1. YAZARLAR

  2. Ahmet TAPU

  3. Kentsel Dönüşüm mü? Betonsal Oluşum mu?
Ahmet TAPU

Ahmet TAPU

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Kentsel Dönüşüm mü? Betonsal Oluşum mu?

A+A-

Son günlerde dillerden düşmeyen ve hemen hemen bütün yerleşim merkezlerini etkisi altına alan bir furya var. Bunun adı şimdilik kentsel dönüşüm. Aslında gerçekleştirilen veya gerçekleştirilmekte olan kentsel dönüşümün ötesinde betonsal oluşumdan başka bir şey değildir.

Kentsel dönüşümün yaşandığı bölgelere şöyle bir göz atın. Hayalinizde canlandırın. Ya da hayal edin. Kentsel dönüşümün yaşandığı bölgelerdetek katlı, bazen 2 katlı nadiren de olsa bazen da 3 katlı binalara rastlarsınız. Dönüşüm sonrasına en azı 6-7 katlı çoğunluğu ise 15-20 katlı binaların dolduğunu görürsünüz.

***

Anlatılanlara bakarsanız kötü görüntü ortadan kalkıyor, yıkık dökük binaların yerini modern binalar alıyor ve yeni yaşam alanları oluşturuluyor. Modern hayata geçiş sağlanıyor. Bunu da mı eleştireceksin demeyin. Yapılanlar ve anlatılanlar kulağa hoş geliyor. Ama bütün bunlar gerçekleşirken kentin geleceği yok ediliyor ve beton yığınlarının arasında nefes alınamayacak hale geliniyor. Kimler bunun farkında acaba. Farkında olanların da sesi çıkmıyor ya… Bilmem nerede iki ağaç kesilmiş, bilmem nerede su kadar yeşil alan katledilmiş diye feryat figan eden çevreciler şehirlerin tamamının katledilmesi konusunda acaba seslerini neden çıkarmazlar bu da ayrı bir konu ama düşündürücü…

***

Beton yığınlarına dönüştürmek yerine yaşanacak mekanlar halinde getirmek altyapı ve diğer hizmetler açısından belki daha pahalıya mal olabilir ama geleceğimizi yok etmek sanırım gelecek nesillere daha çok pahalıya mal olacak ve tamiri imkansız zararlara yol açacaktır.

Biz kentsel dönüşümden önce insanlarımızın beyninde dönüşümü gerçekleştirmeli ve bu konuda gayret göstermeliyiz. Elin adamı yatay büyümeyi teşvik ederken, başta Sayın Cumhurbaşkanı geç de olsa yatay büyümeye dikkat çekerken hâlâ dikey büyümeye devam etmek beyinlerdeki dönüşümün gerçekleşmemesinden kaynaklanıyor.

Geleceğimizi karartmamak için bugünden çalışmalara başlanmalı; dikey büyüme yerine yatay büyümeye dönerek kentlerimizi yaşanır mekanlar haline getirmeliyiz. Rant ekonomisi peşinden koşarak gelecek nesillere yaşaması imkansız mekanlar bırakırsak bunun vebali başta yöneticilerimiz olsa da hepimizin payı olduğunu da unutmamalıyız.

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.