Yılmaz Sandıkcı

Yılmaz Sandıkcı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Kanal İstanbul

A+A-

Yapılsın diyen niçin yapılsın dediğini bilmiyor, yapılmasın diyen niçin yapılmasın dediğini bilmiyor. Bazıları takip ettiği parti ne derse onu tekrar ediyor, sorgulamıyor, düşünmüyor, düşünce dünyamıza bir katkı yapmıyor. Sadece kalabalık tarafta görünmek için konuşuyor. Bilen konuşsun da bilmeyen niçin susmuyor?

*

Yanlış bilgi doğru bilgiden 6 ila 8 kat daha hızlı yayılıyormuş. Doğru bilgi hedefe ulaşıncaya kadar yalan, yanlış bilginin vereceği zararı düşünen yok… “…Aldığı bilgiyi doğruluğunu araştırmadan başkasına aktarmak Müslüman’a yalan olarak yeter…” diyen sevgili Peygamber Efendimizi (SAV) anlayan da yok. Yalancı durumuna düşmekten de korkmuyor o bazıları! Müslüman’ım demek yeterli mi, mümin olmak gerekmez mi!?

*

Yandaş görünmek için konuşmak “insan” olma vasfına yakışır mı? İnsan olmak için iki ayak üzerinde yürüyüp konuşabilmek yeterli mi sizce? Bence “eşref-i mahlukat” sıfatına layık olabilmektir insan olmak! Eşref-i mahlukat olan insana yakışır mı yandaşlık için konuşmak? Peki, “haklı çıkmak için konuşmak mı yoksa hakikati ortaya çıkarmak için konuşmak mı” yakışır eşref-i mahlukat olan insana? Ya da bilmediği konuda susmak?

*

Uzun zamandan beri gündemde Kanal İstanbul. Kimine göre çılgın proje, büyük bir yatırım, kimine göre çılgınca israf, büyük bir harcama… Peki aynı konuda niçin bu kadar farklı ve zıt düşünce oluşuyor? Cevap, konuya, olaya bakış açısındaki farktan geliyor. Konuşanlar hangi bakış açısından bakıyorlar sizce, ekonomi, sanayi, teknoloji, turizm, ticaret, ekoloji - çevre, lojistik - nakliye, jeoloji, savunma - askeri, demografi-nüfus değişimi, büyüme, entrika, iyi niyet, ittifak, dost, düşman, devletin bekası, vatanın bütünlüğü, vs vs..? Çok fazla açı var ve çok da karmaşık durumlar. Doğru sonuca ulaşmak için olaylar arasındaki ilişkiyi ve açılar arasındaki bağları da görmek gerekmez mi sizce? Peki bunların hepsine dikkat eden kişi bu kadar kolay konuşabilir mi? Yoksa “akıllı düşünene kadar deli kızını evermiş” deyip mi geçeceğiz yine? O kızcağızın sonu ne olmuş düşünmeyecek miyiz?

*

Bakış açısına göre farklı sonuçlar görmek normaldir de konuşurken, görünene veya gösterilene takılıp kalmak yerine, işin aslını, esasını, çerçevesini anlamak için bütünü görmeye çalışmak gerekmez mi?

*

Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan konuşuyor “dünyada yeni bir ufku açacağız” diyor. Harika! Başka bir konuşmasında "Montrö sadece Boğaz'ı bağlar” diyor... İlginç! Bu konuşmalar yeni bakış açıları açıyor. Aynı bakış açısının karşısına geçip bakınca ne görünüyor peki? ABD, Karadeniz'e kıyısı olan Bulgaristan, Romanya ve Gürcistan’da kurduğu üslere savaş gemileri ile askeri lojistik sağlayamıyor. Çünkü Montrö elini kolunu bağlıyor…

*

Buyurun size bir başka bakış açısı daha, Pontusçuluk yapanların Trabzon ilimize olan ilgisini ve ilginç(!) yolcuları ile giden gemileri hatırlayınız. Hani, güneyde Kürdistan oyunu tutmadı, bir de kuzeyde Pontus oyunu açalım demesin birileri… Biz kanal açacağız, yeni ufuklar açacağız zannederken vatanımız üzerinde kötü emelleri olan birilerinin eline fırsat kanalları açmayalım.

*

Ne dersiniz, kazanacağımız paralar alabilir mi bu riskleri? Hangi açıdan bakalım? Selam ve dua ile.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
3 Yorum