1. YAZARLAR

  2. Tankutalp Altunsoy

  3. Karantinada 9. Gün
Tankutalp Altunsoy

Tankutalp Altunsoy

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Karantinada 9. Gün

A+A-

“Rahmetli Ahmet Özdemir (Kör Ahmet) amcamızı ölmeden 2 hafta önce hastanede yaptığımız ziyaret esnasında, artık çok yaşamak istemediğini belirttiğinde yüzüne karşı kızmıştım. Şimdi anladım insan acı çekmektense ölümü isteyebiliyor.”

Covid 19, karantinada 9. gündeyim.

Diz kapağımın etrafında yanma hissi oluştu ve dizlerimi kırarak oturmak canımı yakıyor. Üst bölge kaslarım da geriliyor ve bırakılıyor gibi, kramplar sıklaştı ve her bölgede ortaya çıkmaya başladı. Ama bu seferki durum acı ve ağrı şeklinde gelmiyor. Yanma hissi ve karıncalanma gibi. Yine de rahatsız ediyor. Tam anlamıyla ne zaman bitecek bu işkence gerçekten merak ediyorum.

Her istediğimi oldurmak gibi bir görev üstlenen eşim evde terör estiriyor, benim haricimdeki herkes için. Anne kuralları belirlemeye ve uygulatmaya başladı. Sevdiğim bütün yemekler, tatlılar içecekler yapılıyor ve yemem bekleniyor. Ama başımı yataktan kaldıramıyorum. Yataktan çıkmayı başardığımda ise sürekli midem bulanıyor, hiçbir şey yemek istemiyorum. Başımın ağrısından ölüyorum. Bu ne biçim hastalık böyle, ne öldürüyor, ne iyileşiyor. Gerçi öldürebilmek için vücuttaki her yere her bölgeye saldırıyor. Sanırım bu insan eliyle insanoğlunun başına bela edilmiş en büyük bela ve sonucu kaos...

***

Sanırım ilk 7 günden sonra devlet bize bahmıyoor :) Her gün arayan ve gelen memurlardan iki gündür haber yok. İlk başlarda kendine iyice alıştıran bekçi arkadaş, neden gelmiyorsun sen de olmasan kapıyı çalmaya cesareti olan yok.

Durup durup kramp gibi gelen eklem ağrıları vücudumun her yerini gezmeye başladı yine yeniden. Sanırım sağlam bir kas gevşetici ilaca ihtiyacım var. Kendimde gözlemlediğim bu ağrılar eşimde çok fazla görülmedi ve görülmüyor. Sanırım o tamamıyla iyileşti. Ben hala sürünüyorum. Kas yapmak için spor salonlarında geçirdiğim vaktime acıyorum şuan. Yapmaya uğraştığım kaslarımın hepsi ayrı acıyor...

Başımın yan kısımlarına masaj yapmaktan sıkıldı artık kızım. “Baba bu senin ağrın masajla geçmiyor işte” diyor. Sanırım haklı masajla geçmiyor ve geçmeyecek gibi de görünüyor. Ama içtiğim ağrı kesicileri normal bir adam içse bir ay sarhoş gezer, benim vücudum bağışıklık mı kazandı ne bana mısın demiyor. Bu hastalığı atlatmayı başaranların birçoğu eminim zombiye dönecek, ben de dahil.

***

Aramadı dediğim memurlardan doktor olanların bir kısmı aradı, halimi hatırımı sordu, tedavimizin bittiğini, bu yaşananların normal süreç olduğunu söyledi. Aklınca teselli ediyor, doktor civanım. Nasıl normal yeni normalimiz bu mu yoksa?

Burnumun içindeki kaşıntı ve dokunup müdahale ettiğimde meydana gelen acı ve yanma hissi çok fena. Koku almaya başladım. Koku alma hissim iki gün önce normale dönmüştü. Ama akıntı ve kaşıntı normalin çok üstünde sanki nezle oldum da hapşıramıyormuşum gibi…

Hala herhangi bir yere dikkatimi vererek bakamıyorum, dikkatli baktığım her yerde bir süre sonra görüntü karıncalanıyor veya kayıyor. Bu hastalık vücudun her bölgesinde benimle savaşıyor. Allah’tan Allah vergisi benim haricimde bile bedenimi yaşatmaya çalışan bir organa sahibim ki, şimdilik savaşı bedenim kazanıyor gibi...

“Dumanlı da Bozkır dağları dumanlı, geliyor bizim sarı vay vay.” Ahmet Özdemir (Kör Ahmet) amcamı da rahmetle anayım.

“Akıllan artık deli oğlan sen de bak çoluk çocuğa karıştın” derdi.

Bizim Sülo da mevzuya girip;

“Ahmet amca bu deli akıllanmaz yav” derdi.

Hep beraber gülüşür eğlenirdik, özledik be amca seni...

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.