1. YAZARLAR

  2. Turan Aydın

  3. İthalat ve İhracat Meseleleri
Turan Aydın

Turan Aydın

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

İthalat ve İhracat Meseleleri

A+A-

AK Parti Aydın Milletvekili Rıza Poşacı bir televizyon yayınında söyledi: “Tarım Bakanlığı’nda ithalat lobisi var.” Milletvekiline hak veriyorum. İtiraf etmesi bir erdemliliktir. Bu sözü duyunca 1996-1997 yılları arası dönemde 54. Hükümetin Tarım Bakanlığı’nda, bakanlık danışmanlarından birisi bakanlıkta dönen ithalat dolaplarını anlatmıştı onu hatırladım. Dönemin Başbakanı Necmettin Erbakan talimat verir, yerli üretimi teşvik edecek hazırlıkların yapılmasını ister. İlgili bakanlık bürokratları çalışmaya başlar tarımın her alanında üretim maliyetleri ve ithal maliyetleri çıkarılır. Efendim “Üretim pahalıya mal oluyor, ithalat daha ucuz” derler fakat bazıları yerli üretim yapılmasına karşı çıkarlar ancak onlara rağmen yerli üretim teşvik kararnameleri çıkarılır, bir üretim seferberliği başlatılır. Karşı çıkan bürokratlar gelirler ilgili bakanın başdanışmanı Konyalı olan hemşerimize derler ki “Efendim biz her ithalat ihalesinde yüzde 25 komisyon alıyoruz, siz de kazançlı çıkardınız çünkü bu komisyonu biz bakanlık bürokratları olarak aramızda paylaşıyorduk niye mani oldunuz?” Başdanışman da “bu zamana kadar böyle miydi?” der. “ Evet” cevabını alır. Dolayısıyla sanki yıllar yılı bakanlıkta dönen dolaplar ve entrikalar aynen devam ediyor, bahsi geçen milletvekilinin itirafından da anlaşılmaktadır.

***

  1. hükümet döneminde 1996-1997 yılları, Başbakan Erbakan ithalatı tedricen azaltmak suretiyle diğer taraftan tarımın her alanında yerli üretimi teşvik edecek şekilde tedbirler ve teşviklerle üretim artışı sağlamakla, ithal edilen malların yerine ikame ürünlerinde üretim artışının yapılması ile ithalatı minimum seviyeye çekmekle, daha sonra ithalata gümrükleri artırmak suretiyle bir üretim seferberliği başlatıldı, yürütüldü. En yüksek rakamlarla teşvikler verilerek tarım desteklendi, her alanda yerli üretim artışları sağlandı, Bu üretim artışlarına karşın Toprak Mahsulleri Ofisi en yüksek miktar ve değerinde alımlar yaparak üreticinin tefeci ve tüccara sömürülmesini engel olmuştur. Et ithalatı fonu yüzde 30 yükseltilerek ithalat azaldı, daha sonra da canlı hayvan ve et ithalatı yasaklandı böylece hayvancılık sektörü korunmuş oldu. Kredi ve teşvikler Anadolu’nun kalkınmasına, yerli ve milli sanayinin oluşmasına aktarıldı. Bütün bu işler yapılırken yeni zam ve vergiler konmadı. Kerkük-Yumurtalık boru hattı açıldı, ekonomiye büyük katkılar sağlandı. “Önce doğruyu bilmek gerekir, doğru bilinirse yanlış da bilinir ama önce yanlış bilinirse doğruya ulaşılamaz.” (Farabi)

***

Yıllar öncesinde bir kitapçıktan okumuştum. “Veren el alan elden üstündür” (H.Ş) Kitabın yazarını hatırlayamadım. Bu hadisi şerifi ekonomik yönden ithalat ve ihracat olarak açıklamıştı, hatırımda kaldığı kadar ile yazacağım. Veren el; ihracatı, alan eli ise ithalat olarak açıklamıştı. İhraç edersen üstün olursun. Dolayısıyla kendi üreticin tarımdan, sanayiye, ticarete, ulaşıma/nakliyecilikte her alanda üretim ve hizmet sektörü canlanacak kendi insanın üretecek kazanacaktır. İthalatta ise; tam aksine ithal ettiğin ülkenin insanı ekonominin her alanında kazanacak. Düşünün bir ülkenin ihracatı, ithalatının iki katı olduğunu üretimden, teknolojiye ve sanayi mamullerine kadar iki kat ihracat olması halinde milli ve yurtiçi hâsıla, kişi/fert başına düşen gelir artışı da iki kattan fazla olacak, işsizlik olmayacak dolayısıyla ekonomik gelişmişlik sağlanacak, yurtta barış, kardeşlik ve huzur artacaktır.

Güçlü ekonomi beraberinde şahsiyetli dış politikayı getirecek, sözü geçen, diplomatik temaslarla bölgesinde ve dünyada saygın ve etkili olmayı sağlayarak, dünyadaki haksız ve adaletsizlikleri önleyecek, mazlum ve mağdur coğrafyalardaki ülkelere lider ülke olacak, birlik ve beraberliği sağlayacaktır. Merhum Erbakan Hocanın Milli görüş ilke ve prensipler ile ülkemizde iç barışı, kardeşliği ve adaleti tesis ederek yaşanabilir bir Türkiye’yi, yeniden büyük Türkiye’yi kurmuş olacaktır. İslam birliği kurulacak, İslam ortak pazarı, ordusu, ortak para birimi dinar, kültür işbirliği vs. bu birliklerin kurulması ile yeni bir dünyanın kurulmasını sağlayacak, aynı zamanda Merhum M. Kemal Atatürk’ün yurtta sulh ve cihanda sulh ilkesini ve prensiplerini de tesis etmiş olacaktır. Hoşça kalın, Allah’a emanet olunuz.

 

 

 

 

 

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar