1. YAZARLAR

  2. Yılmaz Sandıkçı

  3. Kadına Şiddete Hayır Demek Yanlıştır
Yılmaz Sandıkçı

Yılmaz Sandıkçı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Kadına Şiddete Hayır Demek Yanlıştır

A+A-

25 Kasım, “Kadına Şiddete Hayır” deme günüymüş! Şiddet, bir cinsiyet sorunu değildir ki, şiddet bir insanlık sorunudur. Doğrusu “şiddete hayır” demektir!

*

Şiddeti cinsiyet ayrımcılığı ile ifade edenler şiddete çözüm bulamazlar. Cinsiyet ayrımına karşı çıkanların, şiddeti cinsiyet ayrımına tabi tutması büyük bir çelişkidir ve bu çelişkiyi anlamayanlar şiddete çözüm bulamazlar.

*

Kadına değer vermek isterken, erkeği aşağılamak da çözüm getirmez. Birisinin değerlenmesi diğerinin değersizleşmesi ile olacaksa “olmaz olsun öyle değer” demeyenler şiddete çözüm bulamazlar. Kadın ve erkek birlikte değerlenirse anlamlıdır, aksi halde tek kanat ile uçamayan kuş gibi kısır bir döngü içinde döner dururuz.

*

Kadına şiddeti önlemek için çıkarılan kanundan sonra, şiddet kaynaklı kadın ölümlerinde artış olması, kanunda bir yanlışlık olduğunu düşündürmüyor mu? Şiddet, bir cinsiyet sorunu değil, bir “insan olma - olmama” sorunudur.

*

Aile içi şiddete karşı mücadeleyi, kocayı evden uzaklaştırmak veya hapse atmak gibi tehditler ile yapmak da bir başka sorundur. Tehdit ile tedbir (!) olmaz. Kadını koruma kanununun arkasında gizlenerek erkeğine şiddet uygulayan kadınların çoğaldığı bazı mahkeme dosyalarında sabittir. Bu da kanunun amacı dışında kullanıma açık olduğunu gösteren bir başka sorundur.

*

Bir daha soralım; mutluluk hayalleri ile evlenen kadın ve erkek nasıl olur da böylesi acı, kötü ve çirkin anılar yaşayabilir? Şiddeti cinsiyet üzerinden tanımlayanlar buna cevap veremez. Kendisinden güçsüz birini dövmek ne kadar hayvanca ise kendisinden güçlü birisi ile dövüşmek de o kadar hayvancadır. Dövüş her zaman fiziki olmayabilir, şiddet de öyle… Bazı şiddet türleri fiziki iz bırakmaz ve sadece görünen izler üzerinden şiddet tanımı yapanlar da çözüm bulamaz!

*

İnsanlık konuşmakla başlar, konuştuğu sözcüklerin anlamı üzerinde düşünmekle gelişir. Bir ailede şiddet varsa, kocayı tehdit ile korkutmak yerine o aileyi psikoloğa göndermek gerekir. Koca, karı ve çocuklar, hep birlikte, hatta dünürler bile… Şiddeti cinsiyete göre ayırmak yerine şiddet doğru tanımlanmalı ve kaynağa inilmeli, sebepleri kurutulmalı değil mi? Belki de insan olma, aile kurma eğitimi verilmeli… Korkutma ve tehdit insani bir eğitim değildir!

*

Konuştuğumuz sözcüklerin anlamı üzerinde “düşünmek” önemlidir insan olma yolunda. Örneğin, paylaşmak ile bölüşmek arasındaki farkı anlamalıdır insan olan. Ev paylaşılır, bölüşülmez. Yemek ise bölüşülür. Bölüşerek yemek yerken yaşadığın duygu ise bölüşülmez, paylaşılır. Paylaşılan herşey artar, bölüşülen azalır. Paylaşılan ev yuva olur, bölüşülen ev viran olur. Evlilik ise yaşamı paylaşmaktır. Bölüşülen yaşam, parçalanır, acı içinde yok olur.

*
Bölüşme arzusu sevgiyi değil şiddeti besler. Paylaşmak ise sevmenin ta kendisir, tam burada sevgiyi de iyi anlamak gerekir. Evlenmek, aile kurmak isteyen herkes önce paylaşmayı öğrenmelidir, paylaşmayı bilen insanlar arasında şiddet bir sorun değildir…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.