1. YAZARLAR

  2. Yılmaz Sandıkçı

  3. Kazanan Türkiye Olsun
Yılmaz Sandıkçı

Yılmaz Sandıkçı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Kazanan Türkiye Olsun

A+A-

Hangi ittifak kazanırsa kazansın, başarı seçmene bağlı demiştik. Seçen doğruyu seçerse, seçilen de seçene hesap vermesi gerektiğini bilirse başarı kendiliğinden gelecektir. 24 Haziran seçimlerinde fazla yazma gereği duymadım ancak küçük birkaç tavsiyemi paylaşmak istiyorum izninizle.

*

Bazı hikâyeler, bazı sloganlar var, üzerinde düşünülmemiş ama kulağa hoş geliyorlar, milletin aklını kaydırıyorlar.  Örneğin; “Alnı secdeye değen adamdan zarar gelmez” dediler, ordumuza ve bürokrasimize yerleştirdiler. Açıp kalbine mi baktınız? Namazı ne niyetle kıldığını anlayacak bir alet mi taktınız? Sonuç ortada… Bu durumlara düşmemenin önlemi olan laikliği doğru anlayamadık, doğru tanımlayamadık. Laikliği dinsizlik gibi gösterenler ile laikliği dinsizlik gibi uygulayanlar arasında kaldık. Hâlâ geç değil, doğrusunu anlayalım ve doğru uygulayalım.

*

Hepimiz Osmanlı torunuyuz, ama ecdadımız Fatih’i bile anlamıyoruz, ne diyor övülmüş Sultan; “İnsanlara, Allah’ın kula soracağı soruları sorma, kulun kula soracağı soruları sor”. Sen kimsin ki başkasının imanını, namazını sorgularsın? Günahına şahit olursun belki ama tövbesini duyamazsın!

*

Seçilme yarışında olanların seçmeni cezbetmek için girdikleri atışma ve dalaşma sizi etkilemesin, siz onlar için eşiniz dostunuz ile tartışmayın, sohbet ederseniz ne âlâ. Çünkü biz birbirimize ömür boyu lazım olacağız.

*

Dünyayı dizayn etmeye çalışan güçler, hedefe koydukları ülkede ya lidere düşmanlık ediyorlar ya da lideri destekliyorlar. Destekledikleri lideri o kadar güçlendiriyorlar ki, lider sistemin üzerine çıkıyor, sistem boşta kalıyor. Zamanı gelince lideri çekip alıyorlar, ülke çöküyor. Takipçiler, lideri için ağlarken, onlar kolayca amacına ulaşıyor.

*

Müslüman olduğunu söyleyen herkese inanmak zorundayız. Müslümanlık göstere göstere alınan abdest ile veya kılınan namaz ile anlaşılmaz, Müslümanlık olaylara yaklaşırken takınılan ahlak ve adalet ile anlaşılır… 

*

AK Parti öncesi kuyrukları hatırlayanlar, tarımda kendine yeten 7 ülke arasında olduğunuzu hatırlamaz mı? Niçin bunu da konuşmaz? 1970’li yıllardaki yokluk ve kuyrukların, mehum Ecevit'in yapma cesareti gösterdiği Kıbrıs Harekâtı yüzünden Türkiye’ye uygulanan ambargolardan kaynaklandığı bilinirken, kuyrukların suçunu Ecevit'e yükleyip, harekâtın övüncünü merhum Erbakan'a bağlayanlar utanmaz mı? Hakikati saptırmak da saptırana kanmak da utanmayı gerektirmez mi?

*

Adı “milliyetçi” olan bir partinin, “ümmetçi” söylemi hatırına milliyetçiliği ayaklar altına alan bir parti ile niçin ittifak kurduğunu anlamaya çalışın. Birilerinin çıkardığı “Milli Görüş” gömleğini tekrar giymek gerektiğini anlatır belki… Ümmetçi, milliyetçi ayrışması ile değil, birleşmesi ile…

*

Seçiminizi o veya bu kazansın diye değil, Türkiye kazansın diye yapın. Selam ve dua ile.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.