1. YAZARLAR

  2. Yılmaz Sandıkçı

  3. Kalite Oda Seçimlerinde Başlamalı
Yılmaz Sandıkçı

Yılmaz Sandıkçı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Kalite Oda Seçimlerinde Başlamalı

A+A-

Son dönemde ülkemizin siyasi yapısı çok tartışmalı süreçlerden geçiyor ve geleceğe yönelik iddialı senaryolar ortaya atılıyor.

Kimisi böyle giderse “Türkiye şahlanır” diyor, kimisi hayır bunlar “Türkiye’yi bölecekler” diyor. Türkiye’de son 25 yılda siyasi bilinç yükseldi ancak kahve sohbetinin üzerine çıkamadı henüz. Çünkü halk hala “bir rey” veya “bir oy” seviyesinden “birey” seviyesine terfi edemedi.

Bu yüzden olsa gerek kadar büyük iddialara rağmen hiç kimse seçim sistemi konusunda tartışma açmıyor. Yaklaşan seçimlerde ülke yönetimi için Ankara’ya TBMM’ne girecek milletvekillerinin seviye ve kalitesini artıracak öneriler getirmiyor, ama fırsat bulunca karşı partideki mimli veya geçmişi sorunlu milletvekilleri üzerinden karalama siyasetinden de geri kalmıyor.

Her dönem gazeteler yazar, mecliste bilmem kaç tane (dolandırıcı, katil, kaçakçı, hatta tecavüzcü olmakla itham edilen) milletvekili “siyasi olması gereken” dokunulmazlık kalkanı ile korunuyor diye. Bu durum halkın meclise ve siyasete olan güvenini sarstığı halde hiç kimse birlik olup da işte meydan, işte adalet deyip milletvekillerini bu zandan kurtaracak çalışmalara girişmez.
&&&
Bugünlerde ülke genelinde olduğu gibi Konya’mızda da Ticaret Odası, Ticaret Borsası ve Sanayi Odası için seçim telaşı devam ediyor. İşadamları birilerini arayıp kendisi veya arkadaşı için oy istiyor. Bu son derece normal tabiî ki ama benim dikkatimi çeken şu, oy isteyen insanların çoğu adına oy istedikleri kişilerin vasıflarını, yöneticilik veya siyasi kabiliyetlerini, seçilirse yapacağı işleri ya da Konya’ya hizmet için düşündüğü projeleri anlatmak yerine “bizim cemaatten” demekle yetiniyorlar.
Cemaate, cemaat olmaya bir laf edecek değiliz ama siyaset için cemaati bu şekilde kullanmanın siyasi kaliteyi düşüreceği açıktır. Milletvekili adayları seçilirken çok sık şahit olduğumuz tartışmalardan birisi de şudur; Başbakan veya siyasi parti başkanları ülkeye hizmet edecek, güçlü, donanımlı kişileri milletvekili adayı olarak seçmek yerine başkana itaat edecek, başkanın sözünden çıkmayacak kişileri millet vekili yapmak istiyorlar. Bu durum da tabiî ki meclisin, partilerin kalitesi konusunda güveni azaltıyor.
Örneğin, 300 den fazla milletvekili olan hükümet “barış” politikasını, partisine mensup yüzlerce milletvekili ile halka, millete anlatmak yerine, dışarıdan 63 kişi bulup onların eliyle onların diliyle halkın karşısına çıkıyor.
Bu siyaset ve siyasetçi kalitesi açısından düşündürücü değil mi? Koskoca hükümet ve hükümet partisi halka bilgi vermek için maşa kullanıyor. Acaba bu 63 kişi tekrar seçilmeyi, Türkiye’nin geleceğinden daha çok düşünen milletvekillerinin siyasi hedeflerini korumak için kullanılan bir maşa mıdır?
&&&
Bunu eleştirmeden önce kendimize dönelim, bugün yaşanan bu siyasi kalite sorunu, oda seçimlerinde ve dernek seçimlerinde halkın ortaya koyacağı iradeyi yansıtıyor mu? Maalesef derneklerde de gözlediğim şudur, eğer bir cemaat desteği veya bir menfaat potansiyeli yoksa dernekler çalışamıyor çünkü insanlar ilgi göstermiyor.
Oysa demokrasi adına bir şeyler yaptığını iddia edenler bu tür gönüllü faaliyetleri devletten veya toplumdan bir şeyler otlanmak için değil, devletine toplumuna bir şeyler vermek için yapıyor olmalıdır. Bu daha erdemli bir davranış olmaz mı sizce de?
Siyaset üzerinden bir şeyler kazanmaya ihtiyacı olanlardan çok bir şeyler (bunu maddi olarak değil de birikim, bilgi, hizmet olarak alınız) verecek insanların siyasete girmesi gerekmez mi?
Ülkeye, millete bir katkısı olacak insanlar kimsenin arkadan ittirmesine, önden çektirmesine ihtiyaç duymayacağı gibi kimsenin de bastonu veya oy kaynağı olmadan seçmenin iradesini meclise yansıtabilir.
Bu da temiz insanları siyasete çekecek uygulamalar ile olur. Bunu bekliyoruz bunu istiyoruz, birilerinin getirdiği ve getirenlere hizmet edenler ile Türkiye’nin varacağı yollar “akılsız adamı yol kocatır” sözünü hatırlatıyor.
Oda seçimleri de siyasette kalite için temel atma yeri olmalıdır, bizim adam sizin adam yeri değil.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.