1. YAZARLAR

  2. Serkan Karataş

  3. Kitlesel İşbirliği
Serkan Karataş

Serkan Karataş

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Kitlesel İşbirliği

A+A-

Eskilerde “imece usulü” olarak adlandırdığımız bir işbirliği vardı. Henüz insan gücüne dayalı olarak sürdürülen işlerin teknoloji tarafından ele geçirilmediği yıllarda… Bu dönemlerde birisinin işi varsa o civardaki herkes toplanır, el birliği ile o kişinin işi, ihtiyacı giderilir ve bu iş birliğinden doğan samimiyet, yapılan işin kalitesine de etki gösterirdi. İmece usulü halen bir takım yerlerde varlığını sürdürse de, bireyselleşen toplum yapısı karşısında maalesef yitip giden değerlerimizden bir tanesi oldu…
***
Küreselleşme ile beraber insanın güce dayalı ihtiyaçları hızlı, pratik ve direkt sonuca dayalı bir şekilde giderilirken bu yeni sorunları da beraberinde getirdi. Her şeyin mekanik, tekdüze sürdürüldüğü bu yeni toplum yapısında bireyler de kendilerini topluma karşı yeniden konumlandırdılar. Bu konumlandırma neticesinde insanın tatmin duygusu da yeniden şekillendi ve bu daha çok “bireysel hazlara” yerini bıraktı. İnsanın temelden var olan bir şeyleri başarma duygusu da törpülendi ve mutlu ettiği kadar mutlu olan insan sadece kendi mutluluğunu düşünür hale geldi.
***
Her ne kadar da eskiye dair olanlar insanın özlem duygusunu depreştirmeye devam etse de günümüz yaşam pratiklerine karşı yeniden formülize edilecek “iş birliği” modellerini ortaya koyabilmemiz gerekiyor. İnternet teknolojileri ile beraber ortaya çıkan “ağlarla insanların birbirine bağlı kaldığı” tablolar, bize konuya ilişkin perspektifler sunmaya devam ediyor. Bunu doğru yorumlamak ve doğru biçimlendirebilmek gerekiyor.
***
The Future Laboratory isimli İngiliz bir trend şirketi bir rapor yayınladı. Bu raporda gelişmekte olan sosyal, kültürel, ekonomik ve teknolojik güçlerin; sosyal manada iletişim ve etkileşimden ortaya çıkacak yeni iş birliği modellerini nasıl etkileyeceğine yönelik bazı tahminler yer alıyordu. Bunlardan en dikkat çekeni ise şirketlerin kendi politikalarını üretirken daha çok kitle ile hareket etmesine yönelik bazı tavsiyelerdi.
***
Buradan anladığımız kadarı ile gelecekte eğer şirketler, kamu kurumları ya da STK’lar hangi yapılar olursa olsun; daha çok kitle ile birlikte hareket etme imkanı bulamaz ise, kendileri için bu durum bir handikap olmaya devam edecek. Zira en güç araştırma ya da inovasyon sorunlarının çözümü kitlelerle beraber gerçekleşiyor. Şu an büyük teknoloji markalarının ürünlerini geliştirirken daha çok kullanıcı eğilimlerine önem verdiğini görüyoruz. Ya da bu ürünler için gereken uygulamaların ortaya çıkış sürecinde “geliştiricilere” yatırım yaptığını görüyoruz. Yani bu bize “yap ve sat” söyleminin biçim değiştirdiğini, bu söylemde direten oluşumların başarısızlığa daha çok eğilimi olduğunu net bir şekilde tahlil edebiliyoruz. Ayrıca kitlelerin, onları harekete geçirecek kurum ya da kuruluşlardan daha bağımsız ve daha verimli hareket ettiklerini söylemek yanlış olmaz. Zira insanı tetikleyen unsurların daha farklı tahayyülere yerini bıraktığını “sosyal medyadaki eğilimlerinden” biliyoruz.
***
İmece usulünden bu günlere gelen insanın; onu güdüleyecek ve onu başkaları ile etkileşime girdiğinde daha çok mutlu olacağı platformlara kanalize etmek gerekiyor. Bunu yaparken de kapitalizmin öğretilerini itmek ve buna aslında gerçekten bir tepkisellik geliştirerek bunu başarmak gerekiyor. Bunun için elden ele malzemeyi aktarırken, o malzemenin ne olacağını da doğru belirlemek gerekiyor…



 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.