Yılmaz Sandıkcı

Yılmaz Sandıkcı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

İstiklal

A+A-

Kelime kökeni Arapça. Türkçe anlamı, bağımsızlık.

*

Etimolojik olarak bakınca, 15. yüzyıldan önce istiklal kelimesinin, hükümdara karşı isyan çağrıştıran olumsuz anlamda kullanıldığı görülüyor. Ancak Osmanlı’nın Avrupa ülkeleri karşısında gerileme ve yenilme döneminde, özellikle de 1881 yılındaki Düyun-u Umumiye Kanunu’nu çıkarması ile borç aldığı Avrupa ülkelerine karşı malî bağımsızlığını yitirmesinden sonra “istiklal” kelimesi olumlu bir kavram haline gelmiş. 

*

Cumhuriyetin ilanı ile de Osmanlı maliyesine ve dolayısı ile devletine haciz koymuş olan Avrupa ülkelerinden kurtuluşu ve bağımsızlığı simgeleyen bir övünç kelimesi halini almış istiklal.

*

Bağımsızlık ile özgürlük genellikle birbirine karıştırılır ama kısaca şöyle değinerek konumuza dönmek istiyorum: Ekonomide başka ülkelere, dış kaynaklara bağlı olabilirsin ama siyasî kararlarını özgürce alabilirsin. Ekonominin başka ülkelere “bağlı” olması sorun olmayabilir ama “bağımlı” olmak bir sorundur.

*

Marş kelimesinin kökeni Fransızca. Osmanlının batılılaşma reformları sırasında giriyor dilimize ve yürüyüşü başlatma emri, uygun adım yürüyüş ritmi, bir topluluğu simgeleyen müzik parçası gibi anlamlara geliyor.

*

İstiklal Marşı bu durumda “Bağımsızlık Yürüyüşünün Ritmi” oluyor. Kurtuluş Savaşının zafer ile sonuçlanması ile “bağımsızlık” kazanılmıştır ama “tam bağımsızlık yürüyüşü” devam etmiştir ve durdurmaya çalışanlara rağmen devam etmektedir.

*

Tam bağımsızlık, düşmandan temizlenen vatan üzerinde bağımsız bir ekonomi kurmak ile sağlanabilir. Tarihimizden aldığımız cesareti, ecdadımızdan aldığımız tecrübeyi ve şehitlerimize layık olma gereğini hatırlatan İstiklal Marşı’nın ritmi ile devam ettiğimiz bu yürüyüşte, durmak kaybolmaktır, kaybetmektir.

*

Bu durumda İstiklal Marşı kimleri rahatsız eder? İstiklal Marşı’ndan kimler rahatsız olur? Rahatsızlığını net olarak ifade edemeyenler zaman zaman “İstiklal Marşı okunurken ayağa kalkmak gerekmez” veya “İstiklal marşının bestesini değiştirelim” veya “mehter marşına benzetelim” ya da “Allah kelamı değil ya” gibi bazılarımızın kafasını karıştıran, bazılarımızın kulağına hoş gelen sözler ile bizi kandırmayı deneyebilirler… Bazılarımız onlara kanıp, onların sözlerini tekrar edebilir. Kanmak, kaybolmaktır. Yok olmaktır.

*

Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan din adamı zannettiği birisi tarafından, din adına kandırıldığını kabul etme büyüklüğünü gösterdi. Bu kandırılma ile devlet ve millet büyük bedel ödedi. Uçurumdan dönüldü… Allah (CC) korudu.

*

Sayın Cumhurbaşkanımızın, tarihçi zannettiği kişiler tarafından da tarih adına kandırılmakta olabileceğini düşünmesini bekliyoruz… Bunların kulağa hoş gelen sözlerine kanması halinde milli dokumuza zarar vermek isteyen düşmana ortam sunabileceğini düşünmesi için başımıza yeni belalar gelmesini beklememesini diliyoruz.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.