1. YAZARLAR

  2. Mustafa Güden

  3. İstanbul’da Seçim Manzarası
Mustafa Güden

Mustafa Güden

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

İstanbul’da Seçim Manzarası

A+A-

Dünyanın göz bebeği İstanbul haziran ayında yapılacak Büyükşehir Belediyesi seçimlerine hız kesmeden hazırlanırken dünya ülkeleri de bütün dikkatlerini boğazın incisine sabitledi. İstanbul seçimlerinde Millet İttifakı Adayı Ekrem İmamoğlu ile Cumhur İttifakı Adayı Binalı Yıldırım arasında görünen yaklaşık 29 bin oy farkı, ‘Büyükşehir oylarına yönelik’ yürütülen ‘maniplatif hareketlerin’ tespit edilip bir kısım sandığın sayımından sonra 15 bine gerilemişti. Seçimin tekrarında nasıl bir tablo oluşacağı, kazananın kim olacağı hususunda elbette her parti kendine özgü bir yorum ortaya koyuyor.

29 bin olan farkın itirazlarla saydırılabilen sandıklardan sonra 15 bin seviyesine gerilemesi ve CHP’nin itiraza konu birçok sandıkta sayımı ‘itiraz yoluyla’ durdurması Haziran’da sayısal üstünlüğün Binali Yıldırım lehine değişeceği öngörüsünü beraberinde getiriyor. Fakat İstanbul’da asıl belirleyici kitle 31 Mart’ta sandığa gitmeyen 1 milyon 704 bin seçmen olacaktır. İptal edilen seçimde her parti rakibini de kendisini de her yönüyle tartmış ve eksiğini yükseğini belirleyerek buna göre bir planla hazırlanıyor olmalıdır.

DSP’nin seçim gardı

CHP çevrelerinde ‘DSP’nin adayını çekerek İmamoğlu’na destek olması yönünde’ beklentiler yükselmişti. DSP’nin kamuoyuna yaptığı açıklamalar iki partinin de zıt kutuplarda bulunduğunu ortaya çıkardı. Hatta Genel Başkan Önder Aksakal durumu şu sözlerle özetledi: “Bazı arkadaşlar parti meclisimize Ekrem İmamoğlu’nun desteklenmesi konusunda teklif getirdi, uzun uzun tartıştık, sonra oylamaya geçtik. Hatta iki kez oyladık. Ekrem İmamoğlu reddedildi.” Aksakal, İmamoğlu’na destek vermeme gerekçelerini de şöyle açıkladı: “DSP demek, Kıbrıs demektir. DSP demek, bağımsızlık demektir. DSP demek, bayrak demektir. DSP demek, milli hassasiyet demektir. FETÖ’cülerin Amerika’dan, PKK’lıların Kandil’den, HDP’lilerin de Meclis’ten destek verdiği birine, DSP kurumsal olarak destek vermez, veremez.”

SP’nin seçim gardı

Parti üst yönetiminde olmasa dahi AK Parti çevrelerinde de SP’nin desteği bekleniyordu. İlginç bir durum; SP çevrelerinde de ‘AK Parti’nin ‘100 bin oy hatırına kendilerini ikna ederek’ desteklerini alması yönünde beklentilerin olduğu görüldü. Netice de SP yönetimi zaten tercihini hızlı bir şekilde yaparak 31 Mart’taki çizgisinde yürüyeceğini deklare etti.

SP’li Hasan Damar’ın bir salon konuşmasında sarf ettiği sözler ise tabanı birbirine göz kırpan AK Parti ile SP arasındaki onulmaz farkı ortaya koydu. Damar, "Saadet Partisi anahtardır. İstanbul’da 120 bin oy aldık, AK Parti 15 bin oyla kaybetti. Türkiye'yi ve İstanbul'u kaybettiren Saadet Partisi'dir. Bunu herkes böyle bilsin. AK Parti'ye yine kaybettireceğiz" diyerek partisinin kazanma ilkesiyle değil, ‘kaybettirme prensibiyle’ işlediğini gösterdi.

Milli Görüş camiası merhum Erbakan’ı senelerce ‘Kıbrıs fatihi’ sloganlarıyla andı. Bugün gelinen noktada DSP Genel Başkanı, ‘“DSP demek, Kıbrıs demektir’ diyerek CHP’ye sırt çevirirken, anlaşılan SP seçim stratejilerini tarihi ilkelerle belirlemiyor.

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.