandıkcı

Yılmaz Sandıkcı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

İslam Ekonomisi

A+A-

İslam ekonomisi krizden çıkmanın anahtarıdır diyen kişi ile ekonomist olmayan bir siyasetçiyi, bir kamu bankasının yönetimine atayan kişi aynı kişi. Kamu bankası deyip geçmeyin, kamunun yani halkın, milletin malıdır. Ve içinde tüyü bitmedik yetimin hakkını barındırır. İslam ekonomi ilkelerine göre yetimin malına nasıl davranılacağı gayet açıktır.

*

Bir kamu bankası herhangi bir kamu kurumu gibi değildir, yönetimi yerel ve küresel çapta yetkin bilgi ve tecrübe birikimi yanında genel ekonomi bilgisi yanında para, finans dallarında özel uzmanlık da gerektirir. Bir bankanın yönetimine işinin en iyileri arasından seçilecek kişilerin atanması beklenir. Bu hassasiyeti göstermeden İslam Ekonomi Modeli konuşmak, anahtarı odundan oymaya benzer. Odundan bir anahtar kilidi açamaz ancak anahtarlıkta güzel durur.

*

İslam ekonomi modeli isteyenler, her şeyden önce dünyada uygulanan mevcut ekonomi sistemlerine alternatif bir ekonomi modeli tanımlamalıdır İslam’ın dili ile… Bunu yapabilmek için de mevcut durumu anlamak gerekir bilimin dili ile…

*

Şahsen gözlediğim kadarı ile gelişmiş ve onları takip ederek gelişmeye çalışan onlarca ülkede özellikle sanayi sektöründe mesai, güneş doğmadan önce başlıyor. Oysa sabah namazına kalkmanın farz olduğuna inanan Müslüman ülkelerde böyle bir anlayış da yok uygulama da. 1994 yılından beri bu konuda önerimi detaylı şekilde tekrar ettim defalarca. Oooo, çok iyi fikir diyerek taktir ve teşekkürden başka bir şey duymadım. Sabah namazına uygun bir mesai saati tanımlamayı düşünmeden, İslam Ekonomi modeli düşünmeye kalkışmak çok büyük çelişki bence. Uyanmadan olmaz çünkü.

*

Bir de İslam ekonomi modelini, faiz konusuna sıkıştırma yanlışından kurtarmayı düşünmeliyiz. Kul hakkı konusu başlı başına bir ekonomi modelinin temelidir mesela, bunu destekleyen zekat konusu da modelin merkez sütunu olabilir. Bunlar ne kadar iyi anlaşılırsa İslam Ekonomi Modelinin çatısı, o kadar yüksek ve büyük olacaktır. Faiz konusunda boğulmadan önce parayı anlamak gerekir. Para nedir ve tarihi süreç için para nasıl bir evrim geçirmiştir? Bunları anlarsak faiz ile para ilişkisini de anlarız bence. Teşbihte hata olmaz, para binayı oluşturan tuğla ve harç içindeki kuma benzetirsek faiz sudur. Görevi bitince uçar gider, harç ve tuğla kaya gibi binlerce yıl görevine devam eder. Böyle konularda kuru kuruya düşünmek yetmez, sorgulamak, kavga etmeden tartışmak da gerekir yani en az 2 hatta 3 kademeli düşünmek hatta üst akıl seviyesinde düşünmek gerekir.

*

Düşünmek deyince aklıma geldi, korona virüs salgınında önem kazanan Bilim Kuruluna üye sokmayı düşünebilen Diyanet İşleri Başkanlığı, Diyanetin kurullarına da bilim insanı almayı düşünmelidir. Örneğin, fetva kurulunda, Kur’an-ı Kerim tercüme kurulunda, istişare kurulunda yeterli sayı ve çeşitlilikte bilim insanı bulunmalıdır. Bu sayede, Kur’an’da Allah’ın anlattığı İslam ilkeleri, şehir planlamadan mimariye,  adaletten ekonomiye, insandan topluma her açıdan daha doğru anlaşılacaktır… Bunu yapmayan siyaset veya diyanet üst akıl seviyesinde düşünemiyor demektir.

*

İslam anlayışı, siyasi iktidar ile dans etmeyi beceren tarikat veya tarikatların bakış açısına hapsedilmemelidir. Bundan kurtulunca, İslam Ekonomi Modelini konuşmak daha kolay ve anlamlı olacaktır..  Selam ve dua ile.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.