1. HABERLER

  2. SÖYLEŞİ

  3. ‘Kendi yemeyeceğimiz ürünü üretmiyoruz’
‘Kendi yemeyeceğimiz ürünü üretmiyoruz’

‘Kendi yemeyeceğimiz ürünü üretmiyoruz’

Sektöründe öncü firmalar arasında yer alan Çağlak Tereyağları’nın Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Çağlak ile süt ürünleri üzerine konuştuk.

A+A-

1960 yılında dedeleri Mehmet Çağlak’ın öncülüğünde sektöre giriş yaptıklarını belirten Çağlak, bugün 3. kuşak olarak üretime devam ettiklerini aktardı.

Fabrikalarında kendi tüketmeyecekleri ürünleri üretmediklerini ve vatandaşlara da satmadıklarının altını çizen Çağlak, piyasada yer alan merdiven altı üretimlere karşı insanların daha dikkatli olmasını istedi. Çağlak, “Hemşerilerimiz mümkünse bu ürünleri tüketmemeye gayret etsinler” dedi.

Mehmet Ali Eskipostalcı
Merhaba Mehmet Bey, Çağlak Tereyağları’nın kuruluş hikâyesi ile başlayalım isterseniz söyleşimize. Firmanız kaç yılında kim tarafından kuruldu?
Çağlak Tereyağları’nın temeli 1960 yılında dedemin köyden gelmesiyle atılmış. Dedem babaannemin elde yaptığı tereyağları ve zeytinleri Mevlana Çarşısı’nda satarak işe başlamış. Daha sonraki süreçte bu işin devamını 1980’li yıllarda amcam ve babam getirmişler. 2001 yılında amcaoğlum Gıda Mühendisi ve İş Güvenliği Uzmanı Mehmet abim, 2006 yılında da ben işe dâhil olduk. Şu an 3 kuşaktır bu işi devam ettiriyoruz. Dedemizden aldığımız nasihat ile kendimizin yemeyeceği bir şeyi başkasına da yedirmiyoruz. Buna dikkat ediyoruz.

kendi-yemeyecegimiz-urunu-uretmiyoruz-(3).jpg

Çağlak Tereyağları’nın faaliyet alanları hakkında neler söylemek istersiniz?

İşe tereyağı üretimi ile başladığımızı belirtmiştim. 2013 yılında Fetih Mahallesi’ndeki yeni yerimize taşındık. Burada 12 bin 200 metrekarelik alanda 50 kişi ile üretim gerçekleştiriyoruz. Fabrikamızda tereyağı, kaşar peynir, beyaz peynir, Siverek tulum peyniri ve kaymak üretimi gerçekleştiriyoruz. Paket süt yapan firmalardan günlük taze kaymak alıyoruz ve işliyoruz. Onun dışında krema alıyoruz ve tereyağı üretiyoruz. Süt alıp kaşar peynir, beyaz peynir gibi ürünler üretiyoruz. Doğu’dan Siverek peyniri, Gemlik’ten zeytin getiriyoruz.

kendi-yemeyecegimiz-urunu-uretmiyoruz-(4).jpg

Bugün Türkiye genelinde Çağlak ürünleri nerelerde kullanılıyor?
Ürünlerimizi İç Anadolu, Akdeniz ve Marmara bölgeleri olmak üzere 20 civarında ile gönderiyoruz. Ulusal ve yerel marketlerin hemen hepsinde varız. Burada hedefimiz ise yeni illere girmek ve Çağlak ürünlerini burada da vatandaşlara ulaştırmak. Bunun için araştırma ve altyapı çalışmalarımıza hız kesmeden devam ediyoruz.

Çağlak Tereyağları’nın vatandaşlar tarafından kullanımı nasıl?
Bugün Konya’da günlük satılan 100 kilogram tereyağının yaklaşık 60 kilogramını Çağlak oluşturuyor. Geri kalan 40 kilogramı da diğer markalar satıyor. Firmamıza güven var. Biz de bu güveni boşa çıkarmıyoruz. Ürünlerimizi sürekli analiz ettiriyoruz. Bugün bütün firmalar ve marketler fabrikamızı denetlemeye geliyor. Çok şükür bütün denetimlerden sıkıntısız stressiz geçiyoruz. Bugün AB standartlarında üretim yapan bir tesisimiz var. Herkese kapımız açık. Dediğim gibi fabrikamızın kapanacağını dahi bilsek kendi yemediğimiz ürünü başkasına satmayız. Biz şuna inanıyoruz. Bizim ürünümüzü 1 kere satın alan bir dahakine mutlaka satın alır. Hoşuna gitmeyecek insan sayısı çok azdır.

Tereyağınızdaki bu kaliteyi nasıl yakaladınız?

Bazı firmalar sıvı kaymağı tereyağı kültürüyle olgunlaştırarak hemen o anda taze kaymağı tereyağına çeviriyorlar. Biz sistemimizde ise kaymağı alıp en az 2 ay dinlendiriyor ve daha sonra tereyağı yapıyoruz. O zaman daha lezzetli bir ürün elde etmiş oluyoruz. Krema ne kadar dinlenirse o kadar kaliteli tereyağı elde edilmiş olunur.

kendi-yemeyecegimiz-urunu-uretmiyoruz-(7).jpg

Peki, tereyağı üretiminde nelere dikkat ediyorsunuz?
Biz tereyağı üretiminde kremayı iyice analiz ettirip öyle üretim yapıyoruz. Bugün piyasada tereyağı satan birçok firma var. Merdiven altı üretim yapıp da insan sağlığıyla oynayan firma da çok. Ucuz ürünlerin yurt dışından gelen hayvansal yağ ve krema karışımından elde edildiği yönünde bilgiler var. Bunların hangi hayvanın yağı olduğu belli değil. Bu markalar ucuz olduğu için belirli yerlerde tutunuyorlar. Peynirde de aynı durum var. Bugün bir tulum peynirin kilogramı 20 liradan aşağı olmamalı. 12 liraya satılan bir tulum peynirinin içinde mutlaka nebati yağ bulunur. Biz kaşar üretiminde de antibiyotikli süt kesinlikle kullanmayız. Elimizden gelenin en iyisini üretmeye çalışıyoruz. Bu noktada da vatandaşlarımıza da çağrımız ucuz ürünlere yönelmesinler. Hemşerilerimiz mümkünse bu ürünleri tüketmemeye gayret etsinler. Bu firmaların mutlaka bir gün sonu gelecek.

kendi-yemeyecegimiz-urunu-uretmiyoruz-(2).jpg



Son olarak soracak olursak Ramazan ayı sizin için nasıl geçti?

Ramazan’a girmeden bir hafta önce ve Ramazan’ın ilk haftası işlerimiz oldukça yoğun ve hareketli geçti. Yemek hazırlıkları, pasta, börek ve baklava yapımı çok olduğu için o 2 hafta işlerimiz hızlıydı. Ramazan’ın 2. haftasında biraz durgunluk olsa da son hafta yine işlerimizin hareketlendiğini söyleyebilirim. Bizim işimiz sütle alakalı ve sütün tatili olmaz. Kapasite ve durumumuza göre süt olduğu sürece üretimimizi sürdürüyoruz.

kendi-yemeyecegimiz-urunu-uretmiyoruz-(1).jpg




 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.