Tunahan Uysal

Tunahan Uysal

Konuk-Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Kadir Şeker

A+A-

Bu ne hız gündeme bir gazeteci olarak ben dahi yetişemiyorum. 

Gerek Türkiye, gerek dünya.

Trump ölecek mi? Yunanistan saldıracak mı? PKK orman yakmaya devam edecek mi?

Azerbaycan ve kahpe Ermeni ateşkes imzalayacak mı?

Ve en son yerel gündem Kadir Şeker...

Ben bugünkü yazımda genel yerine özel gündem yani Konya gündemini yazmayı tercih edeceğim müsaadenizle. Herkesin konuştuğu malum konu ''Kadir Şeker''.

Her şeyden önce şunu belirtmeliyim ki adli merciler kararını verdi bunu eleştirmek benim haddim de harcım da değil. Zaten adli konularla ilgili de üniversitede aldığım hukuk dersinin haricinde de bir bilgiye sahip değilim.

Sosyal medyada ve TV kanallarında da bu olayın bilgisiz kişiler tarafından eleştirilmesi veya taraf olunarak ifadede bulunulmasını doğru bulmuyorum.

Şimdi ben kendi penceremden kendi gördüklerimi yani kendi bakış açımı sizlere anlatacağım ve üstüne basa basa belirtiyorum ki benim bu olayda bir tarafım yok...

Bu vakada karşımızda dayak yiyen ve halinden memnun biri var.

Suç makinesi bir psikopat ve eşim dediği kadını sokak ortasında dövmekten çekinmeyen cani ruhlu Kadir Şeker tarafından öldürülmüş bir maktul.

Temizliğe giderek kazandığı parayı zorla elinden alan vermezse annesine de şiddet kullanmaktan çekinmeyen, belki de trafik kazasında ölse, öldüğüne sevinecek, oğluna feryat figan ağlayan bir anne ve bu olayın peşini bırakmayacağını söyleyerek tehditler savunmaktan da çekinmeyen bir kadın...

TV'de ekran karşısında ölen suç makinesi bağımlı abisini, abisinin özel avukatı gibi savunan abisinin yolunda bir kardeş...'

Dershaneye bıçakla giden öğrenci Kadir...

Görgü tanıklarının ifadesine göre bıçaklayarak yere düşürdüğü maktule yerde tekme atmaya devam eden Kadir...

Ve bütün bu ifadelere göre 12 yıl 8 ay hüküm veren bir mahkeme heyeti''

Bu davaya Kadir Şeker'den taraf olarak giren yüzlerce avukat, görgü tanıklarının ifadeleri alınırken orada değiller miydi?

TV kanallarında ve sosyal medyada kadın hakları savunuculuğunu üstlenen toplumun her kesiminden insanlar, öldürülmesini engelleyen Kadir'in aleyhinde ifade veren kadına neden bir laf etmediler. Kadın olduğu için mi etmediler?

Şimdi size kendi yaşadığım acı bir olayı anlatarak bağlayım yazımı ve mesajımı vereyim: On beş yaşına kadar anne baba kavgası içinde büyümüş bir arkadaşım ve kardeşim vardı. Bir gün evden ayrılmış daha doğrusu ailesi tarafından atılmış bize sığındı. Babam arkadaşımı da sevdiği için evimize aldı, evimizin altında bulunan bodrum kat daireyi fazla eşyalarımızla döşemek suretiyle arkadaşımın kalacağı bir ev dizayn etti. Yemek zamanı yukarıda bizim evde yatma zamanı evinde, gerçi hiç kendi başına yatmadı garip ya benimle ya kardeşlerimden biriyle. Çünkü çok seviyorduk ve onunla muhabbet ederken uyuya kalıyorduk neyse çok uzatmayayım hikayeyi ve mevzuya gireyim.

Dayak yiyen annesini babasının elinden alan ve kavga esnasında babasını tartaklayan arkadaşıma, annesi, “kocam değil mi, döver de, sever de, sen ne karışıyorsun" demiş, babası ile birlik olarak evden atmış. Kendisini şiddetten kurtaran oğluna bunu yapan annenin olduğu şehirde Kadir Şeker'in aldığı 12 yıl 8 ay sizce cezadan sayılır mı?

Ülkü Ocaklarında yetişmiş bir delikanlı olarak benim ve arkadaşlarımın kanıda çok hızlı akar ve her olaya sazan gibi atlar başımızı hep belaya sokardık Kadir misali...

Kendimize şiar edindiğimiz bir hadis vardı; "Sizden biri bir kötülük görürse, eliyle düzeltsin, eliyle gücü yetmez ise diliyle düzeltsin, diliyle de gücü yetmez ise kalbiyle buğuz etsin. Bu da imanın en zayıf halkasıdır''

Bizler hep Kadir gibi elimizle düzeltmeyi denerken, bizden daha tecrübeli ve taş mektepte epeyce zaman geçirmiş abilerimiz, kendi hayatlarından örnekler vererek, “yapmayın çocuklar devletin polisi jandarması var sizler kendi hayatlarınızı bir hiç uğruna mahvetmeyin” diye öğütler verirlerdi.  O zamanlar anlamadık, başımıza çok işler geldi Kadir misali. 

Bu saatten sonra kendim gibi, Kadir gibi gençlere tavsiyem: Devletin polisi var, bekçisi var, jandarması var. Başına bir iş gelen arasın 155 i yardım istesin. Kimse, kimse için başını derde sokmasın... Bu ve benzeri olaylar, hem vatandaşın sinirini, psikolojisini, hem de adli kurumlara olan güveni yıpratıyor.

Saygılarımla.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar