1. YAZARLAR

  2. Yılmaz Sandıkçı

  3. Kazakistan’dan Bakınca
Yılmaz Sandıkçı

Yılmaz Sandıkçı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Kazakistan’dan Bakınca

A+A-

Bakarken görmesini bilen insanlar tebdil-i mekan sayesinde yeni bakış açıları kazanabilir, ufkunu genişletebilir, alışkanlıktan dolayı kabul edilmiş bazı yanlışların niçin doğru sanıldığını ve doğru görünen bazı yanlışların nasıl fark edilmediğini anlayabilir. Farklı düşünceleri saygı ile dinleyebilen insan yeni bilgiler üretebilir.

*

Geçen ayki Hindistan seyahatimi yazamadım ama Kazakistan’daki kardeşlerimiz de referandum sürecini ilgi ile izliyor, Evet - Hayır yarışının sonucunu en az bizim kadar merak ediyorlar. İlginç soru ve tespitler de eksik olmuyor. Örneğin, Moğolistan doğumlu bir Kazak kardeşimizin, “Türkiye’de Türkçe konuşarak -Türk diye bir millet yoktur- diyenleri dinleyen ve Türkçe anlayan ama itiraz etmeyen insanlar oy kullanacaklar… Bu insanlar neyi oylayacağını fark etmiş midir?” şeklindeki sorusu.

*

1992 yılında ilk gelişimde SSCB’nin yıkıntısı içinden yükselmeye çalışan Kazakistan’ı dört bucak gezmiş, bu kadar uzak bir coğrafyada dil ve din kardeşlerimizin olduğunu öğrenmekten çok etkilenmiştim ama üzücü olan Atatürk’ün ön görüsüne rağmen Atatürkçü(!) geçinenlerin bölgedeki kardeşlerimiz için hiçbir tedbir almadığını görmem olmuştu. “Atatürk’ün izinde” olmak yerine yan gelip yatarak sürekli “izinde“ olabilen bu insanlardan uzak durmaya çalıştım hep.

*

Komünistler uzak coğrafyalardaki Türkleri farklı adlar altında bölüp aralarındaki bağları yok etmeye çalışırken, İslam adına konuşanlar ırkçılık yerine milliyetçiliği günah göstererek nasıl oluyor da aynı hedefe hizmet ediyor? Günah olan ırkçılık olmalı değil midir? Ve ırkçılığın şubeleri olan aşiretçilik, particilik, cemaatçilik, hemşericilik, akrabacılık, mezhepçilik, vb… Burnumuzun dibinde ve gözümüzün önünde Hafız Esad ile Hüsnü Mübarek kurdukları sistemlerdeki bu günahlara açılan kapılarından geçerek mahvetmediler mi ülkelerini ve seçmenlerini?

*

Peygamber (SAV) efendimizin “asabiyet yapan bizden değildir” hadis-i şerifini milliyetçi duyguları yok etmek için kullananlar, milliyetçilik ile ırkçılık arasındaki farkı ortaya koymayanlar ya büyük bir hata ya da büyük bir kandırılma içindedir. Müslüman milletleri geliştirmeden güçlü bir İslam ümmeti kurulamayacağının ve dünyayı yöneten devletlerin milliyetçiliğe nasıl sarıldığının görülmesi gerekir.

*

Kıyafet devrimi yapmış olmasından dolayı Atatürk’e karşı düşmanlık öğrenenler kendisini Osmanlıcı diye tanımlıyor. Çoğunun iş yerinde Osmanlı arması ve 36 padişahı bir arada gösteren tablolar var ama “…Osmanlı’nın kaçıncı padişahı Frenk (yani Avrupa) modasına uygun giyinmeye başlamış ve kaç tanesi bu kıyafet devrimine itiraz etmeden uyum sağlamış?” şeklindeki soruya, duvarında duran tabloya rağmen cevap verebilen bir kişi bile çıkmadı. Sebebini anlamadıkları bir iftira yüzünden Atatürk’ü kötülemeye devam ettiler…

*

Tabloya tekrar bakınca, daha önce göremedikleri için şaşırdılar. Evet, son 7 padişahımız kıyafet devrimini Atatürk henüz doğmadan çok çok önce yapmışlardı ama halkın üzerinde reform yapacak bir etkileri olmadığı için etki Osmanlı devletinin memur ve askeri kadroları ile sınırlı kalmıştı.

*

Atatürk’ün yaptığı şey padişahların başlattığı kıyafet devrimini kararlı bir şekilde tamamlamak olmuştur… Kusurları olmasına rağmen, Atatürk’ün maruz kaldığı oransız düşmanlık buna benzer yanlış ve çarpık bilgiler üzerine kurulmuştur ve bize bir faydası olmayacaktır. Osmanlıcı, Cumhuriyetçi fark etmez, hepimizin acilen düşünmeye ve bakış açımızı gözden geçirmeye ihtiyacımız vardır.

*

Burada konular uzadı derinlere gitti, sonraki yazılarımda değinirim inşallah. “Birini övmek için diğerine sövmemiz gerekmiyor, söverken aslında kimlere hizmet ettiğimizi görmek için uyanmamız gerekiyor.” Ata vatan Kazakistan’dan selamlar.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.