1. YAZARLAR

  2. Muhammet Öğüt

  3. Kartal Diriliş Yolunda
Muhammet Öğüt

Muhammet Öğüt

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Kartal Diriliş Yolunda

A+A-

Atiker Konyaspor UEFA Avrupa Ligi'nde I grubunda Portekiz ekibi Viktoria Guimaraes ile kendi evinde karşılaştı.
Her iki takımında bu sezon gidişatı hemen hemen birbirine benzer olması maçın ne şekilde ilerleyeceğini merak ettiriyordu.
Son haftaların tartışma konusu olan Mustafa Reşit Akçay'ın kadro seçimleri bu sefer değişti. Santrafor da sonunda Moke'den vazgeçip, Petar Flipovic'i, stoperde Evouna'dan vazgeçip, Patrick Eze'yi ilk 11'de başlattı. Her iki oyuncu da benim gözümde bundan sonra ki süreçte formaları kaptılar. Konyaspor taraftarının karşısına 123 gün sonra çıkarken bu maçın öneminin farkındalardı. Stadyuma gelen herkes elinden gelenin fazlasını yaptı. Maçın başladığı andan itibaren oyuna hızlı başlayan ve hakimiyeti elde tutan Akçay'ın öğrencileri oyuna istedikleri gibi şekil verip seri paslar ile göz doldurdu.
Bir çok gol pozisyonuna girerken 24. dakikada Eze'nin pasında meşin yuvarlağı fileler ile buluşturan Musa Araz taraftara doğru koştu ve sol korner çizgisinin orada diğer oyunlar ile birlikte gol sevincini yaşadı. O anlarda tribünlerde bir bayram havası sezinledim. 'Eski bayram sevinçleriyle hemen hemen aynıydı.'
O dakikadan sonra Konyaspor'a biraz daha özgüven gelmiş bir şekilde oynayan oyuncular geçen her dakikada taraftarın desteğini gördü. İlk yarının sonlarına doğru atakları çoğaltan Guimaraes golü çok aradı ama başarılı file bekçimiz ve santraforlardan dolayı bulamadı.
Meşin yuvarlak nerde Guimaraes'li oyuncuların ayağına gelse ıslıklamaya başlayan taraftarında hakkını yememek gerekiyor.
Taraftar gücünün bir takım üzerinde ne kadar çok etkisinin olduğunu bir kez daha gösterdiler. Özellikle Konyaspor taraftarı bunu çok iyi başarıyor. Onlar artık Türkiye'de bir marka haline gelirken, UEFA sayesinde Dünya çapına açılıyorlar ve umut ediyorum ki kısa süre içinde bunu başaracaklar. İlk yarı Atiker Konyaspor'un 1-0'lık üstünlüğü ile son bulurken, her iki takım oyuncuları da soyunma odasına gittiler. İkinci yarı başlangıcı her iki takım oyuncularının da üstünde bir gerginlik bulunduğu ap-açık ortadaydı. İkinci yarı başlayalı fazla olmamasına rağmen, Skubic'in ortasında muhteşem ötesi bir kafa vuruşu yapan Milosevic meşin yuvarlağı tekraren filelere gönderdi.  Taraftar zaten ayakta olmasına rağmen öyle bir zıpladı ki bazıları dengesini kaybedip yerlere düştü, hiç aldırmadan sevinmelerine devam ettiler. Bu sevda böyle bir sevda işte ve bu taraftarlar her şeyi hak ediyorlar. Portekiz ekibinin bu maçı böyle hayal etmediklerine dair her türlü iddaasına girebilirim. Onlarda şaşırdılar; maçın stresi, heyecanı ve Konyaspor'un oyun yapısı, ee bir de böyle delicesine sevdasına sahip çıkan taraftarı görünce elleri ayakları birbirine dolanıp, sersemlediler. "İşte ben o an vay be ne büyük takımımmışsın sen Konyaspor'um dedim." Şehrine ihanet edip 3 büyütülmüş takımı destekleyenler böyle şerefli ve büyük bir takım görmemişlerdir.
Geçen dakikalar boyunca her iki takımda çabalarken, skora rağmen formdan düşmediler. Karşılıklı kurulan ataklarda sürekli top kayıpları ve paslaşmalar oyunu biraz soğutsada, heyecanlı ve keyif verici bir maç oluyordu. Maçın son 15 dakikalık dilimine girdiğimiz anda Paolo Hurtado'nun vuruşunda santraforumuzun küçük bir hatası sonucu meşin yuvarlağı kalemizde gördük. Gol sonrası deplasman tribünün önüne koşup sevinç yaşayan Hurtado taraftarından istediği karşılığı alamadı. Buna birçok kişi dikkat etmemiş olacak ki benim en çok dikkat ettiğim olaylardan biridir. Sonuçta karşınızdaki rakibinizin taraftarı meşhur bir grup bu yüzden insan taraftara da dikkat ediyor. Portekiz'den kalkıp takımlarını desteklemeye gelmişler ama 'ruhsuz' bir topluluk vardı. Nalçacılılar'ın tırnağı olamazlar.
Maçın 79. dakikası Akçay ilk golün asistini atan Eze'yi çıkararak yerine Vedat Bora'yı aldı. Birçok tartışma sebeplerinin odağı olan Vedat bu sefer şansını iyi kullandı, özellikle defanstan aldığı topları ileri uçlara seri ve teknik bir şekilde taşıyarak herkesin gözüne girdi. Daha önce forma şansı bulduğu zamanlar ile hiç alakası olmayacak şekilde iyiye yönelik bir form durumu olan maçtı. Maçın son dakikalarında baskıyı iyice çoğaltan Portekiz ekibi ne yazık ki istediği golü bulamadığı için 2-1'lik skor ile sahadan mağlup ayrıldı. Atiker Konyaspor grubun 2. maçında taraftarının desteği ile beraber gerçekten güzel bir maç çıkardı. En başta Mustafa Reşit Akçay'ı ve öğrencilerini tebrik ederken, stadyuma gelip takıma destek olan taraftarı tebrik ediyorum, umut ediyorum ki hep beraber daha çok başarılara imza atacağız. Gruptan çıkmak bu taraftarın etkisiyle de kolay olacak.
Passo Lig denilen sistemin mağduru olmayıda yazmadan geçmeyeceğim; stadyum ile taraftarın cebine konulan bu sistem ilk zamanlar toplu taraftarın içinde bulunan, uygunsuz hareket eden taraftarları (şahısları) bulunacağı vaad edilerek getirilmişti. Atiker Konyaspor taraftarı bunun alakasız bir sistem olduğunu defalarca kanıtladı. 1- Hiç bir zaman bir şahsa ceza verilmezken, yine tribün kapama cezası alındı. 2- 'Tanımsız kart' mağduriyetleri çok oldu ki özellikle bu maçta 3 bini geçkin taraftarımız sırf bu nedenden ötürü stadyuma giremediler.
Passo Lig müşteri hizmetini aradığınız zaman sorunun anlık olarak giderilmesi gerekirken 2 hafta içinde çözüleceği söylendi. Bu nasıl bir sistemdir ? 
Biran önce Passo Lig denilen bu özel şirketle sözleşmelerin iptal edilmesi gerektiğini düşünüyorum. Sadece taraftarın cebini soyan bu sistemin verdikleri vaadler ile hiç bir alakası yoktur.

UEFA Avrupa Ligi'nden galibiyet ile ayrılan Atiker Konyaspor hemen 3 gün sonra Malatya deplasmanına gitti. UEFA'nın yorgunluğunu daha üstlerinden atamamışlarken bir de üstüne Yeni Malatyaspor müsabakası denk gelince olduğundan fazla zorlandılar.
Mustafa Reşit Akçay, V. Guimaraes karşında sahaya çıktığı ilk 11'i bozmadan bu karşılaşmaya sürdü.
Spor Toto Süper Lige yeni çıkan Yeni Malatyaspor ekibi oyuna oldukça iyi ve baskılı başladı. Her iki takımında taraftarı yalnız bırakmazken, Nalçacılılar grubunu bir kez daha tebrik etmeden geçemeyeceğim. Konyaspor yönetiminin bu sene deplasmanlara destek vermeyeceklerini açıklamalarına rağmen onlar kendi cebinden verip, tribünlerinde ki yerlerini aldılar. Malatya ekibi maçın başlama düdüğünden itibaren sürekli konuk takım Konyaspor'un kalesini tehlikeli ataklarla yokladılar.
Konyaspor'da buldukları ataklarda seri paslaşmalar yaparak oyuna ve skora etki etmek için çabaladılar. Maçın ilk 4/1'lik kısmı her iki takımın karşılı ataklarla kalecileri yoklamarıyla geçti. 
Konyaspor'un hızlı çıktığı bir atakta sol korner çizgisinin yakınlarından Fofana'nın, Eze'ye verdiği pas sonucu ceza sahası dışından dönerek kaleye füze gönderdi. Kaleci o pozisyona zıplamasına rağmen engel olamadı. Eze 24. dakikada meşin yuvarlağı 90 diye tabir edilen noktaya çivileyerek skora fark getirdi. Golden sonra ev sahibi takımı baskısını artırdı. Birçok pozisyonlarda yerde kalan oyuncular oyunun gidişatını soğuturken dakikayıda baya etkilediler. Maçın ilk yarısı yere yatan ve kalkan oyuncuların eylemleriyle son buldu. 
İkinci yarıda tempolu ve düzgün bir müsabaka olur diye hayal ederken, yine düşmeli kalkmalı pozisyonlar ile devam etti. Özellikle Yeni Malatyaspor oyuncuları fırsatları kaçırmayıp sürekli kendilerini yere bıraktılar. Maçın gidişatını soğuttular ki maç bitse de eve gitsek dedim. Orada yer alan çoğu kişi de bunu düşmüştür.
Yeni Malatyaspor'da uzaktan meşin yuvarlağı kalemize gönderirken hatalarımız yok değildi. Maçın geneli itibari ile hakemin ve her iki takımın oyuncularının dengeyi alakasız (gereksiz) şekilde bozması gözlerden kaçmadı. 
Hakemin verdiği çoğu karar hatalıydı özellikle Konyaspor'a 2 tane net penaltı verilmezken, Yeni Malatyaspor'un da çizgiyi çıktığını bahane edip verilmeyen golleri gibi... TFF kasapları sürekli bu tür müsabakalara göndermesi de affedilecek gibi değil. Malatya'da her iki takımda 1 puan ile ayrılırken, Evouna'nın %100'lük gol pozisyonunu kaçırması da hafızalardan silinmiyor. Atiker Konyaspor'da işler biraz sıkıntıya girdi. Maç içinde sarı kart gören Ali Turan ve Ferhat Özkara'nın sarı kart sınırında oldukları için Galatasaray maçında otomatikman cezalı duruma düştüler. Büyük kaptan Ali Çamdalı'nın da sonunda antrenmana çağırılması güzel oldu.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.