1. YAZARLAR

  2. Mustafa Güden

  3. Kim inandı Kılıçdaroğu’na (1)
Mustafa Güden

Mustafa Güden

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Kim inandı Kılıçdaroğu’na (1)

A+A-

Konya’da faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları, hayatları sönen Afrika ülkelerine, açtıkları su kuyularıyla can vermişti. İşte bu çalışmalardan birinden dönen dostumuzun anlattıkları, hem tarihi hem de güncel bakış açımıza ışık tutacak nitelikteydi.

Önce, vakıayı aktaralım;

“Su kuyularını muhtelif bölgelerde açıyoruz ve üzerine tulumba kuruyoruz. Bir yanda arkadaşlarımız kuyu açarken, bir yandan da başka nerelerde açılabileceğinin tespitini yapıyoruz. Çöl bir bölgede arabadan indik. Bizden uzakta bir çadırın dibinde yaşlı bir amca görünüyor. Heyetten yerli birisi adama doğru gidip bir şeyler söyledi. Adam hemen toparlandı. Hareketlerinden, ayakkabısını çıkardığı anlaşılıyordu. Biz ‘Aman yapma’ dediysek de dinlemedi. İki elini göğsüne bağlamış olarak, iki büklüm halde hızlı adımlarla yanımıza kadar geldi, elimize sarıldı. Kucaklaştık ‘Niye böyle yapıyorsun, sıcak kumların üzerinde ayakkabını çıkarıyorsun, biz mahcup olduk’ deyince, “Siz Türkiye’den gelmişsiniz. Babalarımız, dedelerimiz bize hep söylerdi; ‘Türkler gelecek, bizi kurtaracaklar’ diye. O yüzden hep sizi bekledik. Şimdi siz gelmişsiniz, buradasınız. Ben sizin yanınıza ayakkabıyla gelemezdim!”

***

Türkleri bekleyen sadece Afrika değildi elbette. Ahmet Davutoğlu Dışişleri Bakanlığı döneminde, Balkanlardan Kafkaslara, Ortadoğu’dan Afrika’ya kadar, benzeri onlarca örneği bizimle paylaşmıştı.

Dünyada “Bir gün Türkler gelecek ve bizi kurtaracak” diye bekleyen milyonlarca insanın varlığından haberdarız.

***

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İngiliz Guardian Gazetesi’ne “Türkiye’nin otoriter bir rejime sürüklenmesini durdurmak için yürüyoruz”  başlıklı bir yazı kaleme almış.

Yazsın yazmasına da; ne yazdığının farkında mıydı acaba!

Buyurun, ne yazmış bakalım;

“Yürüyüşümüz, rejimin kurbanlarının bir çoğunu barındıran İstanbul’daki cezaevinin kapılarında sona erecek. Ancak umarız adalet için yeni bir toplumsal hareket, Türkiye sınırlarının ötesinde yankı bulacak bir hareket başlatacaktır”

Başı her sıkıştığında “Biz Atatürk’ün partisiyiz” söylemine sarılarak, Türk halkının duygularını istismar eden ve bu yolla varlığını sürdürmeye çalışan CHP öyle bir noktaya geldi ki; iktidarı indirebilmek için, kurucusu Mustafa Kemal’in ülkeden kovduğu batılı ülkelere ‘Türkiye’ye müdahale etme çağrısında’  bulunabiliyor.

Üstelik bunu ilk defa da yapmıyor.

Hatırlayın; 16 Nisan referandumundan önce de “Sandıktan evet çıkarsa, batının Türkiye’ye müdahale etme hakkı doğar” diyebilmişti.

“Canım söylemiş de ne olmuş” demeyin.

Yürüyüşün son günlerinde AB’nin Türkiye ile müzakereleri dondurma kararı, Kılıçdaroğlu’nun çağrısına verilen bir cevaptır aslında.

***

Yazıya başlarken bir Afrikalının, kendilerine su kuyusu açmaya gelen bir Konyalı vatandaşın yanına gelirken, ayakkabılarını çıkarıp, “Atalarımız sizin bizi kurtarmaya geleceğinizi haber vermişti” dediğini paylaşmıştık.

Afrikalının kurtuluş ümidi 10 yıllardır Türkiye, bunu biliyoruz da…

Kılıçdaroğlu’nun kurtuluş ümidi neden ABD ve batı ülkeleri acaba?

Neden kendisinden önce çokça yapıldığı gibi Anıtkabir’e değil de, İstanbul’a yürüdü? Yarın devam edeceğiz.

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.