1. YAZARLAR

  2. Yılmaz Sandıkcı

  3. Kıbrıs’tan Selamlar
Yılmaz Sandıkcı

Yılmaz Sandıkcı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Kıbrıs’tan Selamlar

A+A-

Onlarca ülkeye gittim ama Kıbrıs’a gitme duygusu başka. Gece yarısı, Taşucu limanında açıldık Girne’ye doğru. Feribot dolu. Kimisi Kıbrıs’a tatil için gidiyor kimisi Türkiye’deki tatilinden dönüyor. Feribotun üst katında uykusu kaçanlar film izliyor. Uyuyabilenler diğer salonda. Ben, iki salon arasında geziyorum, bazen de ayın ışığında denizi, yıldızları izliyorum. Bir ara uyumaya niyetlendim ama nafile. Birinin horultusu feribotun motorundan fazla gürültü yapmaya başladı. Herkes uyandı, herkes söyleniyor. Uykusu kaçanlardan biri kalktı ve horlayan adama doğru yürüdü, doğal olarak herkes de onu destekledi ama tam da horlayana müdahale edeceği sırada, destekçilerin hepsi birden uyku numarasına yattı. Önce şaşırdım sonra güldüm üzgün üzgün. Kıbrıs’ın durumu bu işte, insanımızın hali bu… Bu insanlar ile müdahale de çözüm süreci de ancak bu kadar olur diye düşündüm.

*

Sonunda Girne limanındayız. Beşparmak dağlarının güzel zirvelerinden sonra dikkatimizi çeken Girne Kalesi oluyor. Kıbrıs’ın tarihi çok eskilere, arkaik döneme kadar gidiyormuş. Adanın yönetimi bilinen tarihte Romalılar, İngilizler, Venedikliler, Fransızlar arasında el değiştirmiş ve 1571 yılından sonra Osmanlı yönetimi.

*

Adanın önemini, bir dönem Kıbrıs’ı yöneten hanedanların Kıbrıs Krallığı yanında Kudüs ve Ermenistan Kralı ünvanını da taşımış olmaları yeterince gösteriyor. Kıbrıs nire, Kudüs nire, Ermenistan nire demeyin… Tarihe bir göz atın. Bu adanın konumu böyle bir konum işte… Hal böyle iken 1874 yılında, Osmanlı Kıbrıs’ı İngilizlere kiralamış.

*

İngiliz yönetimi sırasında çok şeyler olmuş ama en önemlisi adanın nüfus yapısı Türkler aleyhine değişmiş. İngilizlerin güneydeki üs bölgelerine çekilmesi ile 1974 Barış Harekatına kadar süren vahşet, acı ve facia dolu yıllar yaşanmış Yavru Vatan’da. Ecevit – Erbakan koalisyon hükümetinin yaptığı Kıbrıs Barış Harekatı ile Kıbrıslı Türkler rahat bir nefes almışlar ama sıkıntılar bitmemiş. Sonraki hükümetlerce de sorunlara kalıcı çözümler üretilememiş.

*

Nasıl üretilsin ki? Başbakan sıfatı ile Barış Harekatı emrini veren Ecevit… ABD öncülüğündeki batının ve içimizdeki işbirlikçilerin uyguladığı ambargoya paralel algı operasyonları ile kötü gösterilen Ecevit… Ve bunu fark etmeyen ama harekat sebebi ile uygulanan ambargo sonucu ekonomimizin girdiği darboğaz ve kuyruklar sebebi ile suçlanan yine Ecevit… Ancak o kuyruklara sebep olan harekat için Başbakan yardımcısı Erbakan’ı öven çelişkili, çifte standartlı zihinler… Kıbrıs’a nasıl kalıcı çözümler üretebilirler?

*

Müslümanlık bir yana insanlığa yakışır mı böyle bir çifte standart? Batının ürettiği bu tuzak algı, günümüz iç politikasına alet edilir mi? Siyaseti kısa bir süre için unutun ve Türkiye için hayati önemi olan bu harekata ve sonrasına yalın, yansız bir “insan” olarak bir daha bakın lütfen. Benin gördüğümden farklısını görürseniz paylaşın. Konu Ecevit değil, CHP veya siyaset hiç değil. Konu Türkiye’dir, vatandır.

*

Bugün, Türkiye için Kıbrıs’ın değerini ve önemini anlatmaktan çok çelişkiye düşürülmüş zihinleri uyarmaya, uyandırmaya daha fazla gerek vardır.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum