1. YAZARLAR

  2. Tankutalp Altunsoy

  3. Karantinada 6. Gün
Tankutalp Altunsoy

Tankutalp Altunsoy

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Karantinada 6. Gün

A+A-

Bugün sabah yaşadıklarımdan sonra, Cengiz Aytmatov'un meşhur sözü geldi aklıma,

"Gün gelir ve anlar ki insan, yaşadığı her şey bir yalandır. Geriye, vazgeçemediği bir aşk ve kabullenemediği bir yalnızlık kalır..."

 

Covid 19, karantinada 6. gündeyim. Bu süreçte devlet diye adlandırdığımız ve biz insanlardan oluşan kurumun güvenlik güçlerinin haricinde hiç kimseyi yanımda ve yakınımda göremedim maalesef. Onlar da elindeki genelgeye göre her gün kapımıza kadar gelip, evde olup olmadığımızı kontrol ediyorlar. Sanırım evden çıkıp, çıkmadığımızı da teftiş ediyorlardır. Ben bile, apartmanın içindeki daireye giriş kapıma gelene kadar, 3 kapıdan geçip zile bastıktan, evdekilerin kapıyı bana açması için, sesimi görüntümü almaları gerekiyorken, her ne hikmetse bu güvenlik güçleri, aşağıdaki iki kapıyı bir şekilde kendileri aşıp veya geçip daire kapımda beliriveriyorlar. Geçmiş olsun dileklerini iletip bana çok yaklaşmadan hızlıca halimi hatırımı sorup gidiyorlar. Evden çıkıp çıkmadığımı bana yüz yüze sormayı da ihmal etmiyorlar. Yine de var olsunlar, onlar da olmasa kapımızı devlet diye adlandırdığımız kurumdan çalan yok.

***

Şimdi şu hususu da belirtmek ve sormak istiyorum, hadi diyelim ben orta kesim dediğimiz insan sınıfı içerisindeyim, evimde erzak cebimde para sıkıntısı yok, herhangi bir eksiğim olduğunda, ortaklarım ve kardeşlerim hızlıca gideriyorlar.

Peki kazandığını günlük tüketen biri olsa idim ve bu hastalıktan dolayı karantinada kalsaydım ne yapacaktım, ne yiyecek ne içecektim?

Kafamda deli sorular...

Sana mı kaldı bu işleri düşünmek diye içimden geçirip, bir amaaan boş veeeeer savurmak istesem de yapamıyorum. Ortalama her insan önce kendi canından mesul bunu biliyorum, ama benim gibi insan olma okulunun, anaokulunda olan her öğrenci gibi, suç olduğunu bilerek düşünüyorum.

***

Bugün beynim bedenimi birkaç kez uyutarak, ruhu yani beni kapattı. Ani ve keskin gelen uykular, birkaç kez farkında olmadan elimde kumanda veya uğraş verdiğim başka bir alet ile uyumama neden olmuş.  Uyuduktan sonra elimde kalan aletleri alan eşim, "seni ilk defa böyle yatağın harici bir yerde uyurken gördüm" dedi... "Ooo ben nerelerde uyudum bir bilsen diye takılasım var ama sonrasında başıma geleceklerle uğraşacak mecalim yok :)

Burnumun ve ağzımın içinde yara varmış hissi ile boğuşuyorum. Kaç kere aynanın karşısına geçip baktım bir yara var mı diye.

Bugün hiç olmadığı kadar hapşırma gerçekleşti ve sürekli bir hal aldı. İyi ki evdeyim kimseye bulaştırma yapmıyorum. Bir de benim yüzümden oldu gibi, bana kötü hissettirecek vebale girdim mi düşüncesine sokacak bir durum içine girmiyorum.

Hala koku alma hissim geri gelmedi, ağzımın içindeki acılık da devam ediyor, bunlara ilaveten burnumun direği sızlıyor.

Hatta acıyor...

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.