1. YAZARLAR

  2. Turan Aydın

  3. Kişilerin Değişmesi İle Sistem Değişmez
Turan Aydın

Turan Aydın

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Kişilerin Değişmesi İle Sistem Değişmez

A+A-

Jakoben laik sistemle sosyal ve kültürel olarak gelmiş geçmiş iktidarlar, devleti bu şekilde yönetmişler ve halen de yönetmektedirler. Ancak iktidarlar milletin/halkın nabzına göre söz söylerler eylem ve uygulamaları aynen devam ettirirler. Ekonomik/iktisadi olarak da vahşi kapitalizmi uygulanmaktadır.

1996-1997 dönemi 54. Refah-Yol Hükümetinin Başbakanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın Başdanışmanı İktisat/Ekonomi Uzmanı Prof. Dr. Osman Altuğ hoca Türkiye’de uygulanan sistemin üç kağıt ekonomisi olduğunu, bu kağıtları; faiz, borsa ve dövizle kapitalizmin sömürdüğünü söylerdi. Üç kağıdı yöneten, yönlendiren manipüle eden her üç ekonomik araçla kazanan Siyonist sermayedir. Dolayısıyla kaybeden millet/halktır.

Genel olarak bu girişten sonra son zamanlarda mevcut iktidar Türkiye’nin gündemini oluşturan Merkez Bankası başkanını değiştirmek, Hazine ve Maliye Bakanı’nın istifası veya görevden el çektirilmesi olabileceği gibi kadro değişikliği yapmakla, birilerini görevden alıp başka birilerini göreve getirmekle işleri düzeltebileceğini, bu şekilde reform yapacağını zannediyor. Sadece ve sadece tellak değişiyor, hamam aynı hamam tas aynı tas yine üç kağıt ekonomisini devam ettirmekten başka bir şey değildir.

***

 “Zihniyet değişimi olmadan, ülkeye hizmet edilemez.” Saadet Partisi İstanbul İl Başkanı Dr. Abdullah Sevim.      

“Eskiye rağbet olsaydı, bitpazarına nur yağardı.” Atasözü.

Acizane düşünüyor, aklediyor, sorguluyorum da sanki başka bir iktidar işbaşına gelmiş de bozulan ekonomiyi düzeltmek için kadrolaşmak, görevlendirmeler yapmakla farklı politikalar izlemekle. Ekonomide, hukukta ve adalette reform yapacağını söylüyor. Millet de/halk da inanacak, dolayısıyla güvenecek de hükümet etmeye devam edecekler. İnandırıcılığını kaybetmiş bir iktidarla karşı karşıyayız. Gelmiş geçmiş hükümetlerin içinde en uzun süre iktidarda kalan bir zihniyetin maddi ve manevi olarak ülkeyi düze çıkarabileceğine inanan, güvenen var mı? Herkes her kesim medyayı takip ediyor, okuyor, düşünüyor, sorguluyor, sanmıyorum.

***

“Yalancının evi yanmış kimse inanmamış” Atasözü.

İşte DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan'ın basın açıklamasından; Yüksek faiz vatana ihanettir’ diyordunuz, şimdi ne oldu?

Daha birkaç gün öncesine kadar ‘faiz sebep, enflasyon neticedir’ diyen ve dünkü kararla faizin yüzde 15’e yükseltilmesine onay veren Sayın Cumhurbaşkanına sesleniyorum: Sayın Erdoğan; Siz ‘Vatanı satmak, yüksek faizle, yüksek enflasyonla, kötü yönetimle, ülkenin ve milletin kaynaklarını heba etmekle olur’ dediniz. Siz ‘enflasyonun anası da babası da faizdir. Bunu bilmeyenler bilsin2 dediniz. Siz, 24 Haziran Cumhurbaşkanlığı Seçimleri’nden önce ‘Siz bu kardeşinize yetkiyi verin, ondan sonra bu faizle nasıl uğraşılır göreceksiniz’ dediniz.

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu diyor ki “Adaleti yok sayanlar, cezalandırılmadıkça adalet tesis edilemez.” Başka sözü “Yolsuzluklar durmadan, israftan kurtulmadan Türk ekonomisi düzelmez.”

Bu zamana kadar tatlı reçeteler uygulandı, Faizsiz ekonomi uygulandı, işsizlik yoktu, üretim fazla idi. İthalat yoktu, ihracaat çoktu. Millet/halk refah içinde oldu, bundan sonra ey millet/ ey halk acı reçeteye hazır olun. Duyduk duymadık demeyin bundan sonra doğru reçete ve doğru işler yapılacak haberiniz olsun. Yeni iktidar geldi, söz milletin yeter artık dedi. Adalette reform olacak, ekonomide şahlanış olacak, cezaevleri boşalacak boş kalacak, din ve vicdan hürriyeti, fikir hürriyetinin önünde engel kalmayacak diye dua ve umutla beklenti içerisindeyim.

Sürçü lisan ettimse affola. Kalın sağlıcakla.

Önceki ve Sonraki Yazılar