1. YAZARLAR

  2. Osman Nevres Yılmazlar

  3. Karapınar’ın Gölleri
Osman Nevres Yılmazlar

Osman Nevres Yılmazlar

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Karapınar’ın Gölleri

A+A-

 

 

AKGÖL: Ereğli Akgöl Sazlıkları Ramsar Sözleşmesi çerçevesinde A sınıfı sulak alandır. Kuzeyde Karacadağ, Güneyde Torosların Bolkar Dağları ile çevrilidir. Göç yolları üzerinde önemli bir kuş alanıdır. Ereğli Akgöl Sazlıları Karapınar, Ereğli ve Ayrancı ilçeleri sınırlarındadır. 1960’lı yıllarda 21 bin 500 hektarlık bir alana sahipken günümüzde dörtte üçüne yakın bir bölümünü kaybederek 6 bin 787 Hektar alana sıkışmış ve hatta sulak alan olarak 2 bin kilometre karedir. 16 bin 200 hektarlık kısmı sıtma hastalığı ile mücadele ve tarım toprağı elde etme programı çerçevesinde drenaj kanalları açılarak kurutulmuştur. Akgöl’ü besleyen üç önemli su kaynağı vardı. İlk olarak 1958’de yapılan Karaman Ayrancı Barajı Akgöl’e gelen suyun önünü kesmiş, 1984 yılında  faaliyete geçen Ereğli İvriz Barajı ikinci su kaynağının önünü kesmiş, 1988’de ise Karaman Gödet Barajı da üçüncü beslenme kaynağının önünü kesmiştir.

HOTAMIŞ GÖLÜ: 1970’li yıllarda açılan drenaj kanalları vasıtasıyla köylüye toprak kazandırmak amaçlı olarak kurutulan Hotamış Gölü ve Sazlığı DSİ’nin hazırladığı Mavi Tünel Projesi çerçevesinde “Hotamış Gölü Depolama Projesi” olarak yeniden ihya edilmektedir. Göl yaklaşık 26 kilometre uzunluğa ve 580 milyon metreküp depolama hacmine sahip olacak. Hotamış depolaması ile 771 bin dekar arazi sulanacak, alan içerisinde 85 bin metrekare ve 60 bin metrekare büyüklüğünde iki kuş alanı adası projelendirilmiştir.

MEKE GÖLÜ: Karapınar-Ereğli karayolunun 7. kilometresinde ve yoldan 2 kilometre içeridedir. Bilimsel araştırmalara göre göl 400 milyon yıl önce volkanik patlama sonucu oluşan ve zamanla su ile dolarak göle dönüşmüş ve daha sonra 9 bin yıl önce ikinci bir volkanik patlama ile gölün ortasındaki ikinci volkan konisi oluşmuş ve zamanla su ile dolarak ikinci bir göl oluşmuştur. Tarih boyunca Karamanoğullarının ve Osmanlı Devletinin tuz ihtiyacını karşılamıştır. “Dünyanın Nazar Boncuğu” olarak nitelenen göl son yıllarda kurumaya yüz tutmuş, bugünlerde de kurumuş durumda.

ACIGÖL: Volkanik patlamalarla oluşmuş bir volkanik maar gölüdür. Karapınar-Ereğli karayolunun 8. kilometresinde olup, elips biçiminde ve 400 hektar alanı vardır. Genişliği 1750 metredir. Gölün suyu çok acıdır, adı da bu nedenle Acıgöl’dür. Uzun yıllar su seviyesi hiç değişmeyen gölümüz son yıllarda su seviyesi düşmeye başlamıştır.

ÇIRALI GÖL: Karapınar ilçesine 26 kilometre uzaklıkta bir obruk gölüdür. Deniz seviyesinin 80 metre altında çapı 375 metre derinliği 35 metredir. Göl çukurunda koridorlarla birbirine bağlı mağara ve yer altı şehri yapıları mevcuttur. Göl kurumaya yüz tutmuş durumdadır.

MEYİL GÖLÜ: Karapınar’a 35 kilometre uzaklıktadır. Gölün yüzölçümü 0.01 kilometrekaredir. Göl dairevi biçimde olup 60 metre derinlikte ve çapı 200-300 metredir. Suyu tatlıdır. Bu nedenle balık vb..su canlıları yaşamaktadır.

Bu kadar gölün bulunduğu bu bölge ve Karapınar neden bir erozyon ve çölleşmeye aday bölgedir? Birincisi toprak yapısı çölleşmeye müsait olup, Türkiye’nin en az yağış alan bölgesidir. İkincisi Hotamış ve Akgöl gibi iki büyük göl sulak alanların önemi kavranamadığından birazı devlet eliyle köylüye toprak kazandırma amaçlı olarak kurutulmuştur. Bir diğer sebep çiftçiler tarafından sucul bitki tarımına yönelinmiş ve yörede çok miktarda kaçak yer altı su kuyusu açılmış ve çok aşırı su kullanılmıştır. Bölgenin sorunu “Konya Kapalı Havzası”nın sorunlarından ayrı değildir.

Hoşça kalın

           

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.