1. YAZARLAR

  2. Ahmet Akkuş

  3. İstanbul Sefiri-Marko Paşa
Ahmet Akkuş

Ahmet Akkuş

Yeşil Yol
Yazarın Tüm Yazıları >

İstanbul Sefiri-Marko Paşa

A+A-

Süper Lig’in 7.haftası geride kalırken Konyaspor ligin namağlup ekibi Fenerbahçe’ye konuk oldu. Maç öncesi tam 8 oyuncusundan yoksun olan Konyaspor, geçtiğimiz 3-4 haftada alınan sonuçlar ve Fenerbahçe’nin sezon başından bu yana gösterdiği performansın ardından pek de ümitvar gitmedi. En azından kendi tahminime göre realistik düşündüğümde büyük bir mağlubiyet bekliyordum.

Ama hiç bir maç oynanmadan kazanılmıyor. Bu maçta da bunu tekrar görme fırsatı bulduk. Sahaya çıkan kim olursa olsun gerekli mücadeleyi gösterebilirse sezonun 18 transferle şampiyonluk için kurulmuş ve bu haftaya kadar namağlup gelmiş takımına karşı galibiyet alabiliyor.

Maç içine geçersek Konyaspor maç boyunca doğru oyunu oynadı. Bu kadar eksikle gittiği bir FB deplasmanında rakibi kendi sahasına hapsedip oyunu rakip sahada oynamayı düşünmek hayalcilikten öte değil. Bunun yerine rakibi kendi üzerine çekmeyi ve sabırlı pas oyunları ile hücuma çıkıp defans arkasındaki boşluklardan yararlanmayı planladı.

Fenerbahçe de geçmiş haftalardaki o baskılı oyunu oynama fırsatı bulamadı. Tüm açıkları Konyaspor defansı kapattı. Zamanın ilerlemesi ile Fenerbahçe oyuncu değişiklikleri de yaparak baskıyı hissettirmeye başlamıştı ki Selçuklu Devleti Sırbistan İli Valisi Marko Paşa sahneye çıktı ve uzun yıllar unutulmayacak bir gole imza attı.

Ardından da yıllarca alt liglere gönderilmiş ve sonunda formayı kapmış seyyah stoperimiz Abdülkerim’in güzel pasında Kravets fişi çeken isim oldu. Sezon başında Kravets’in katkı sağlayacağını düşündüğümü ama birinci forvet olarak yetersiz kalacağını düşündüğümü söylemiştim. Attığı gollerden bağımsız, hala da lafımın arkasındayım. Ben kendisinin gezgin forvet olduğunu ve yanında oynayacak net bir santraforla çok daha iyi oynayacağını düşünüyorum. Yine de forvet özelliğinin Bajic’ten çok daha iyi olduğu aşikar. Bu arada bu pozisyonda Bajic olsa sizce gol olur muydu?

Gelelim şu malum el pozisyonuna...

Yorumcuları da dinledim ve el pozisyonlarının net bir anlatımının olmadığını, gri pozisyon olarak nitelendirilebileceğini vs gözlemledim. Benim ise el pozisyonlarında şahsi düşüncem şu şekilde...

Pozisyonda elle oynama var mı? Var.

Bu oynama oyuncuya avantaj sağlıyor mu? Sağlıyor, aksi halde o top Guilherme’ye doğru açılırdı.

Bu elle oynama olmasa pozisyon bu şekilde golle sonuçlanır mıydı? Yüksek ihtimalle hayır.

Bu oynama Konyaspor’a olumsuz etki ediyor mu? Evet.

O zaman neyi konuşuyoruz hala anlamıyorum. El konusunun da kısa ve net olması açısından avantaj sağlayıp sağlamaması üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu arada pozisyonun devamında bir de kalecinin önünün kapatılarak şutu görmesinin engellenmesi yani ofsayt durumu var. Guilherme pozisyonu bozuyor mu bozmuyor mu bilemiyoruz, çünkü yayıncı kuruluş pozisyonu  ofsayt kamerasından göstermeye tenezzül etmedi.

Kısaca Konyaspor doğru oynayarak kazanmayı hak etti. Bu maç öncesi İsmail Hoca’yı neyi yanlış yaptı diye eleştirdiysek bu kez de neyi doğru yaptıysa takdir edelim. Umalım ki bu maç Konyaspor’un yükselişinin sıçrama tahtası olur.

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.