1. YAZARLAR

  2. Mehmet Musa

  3. Kazanamıyoruz...
Mehmet Musa

Mehmet Musa

Konyaspor Sevdalısı
Yazarın Tüm Yazıları >

Kazanamıyoruz...

A+A-

Sezonun ikinci yarısına deplasmanda Erzurumspor galibiyeti ile başlayan ve evinde Antalyaspor`u da yenen Atiker Konyasporumuz sonraki haftalarda galibiyete hasret kaldı. Bu galibiyet hasreti, özellikle Göztepe maçı ile taraftarda ve camiada büyük bir moral bozukluğu oluşturdu.

Antalyaspor galibiyetinden sonraki haftalarda evimizde ve deplasmanda oynadığımız maçlarda 4 beraberlik 1 mağlubiyet ile sahadan ayrıldık.  Alınan beraberlikler ve mağlubiyetler ile Aykut Hoca'nın 2. yarının başında belirttiği ikincilik ve üçüncülük şansı kalmadı gibi. Hatta Avrupa için ilk 5 şansımız da bir yara aldı diyebiliriz.

Göztepe maçı öncesinde  Jahovic`in iki maçlık cezasının tek maça indirilmesi ve sakatlıkları sona eren Ömer Ali, Jonsson ve Hurtado`nun takımla çalışmalara başlaması takımda moralleri yerine getirdi.  Alınan bu güzel haberlerle beraber Göztepe'nin Ziraat Türkiye  Kupası'nda Malatyaspor ile oynadığı maçın uzatmalara giderek yorgun olabileceği ve elenmesi de taraftarın Göztepe maçından galibiyet ile ayrılma beklentisini arttırdı.

Maça bu beklentiler ile çıkan Atiker Konyaspor`umuz ilk yarının başlarında oldukça etkili bir oyun ortaya koydu. 14 . dakikada Volkanın güzel pasıyla Jahovic kaleciyle karşı karşıya kalmasına rağmen Beto`yu geçemedi. Sezonun ikinci yarısında ilk defa maçın 18. dakikasında duran toptan Filipovic ile golü bulduk. İlk 25 dakikalık bölümde takımımız sol kanattan Zuta ve Fofana ile ataklar yapmaya çalışsa da Göztepeli sol kanat oyuncusu Gassama karşısında çok etkili bir oyun sergileyemediler (bu nedenle de Zuta ikinci yarının başında yerini Ferhat`a bıraktı). Bu hücum varyasyonu sağ kanat varyasyonuna alternatif olarak düşünülmüştü ve başarılı olmadı. Bu dakikadan sonra tüm takımların da bildiği sağ kanat organizasyonlarını yapmaya çalıştık ve Göztepe`nin aldığı önlemler nedeniyle çok ta etkili olamadık.  

İlk yarıda takımımız karşı takımın oyun kurmasını engellemek amacıyla Jahovic ve Miloseviç ile 3. bölgede baskı yaptı ve başarılı da oldu. Ancak ilk yarıda Göztepe etkili ataklar da gerçekleştirebildi ve  golün hemen ardından yaşanan bir pozisyonda top direkten döndü. İlk yarının genel bir değerlendirmesini yapacak olursak Konyaspor`umuz istediği oyunu sahada sergiledi diyebiliriz.

 

İlk yarıda beklenen seviyede bir oyun ortaya koyan Konyaspor`umuz, ikinci yarıda ise beklenenin çok uzağındaydı. Özellikle ilk 15 dakikalık peryotta pas trafiğini çok etkili yapamadık.  Bu dakikalarda defansımızın büyük hatasını Yasin affetmedi ve Göztepe beraberliği yakaladı.  Yediğimiz golden sonra takımımız gol bulmak için oyun şablonunda değişiklik yaparak etkili olmaya çalıştı. Ancak yapılan şablon ve oyuncu değişiklikleri maçın 90. dakikasına kadar pek etkili olmadı. Zaman zaman gol yollarında etkili olmaya çalışan ve zorlayan Jahovic, bu dakikada hakemin VAR incelemesi sonucu takımımıza penaltı kazandırmayı başardı. Ancak, penaltıcılarımızın başında gelen Skubic kaleci Beto`yu maalesef geçemeyerek maçı koparmamızı sağlayamadı.  Kaçan penaltının hemen arkasından Milosevic`in güzel ortasına o güzellikte kafa vuruşu yapamayan Jahovic de yüzde yüzlük golü kaçırmış oldu.

Penaltıyı Jahovic`in kullanmaması ve kafa vuruşundan sonra kaçan gol ile taraftarımızda Jahovic `e karşı ANLAMSIZ bir tepki oluştu. Skubic`in penaltıyı kullanmasını Aykut Hoca istedi. Jahovic penaltı kullanmaktan kaçmadı. Hatta penaltıyı yaptıran ve gol atabilmek için elinden geleni yapan Jahovic`ti. Neden tepki gösterildi ben pek anlam veremedim. Penaltı da kaçar gol de kaçar.

Maçın genelinde etkili ve coşkulu olan taraftarımızın, ikinci yarının başında ve penaltı vuruşu öncesinde yapmış olduğu "Göztepe Kümeye" tezahüratının yanlış olduğunu düşünüyorum. Evet, hepimiz kümeye düşmelerini çok istiyor ve arzuluyoruz. Ancak, özellikle bizim için büyük önem arz eden maçlarda karşı takımın oyuncularının direncini ve hırsını arttıracak şekilde tezahüratlar yerine daha sabırlı ve itidalli davranılması gerektiğini düşünüyorum. Maç sonunda istediğimiz söyleyelim ama maç sonunda olsun...

Genel olarak bu maç ve geçmiş maçlar da göz önünde bulundurulduğunda; Ömer Ali`nin olmayışının da etkisiyle gol yollarında maalesef etkili olamıyoruz. Aykut Hocanın ikinci yarıda düşündüğü oyun planında hem Hurtado`nun hem de Ömer Ali`nin çok büyük yerleri vardı. Ancak Hurtado`nun lig başlamadan ve Ömer Ali`nin 3 haftalık sakatlıklarının hücum organizasyonlarımızın verimli olamayışında büyük etkisi oldu. Her iki oyuncumuzun da sakatlıklarının geçmesi, bizi gelecek maçlar adına daha umut var olmamızı sağlıyor.

Göztepe ve Kayserispor maçlarından çok önemli 5 puan kaybımız oldu. Malatyaspor`un da kaybettiği haftada bu puanlar bizi ilk 5 için çok kuvvetlendirecekti.  Aykut hocanın da geçen hafta dediği gibi bu kayıpları telafi edecek deplasman maçlarımızın olacağını düşünüyorum.

Bu haftanın belki de en önemli vurgusu Aykut Hocanın "  İkinci yarıya farkı arttırıp skor avantajını tamamen lehimize çevirmek ..." cümlesinde yatıyor. Evet, Hoca 1-0 sonrası geçmiş yıllardaki gibi takımı geriye yaslayarak oyunu tutmaya çalışmıyor, 2 hatta 3. golleri arıyor. Tüm Konyaspor`luların da dediği gibi geçiş sezonu olan bu sezonda hoca farklı varyasyonlar farklı taktikler ve kurguları deniyor. Gelecek yılın kuvvetli ve şampiyonluğa oynayan takımın şeklini vermeye çalışıyor.

Yani, bu sene o sene değil bu sene sadece Avrupa`ya gitme senesi. Gelecek sene İnşallah Şampiyonluk senesi olur... Sevgi ile kalın... Selam ve dua ile...

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.