1. YAZARLAR

  2. Yılmaz Sandıkçı

  3. Kafalar Daha Ne Kadar Karışacak?
Yılmaz Sandıkçı

Yılmaz Sandıkçı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Kafalar Daha Ne Kadar Karışacak?

A+A-

Otlar rüzgara direnemezler ve ağaçlar kadar yükselemezler, toprağa yakın kalırlar. Biraz fazla uzasalar kolayca kırılır ve yakındakilere yük olurlar sonuçta hep beraber solarlar, kururlar, toprak olurlar kısa süre içinde.

*

İnsanların da otsu ve odunsu tipleri vardır. Otsu tipler topraktan fazla uzaklaşamadığı, yükseklerin, göklerin nimetlerini göremediği için toprağa yakın olmayı över ve bunu bir avantaj gibi görür, gösteriler. Odunsu tip insanlar yükselecek dik duracak güce sahiptir ama tohum derdinde olmayan ağaca odun denir misali beyhude bir yükseliştir çoğunun yükselişi. Tohum deyince hayvanların da çok güzel başardığı sayısal üremeden ziyade nitelikli üremeyi kastettiğimi belirtme gereği duyuyorum. Çünkü nitelikli insan çevresine, devletine, milletine katkı sağlayan insandır, bireydir. Niteliksiz insan ise çevresinden, devletinden, milletinden geçinen, parazit insandır, bir oydur, üç beş yılda bir defa hatırlanır, menfaati için oyunu da satar, oyuna da gelir.

*

İnsanın yükselebilmesi için dik duruş önemlidir ama dik duruş bir fikir, bilinç, farkındalık ve hedef sahibi olmak gibi meziyetler ile birlikte anlam ifade eder, değer kazanır, bunlar yoksa omurgasız insan tipi ortaya çıkar ki bu tipler kalıplarına yakışmayacak şekilde, rüzgarın yönüne göre bir o yana bir bu yana yatarlar üstelik bu yalpalamadan rahatsız olmazlar kendileri ile birlikte hareket eden kalabalıklardan güç aldıkları için. Hatta dik duranlara çamur atarlar. Birlikte yalpaladıklarından içinde oldukları hareketi algılamaz, dik duranların yalpaladığını bile iddia edebilirler.

*

Modern çağın tercih edilen insan tipi budur; görüntü ve şekil sağlam ama fikir ve hedef güç odaklarına hizmet edecek insan tipi. Günümüzde bu insan tipi, sözde din adamları ile sözde alimleri iyi kullanan siyasi odakların medya ve sermaye eliyle toplumun algısını yönetmesi sayesinde kolayca ve bol miktarda üretilebiliyor.

*

Bu siyasi odaklar dost elinde ise sorun yok ama düşman elinde ise sorun çok. Şimdilerde gündemi meşgul eden ve imanlı, samimi Müslüman kardeşlerimizin kafasını karıştıran, rencide eden haberler nasıl bir kazanın içinde olduğumuzu gösterdi. İslam’ın yumuşak ve sıcak dili ile konuşan bir hoca efendinin aslında Yahudi’ye hizmet etmekte olduğu iddiası bir takım deliller ile ortaya konuldu ki; basit bir iddia değil bu çünkü, bunlar bizi yönetmeleri için seçtiğimiz, seçkinlerimizi de kandırmışlar. Seçkin insanların kandırıldık diyerek kendini savunması nasıl mümkün değilse, İslam şekli içinde İslam düşmanlarına hizmet edenlere tabi olanların da bu saflığı savunması mümkün değildir.

*

Her şeyi ilmen çözemeyebiliriz ama aklen varacağımız sonuçlara güvenmeyi öğrenmeliyiz. Bunun için düşünmeyi İslam’a karşı gösterenleri dinlememeyi ve doğru düşünecek kadar bilgi sahibi olmak için okumayı, bilgi kaynaklarımız çeşitlendirmeyi öğrenmeliyiz.

*

İngiliz fikriyatı ve İsrail ruhundan süzülerek var olan ABD İslam’a hizmet edecek güç odaklarını ne kadar destekler? Bu üçlünün temsil ettiği emperyalizme kafa tutan Atatürk gibi şahıslara Yahudi dönmesi, mason iftirası atanların Yahudi hizmetkarı olmak ve masonlukla suçlanmalarından nasıl bir sonuç çıkarmalı?

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.